Yaşını başını almış Twitter müptelâları
DENİZ Baykal’ın Twitter hesabı sahte çıkmış. Adamın birinin Baykal’ın adı ile açtığı hesabın Deniz Bey ile bir alâkasının bulunmadığı, Twitter’da yazılanlar basında günlerce haber olduktan sonra nihayet anlaşılmış...
Sabık genel başkanın hesabın sahte olduğu açıklamasını yapan danışmanlarını, olup bitenlerden ancak günler sonra haberdar olabildikleri için “Bu ne sür’at beyler!” diyerek tebrik edip ve hızlarını gazetecilik ve halkla ilişkiler okullarında ders olarak öğretmek gerekir!
Twitter, Mwitter, Facebook, Macebook vesaire cinsinden vasıtalarla, üstelik başkasının ismi ile ortalığı karıştırıcı ifadeler kullanmak tam bir utanmazlıktır ve daha da önemlisi suçtur. İşin içerisine sahtekârlıktan kişilik haklarını rencide etmeye ve hattâ gasba kadar her türlü suç girmektedir ama bu işlere kalkışanlar nedendir bilmem pek takip edilmezler ve hakettikleri caydırıcı cezalar da bir türlü verilmez!
BU MERAK NEDEN?
İşin sahtekârlık yönü bir tarafa, Türkiye’nin en çok satan gazetelerinde köşeleri olan ve TV’lerde de sık sık arzı endâm eden zevât Twitter’dan ne medet umar? Köşelerinde birbirinden kıymetli düşüncelerini her gün ortaya koydukları, ekranlardan hemen hepimizi irşad buyurdukları halde Twitter’dan ne umarlar? Gençler eğleniyorlar, boş vakit harcamalarını hoş vakit geçirmek zannediyorlar diyelim... Hattâ, eksik kalmış aidiyet duygularını bu şekilde ama farkında olmadan sahiplenmeye çalışıyorlar farzedelim...
Ama yaşını başını almış beylerin yahut hanımların ellerinde cep telefonları ile “Şu anda feşmekân restoranda tazakkum ediyorum, şimdi tuvalete gittim, taharetlendiğim sırada filâncanın da yanımdaki bölmede def-i hâcet ettiğini farkettim. Bakalım ellerini yıkayacak mı?” misali şakır şakır yazıp gönderdikleri mesajların hikmeti nedir? Şöhrete doymamak mı dersiniz, zenginin servetini daha fazla arttırma merakı gibi şöhreti de ziyadeleştirme arzusu mu, daha fazla hayran grubuna sahip olma hevesi mi, tatminsizlik mi, yoksa başka bir şey mi?
Bu işin sırrını çözen varsa tenezzül buyursun, bendenizi de aydınlatsın!
BENİM YOK, ÇOK ŞÜKÜR!
Yeri gelmişken söyleyeyim: Okuyucularımdan ve seyircilerimden sık sık Facebook ve Twitter hesabımla ilgili mesajlar geliyor...
Daha önce de ifade etmiştim, tekrarlayayım: Benim sadece böyle hesaplarım değil, kendi açtığım bir internet sitem de yok! Twitter’da, Facebook’ta yahut bunların benzeri sanal ortamlarda harcayacak boş zamana sahip değilim, vaktim olsa da bu işlerle zaten uğraşmam, oturur okur, yazar, yarım kalmış işlerimi tamamlamaya çalışırım.
Bundan iki hafta öncesine kadar benim ismimi kullanıp etrafa yine benim adımla mesajlar gönderen ve birkaç sahtekârın eseri olan bazı siteleri kapattırdım. Ama, benim ismimi kullanan bazı adresler hâlâ mevcut ve bunları da kapattıracağım.
Dolayısı ile adımı taşıyan bütün hesaplar ve siteler sahtedir, hayran klüpleri dışında ismimle açılmış olan hesapların tamamı birtakım haysiyetsiz sahtekârların marifetidir, bu hesaplardan aldığınız mesajlar da benim tarafımdan değil, sözkonusu sahtekârlar marifetiyle gönderilmektedir!