Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İSTANBUL Kültür AŞ, Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir müessesedir. Şehrin tarihini, kültürünü, folklörünü, vesairesini konu alan yayınlar yapar; kitaplar ve CD'ler çıkartır.

        Kültür AŞ "İstanbul'un Yüzleri" adında bir projeye soyunmuş ve mâlûm 2010'cular da maddî destek vermişler... Şehrin değişik konularda 100 adet ismini, binasını, şahsını, vesairesini kitaplar halinde çıkartacaklarmış... "İstanbul'un 100 Romanı", "100 Kapısı", "100 Çiçeği", "100 Kilisesi" hattâ "100 Vitrayı" gibisinden kitaplar...

        Yayın başlamış, kitapların bazıları yayınlanmış ama işin içinde eskilerin "fülûs-ı ahmer" dedikleri "para" da var ya... İstanbul'u bilen bilmeyen bazı zevât Kültür AŞ'ye projeler yağdırmış, bilenlerin teklifleri değerlendirmeye alınmış, "fırsat bu fırsattır" diye yayın faaliyetine kenarından köşesinden sızmak isteyenlere teşekkür edip "İstemiyoruz" demişler...

        Gelen projeler içerisinde öyleleri varmış ki... Meselâ "İstanbul'un 100 Hayvanı" diye bir teklif...

        Bu konuda bir kitap yazmaya kalkacak olsanız hangi hayvanları seçersiniz? Herhalde "Boğaz yalılarının fareleri", "hemen her sokağın köpeği", "Topkapı Sarayı'nın kargaları" yahut "Beşiktaş'ın karafatmaları" gibisinden yaratıklar değil mi?

        ZEVKE VE BİLGİYE BAK!

        Yayın kurulundakiler haklı olarak "Böyle teklif mi olur? Bu adam listenin en başına herhalde kendi ismini yazacak" deyip projeyi reddetmişler...

        Sonra, bir başka projeyi görüşmeye başlamışlar: "İstanbul'un 100 Şarkısı" projesini...

        Görüşmüşler, tek bir şarkı haricinde "olur" demişler, projeyi hazırlayan müzisyene "Bu şarkıyı listeden çıkart, yerine başka bir eser koy ve hemen hazırla" buyurmuşlar...

        Beğenmedikleri şarkı mı?

        Sözleri Yahya Kemal'e, bestesi Münir Nureddin Selçuk'a ait olan meşhur "Endülüs'te Raks"! Eser, yayın kurulunu teşkil eden ulemâya göre "İstanbul" değil, "İspanya" şarkısı imiş!

        Projeyi hazırlayan müzisyen "Yahu, 'Endülüs'te Raks' İstanbul'a mahsus bir eserdir, 'İstanbul Müziği' dendiğinde son 50 sene içerisinde akla gelen ilk birkaç şarkıdan biridir" demiş ama anlatamamış. Karşı taraf "Hayır, asla ve kat'a! Mümkün değil, olamaz!" diye ısrar edince "Yapmazsanız yapmayın" karşılığını vermiş ve iş sürümcemede imiş...

        SÜLEYMANİYE, BREZİLYA'DADIR

        Kültür AŞ'deki üstadlar bu meselede yerden göğe kadar haklıdırlar, zira "Endülüs'te Raks" İstanbul şarkısı falan değil, Hotanto türküsüdür. Yahya Kemal Beyatlı da aslında Japonya'nın sabık İmparatoru Hirohito tarafından çok takdir görmüş bir Zulu şairi... Münir Nureddin mi? Patagonyalı sıradan bir bandoneon çalgıcısıdır... Restore edilen Süleymaniye Camii'nde geçen Kurban Bayramı'nın ilk günü kılınan ve Başbakan'ın da katıldığı bayram namazı münasebetiyle şehrin dört bir yanına asılan afişlerde Yahya Kemal'in şâheserlerinden olan "Süleymaniye'de Bayram Sabahı" şiirinin kullanılması da büyük hatadır... Zira, Yahya Kemal'in sözünü ettiği Süleymaniye Camii de İstanbul'un değil, Buenos Aires'in sembollerindendir!

        Birilerinin "İstanbul" dendiğinde "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur", "Aksaray'dan geçer iken çevirdiler yolumu" yahut "Kalamış" gibi şarkılarla beraber ilk akla gelen Endülüs'te Raks'ı "Bu eser bize ait değil" diye reddetmelerine hiç şaşırmayın....

        "İstanbul Ezanları" diye bir CD çıkartıp koskoca Kâni Karaca'nın tek bir kaydına bile yer vermeyen aynı zihniyet değil mi?

        Bu zihniyete İstanbul türküsü olarak "Halime'yi samanlıkta bastılar"ı yayınlamak yakışır!

        Diğer Yazılar