Din adamı konuşmazmış!
Habertürk'ün bugünkü manşetinde okumuşsunuzdur: Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Ankara Temsilci Yardımcımız Ahmet Dirican'a konuşmuş ve türban işinde 1400 küsur senelik İslam Tarihi'nin en önemli ve en doğru açıklamasını yapmış, "Türban konusunu bize bırakmayın, siyasiler çözsün" demiş.
Sonra aynı öneme sahip bir başka fikir daha beyân etmiş, "Dinî konularda sipariş üzerine karar verilemez. Din adamı sipariş üzerine konuşmaz" buyurmuş.
Prof. Bardakoğlu son derece haklı! Ahmet Dirican bu konuyu Ali Bardakoğlu'na sormakla hata etmiştir, zira türban yahut başörtüsü gibi İslâm'da örtünme ile kurallar hakkında konuşma yetkisi olan tek makam Türkiye Cumhuriyeti'nin Diyanet İşleri Başkanlığı değil, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'dür.
FETVA DEĞİL, İSKÂN İZNİ
Üstelik, Bardakoğlu'nun buyurduğu gibi, din adamlarının "sipariş üzerine dinî konularda konuşması" diye birşey zaten sözkonusu olamaz. "Dinî konuda sipariş", yani bir meselenin din ile uyum içerisinde bulunup bulunmadığı yahut inançla alâkalı bilgi veya yorum talebi demek olan "fetva verme" işinin Diyanet ile hiçbir alâkası yoktur. Diyanet'in bünyesindeki Din İşleri Yüksek Kurulu'nun görevi fetva değil, yeni inşaatlara iskân izni vermektir.
Unutmayın: Türkiye'nin tek fetva makamı, Sağlık Bakanlığı'na bağlı olan Sıtma Savaş Dairesi Başkanlığı'dır. Ama sıtma uzmanlarına dinî konularda hemen her gün binlerce soru geldiği için doktorlar fetva yetkisini diğer bakanlıkların bazı birimlerine devretmişlerdir.
İŞTE, FETVA MERCİLERİ
Aşağıda, Türkiye'de en fazla sorulan dinî meselelerin bazılarını ve bu konularda fetva talep edenlerin başvurmaları gereken makamların bir listesini veriyorum:
Namazın kazasının olup olmadığı: Trafik Şube Müdürlükleri.
Abdestin farzları: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü veya İSKİ.
Hanımların belirli günlerinde namaz kılıp kılamayacakları konusu: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Koordinatörlüğü.
Haccın hangi gelir seviyesinde farz olduğu: Ulaştırma Bakanlığı Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı ve Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü.
Cehenneme gittiğimiz takdirde ne gibi azaplara uğrayacağımız: Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü.
Zekâtın ne şekilde hesaplanacağı: Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı.
Kurban olarak hangi hayvanların kesilmesinin gerektiği: Ziraat Bankası'nın hayvancılığı teşvik ve destek kredisi ile ilgili birimleri.
Kabir azabı: Mahalle karakolları.
Denize girmenin orucu bozup bozmayacağı: Sahil Güvenlik Komutanlığı.
Namazların birleştirip birleştirilemeyecekleri, yani öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarının birlikte kılınmaları, bir başka ifade ile "cem-i takdim" ve "cem-i te'hir" meseleleri: Kandilli Rasathanesi.
Oruçlu iken ihtilâm olmak: Millî Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal İşletme Başkanlığı.
Fitrede üzüm, incir ve buğday hesabı: Fiskobirlik ile Tarım Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü.
İşte, Türkiye'deki bu fetva makamlarını bilmeden Ahmet Dirican gibi Diyanet İşleri Başkanı'na "Türban hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sorduğunuz takdirde "Bu işi siyasiler çözsün... Din adamı sipariş üzerine konuşmaz" cevabını almanız gayet normaldir.