2011'de 1930 model siyaset
Senelerden buyana karşılaştığım ve hiç değişmeyen bazı sorular vardır:
"Osmanlı Türk müydü? Türkler, imparatorluk döneminde neden sık sık soykırıma uğramışlardı? Padişahların cephelerde ateş hattına ölmeleri için öncelikle Türkler'i sürdükleri doğru mu? Osmanlı padişahlarının milliyetleri ve anadilleri neydi? Osmanlı Devleti'nde yönetici sınıf neden Türkçe konuşmazdı?" gibisinden sorular...
Böyle sorulara ilk zamanlarda hemen "Osmanlı hanedanı Türk idi, Türkler'e karşı herhangi bir soykırım yapılmamıştı, zaten o asırlarda 'soykırım' diye bir kavram yoktu. Padişahların meraklarından biri, soyağaçla-rında kendilerini Oğuz Han'a bağlamaktı ve anadilleri Türkçe idi. Osmanlı'nın yönetici sınıfı sadece Türkçe konuşurdu, resmî dil de Türkçe idi ve devlet işlerinde başka dillerin konuşulması zaten yasaktı. Bugün 'Osmanlıca' dediğimiz dil Türkçe'nin o devirlerdeki ismi idi. 'Osmanlıca' diye ayrı bir dil yoktu, hiç olmadı" diye cevap vermeye çalışırdım.
Ama sorular bitmezdi: "Osmanlı zamanından bahsederken neden 'Türkiye' diyorsun? 'Türkiye' sözü 1923'te, Cumhuriyet ile beraber ortaya çıkmadı mı? Batılılar, Osmanlı Devleti'nden bahsederlerken hangi ismi kullanırlardı?", vesaire, vesaire, vesaire...
TAM ON ASIRLIK İSİM
Bıkmadan cevap verir, "Avrupalılar, Malazgirt sonrasında Anadolu'ya 'Türkiye' demeye başladılar. Bu toprakların ismi 11. asırdan itibaren sadece 'Türkiye' oldu; Osmanlı'ya 'Türk', padişahlara da 'Büyük Türk', derlerdi. 'Türkiye' sözü, Cumhuriyet'in ilânından sekiz asır önce de kullanılırdı" derdim...
Sonraları aynı soruların gelmesinden, aynı cevapları vermekten ve karşımdakini bir türlü ikna edememekten sıkıldığımdan olacak, "Osmanlı Türk müydü?" diyenlere "Hayır! Yarı Japon, yarı Afrikalı, ama biraz da Hintli idi" gibisinden abuk subuk sözler etmeye başladım.
"Karşında birşeyler öğrenmek isteyenle neden doğru dürüst konuşmuyorsun?" diyebilirsiniz... Ama buyurun, kendinizi benim yahut seneler boyu hep aynı soruların muhatabı olan bir kişinin yerine koyun ve hemen her gün gelen böyle sorulara yine hep aynı cevapları vermeye çalışın... "Veririm!" demeyin, veremezsiniz; bir an gelir "Yeter yahu!" dersiniz...
Böyle tuhaf soruları soranların aslında hiçbir hataları yoktur. Hata onlarda değil, bir dönemde siyasî sebeplerle ortaya atılmış ve okullarda da öğretilmiş olan ama aslı-astarı bulunmayan böyle söylentilerin artık hiçbir sebep yok iken hâlâ öğretilmesinin ve bazı ders kitaplarında yeralmasının önüne geçmeyenlerdedir. "Osmanlı, Türk değildi" iddiası Cumhuriyet'in kuruluşundan hemen sonra yeni rejimin meşruiyetini sağlamak için ortaya atılan ideolojik söylemlerden sadece biridir. Bunun yanısıra "Güneş-Dil Teorisi" ve "Etiler ile Sümerler'in Türklüğü", hattâ "Arapça'nın aslının Türkçe olduğu" yolunda benzer iddialar ortaya atılmış ama genç Cumhuriyet'in güçlenmesinden sonra gereksiz görüldükleri için tekrarlanmamış, unutulmaya terkedilmiş fakat "Osmanlı, Türk değildi" saçmalığı devam etmiştir...
BU KADARI DA AYIP!
Şimdi, aynı söyleme CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katılmış, "Osmanlı'da Türk olmak ayıptı. O dönemde ümmet toplumu vardı" gibisinden sözler etmiş...
Kemal Bey'e, "Lütfedin biraz tarih okuyup ondan sonra konuşun" diyeceğim, hattâ nazar buyurması gereken birkaç kitap ismi de vereceğim ama meselenin bir başka tarafı var... O da, CHP'nin başına "yenilik yapacağı" vaadi ile geçen bir politikacının, hâlâ 1930'ların, yani 80 sene öncesinin sloganlarını terennüm etmesi...
Ya "yenilik"ten bahsetmeyin, yahut bu gibi "antik" sloganlardan artık medet ummayın Kemal Bey... Üç çeyrek asırlık böyle sözler 2011 'de biraz tuhaf kaçıyor ve hakikaten ayıp oluyor!