Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Gazetelerde okumuşsunuzdur: Mark Geragos adındaki bir avukat, Osmanlı vatandaşı olan bazı Ermeniler'in vârislerinden aldığı vekâletlerle Los Angeles'ta bir dava açtı ve 1915 tehcirinde elkonan Ermeni malları ile ilgili olarak Türkiye'nin tazminat ödemesini istedi.

        Gazetelerimizde sadece bir gün haber olarak yeralan dava, yayının hemen ertesi günü unutuldu ve gelecekte tehlike halini alması muhtemel bu teşebbüsün üzerinde pek durulmadı.

        Los Angeles'taki davanın neyin nesi olduğunu ve maksadını kısaca anlatayım:

        Osmanlı hükümeti, Ermeni patırtısının büyümesi üzerine 1915 Mayıs'ında meşhur "Tehcir Kanunu"nu çıkarttı ve Anadolu'nun bazı bölgelerinde yaşayan Ermeniler başka yerlere sevkedildiler.

        Tehcir edilenlerin durumun düzelmesine ve o sırada devam etmekte olan Dünya Savaşı'nın sona ermesine kadar gönderildikleri yerlerde kalmaları ve herşey sakinleştikten sonra yeniden eski yerlerine dönmeleri öngörülmüştü.

        "EMVÂL-İ METRUKE"

        Gidenler geride çok sayıda gayrımenkul bırakmışlardı ve bu gayrımenkullerin muhafaza altına alınıp sahiplerine sonradan iadelerini sağlamak maksadıyla bazı düzenlemeler yapılması gerekiyordu. Bunun için yönetmelikler çıkartıldı, İstanbul'dan taşraya çok sayıda talimat gönderildi ve neticede, Ermeniler'in bıraktıkları mallara dönüşlerine kadar elkondu. Bu iş gayet titiz şekilde yapıldı, vilâyetlerde malları gösteren son derece ayrıntılı listeler hazırlandı ve listeler İstanbul'a yollandı.

        Ermeniler'in bıraktıkları mallara "emvâl-i metruke" deniyordu...

        Tehcir sırasında çok acı hadiselerin yaşandığını ve gönderilen 920 küsur bin kişiden bazılarının çeşitli sebeplerden dolayı yollarda yahut gittikleri yerlerde can verdiklerini artık hepimiz biliyoruz...

        Aradan üç sene geçti ve Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşta mağlûp olup 1918 Ekim'inde Mondoros Mütarekesi'ni imzalamasından sonra, tehcire tabi tutulmuş Ermeniler'in bir kısmı Türkiye'ye döndüler ve mallarını talep ettiler. Taleplerin hemen tamamı yerine getirildi ve herşey yeniden defterlere kaydedildi. Memleketlerine dönemeyen tehcir mağdurlarının mallarının iadesi ise, tabii ki sözkonusu olmadı.

        Los Angeles'ta açılan davada Türkiye'nin işte bu "emvâl-i metruke" için tazminat ödemesi isteniyor, üstelik bazı hayalî taleplerde de bulunuluyor, meselâ "hazinelere" ve "sanat eserlerine" de elkonduğu iddia ediliyor.

        ASIL HEDEF: 2015

        Şimdi üzerinde pek durmadığımız ve sadece günlük bir haber olarak geçiştirdiğimiz bu dava yakında Türkiye'nin başını çok ağrıtacaktır, zira arşivlerimizde bugüne kadar emvâl-i metruke listeleri konusunda ciddî bir çalışma maalesef yapılmamıştır. Daha açık söyleyeyim: Elkonmuş olan Ermeni gayrımenkullerinin ayrıntılı dökümleri araştırmacılara açılmamış olmasına rağmen mevcuttur ama iade edilen malları gösteren belgeler 95 seneden buyana hâlâ toparlanamamıştır.

        Üstelik, Ermeni meselesi hakkında şimdiye kadar muhatap olduğumuz suçlamalar, önümüzdeki beş sene içerisinde önümüze çıkartılacak olan taleplerin yanında bir hiç gibi kalacaktır. Pek farkında değiliz ama, diaspora asıl atağını tehcirin yüzüncü yıldönümü olan 2015 senesinde yapma hazırlığında-dır, Los Angeles'taki dava o zamana kadar dallanıp budaklanacak ve sadece bu kadarla kalınmayacak, çok daha başka girişimlerde bulunulacaktır.

        Türkiye'nin bu konularda kullanabileceği en önemli cevap mekanizması olan Devlet Arşivleri'nin mâlum çakma tuğra merakından vazgeçip toparlanamaması hâlinde başımıza gelecekleri düşünmek bile istemiyorum.

        Diğer Yazılar