Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BİZİM gazetedeki stajyer gençlerden biri, dün Twitter'dan yollanmış bir mesaj gösterdi, sonra dayanamayıp galiz bir küfür savurdu...

        Küfretmekte haklıydı, zira mesajı gönderen velet aynen "Şu anda heladayım, bilmem ne ediyorum" demişti... "Bilmem ne ediyorum" kısmını tabii bu şekilde değil, tek kelime olarak, adıyla ve sanıyla yazmıştı!

        İşte, buyurun size Türk istikbâlinin necib bir evlâdı!

        Yazıişleri Müdürümüz Ayşe Özek, geçen gün Twitter yüzünden bazen iş yapamaz hâle geldiklerini, özellikle dış habercilerin mesajlardaki yalan yanlış bilgileri düzeltmek için yazdıklarının, sayfada asıl haberden daha fazla yer tuttuğunu söylüyordu. "Sosyal paylaşım siteleri" dedikleri bu yerler, Ayşe'ye göre bilgi kirliliğine yol açmaktan başka bir işe yaramıyorlardı.

        Sadece bilgi kirliliğine değil, başka işlere de yarıyorlar: Gençler için vakit öldürme vasıtası hâlini almaları bir tarafa, 40 küsur yaşına gelmelerine rağmen hâlâ bir baltaya sap olamamış koskoca herifler yahut kadınlar aidiyet duygularını bunlarla tatmin ediyor, yazdıkları abuktan da öte mesajları okuyan birkaç kişi bulunca kendilerini bir metâ zannediyorlar.

        KAZIK KADAR ADAMLAR!

        Hayatı boyunca doğru dürüst bir kitap okumamış yahut tek bir satır yazmamış olan adam yahut hatun "Restorandayım, yemek yiyorum", "Yan masamda oyuncu bilmem kim var" yahut "Rezzan sevgilisine pek bir surat ediyor" gibisinden mesajlar yollayıp da üstüne üstlük bir de cevap aldı mı, bir mutlu, bir mutlu ki, sormayın!

        Yediğini, içtiğini yahut gittiği yeri anlatan garipleri, hiçbir özellikleri olmadan Twitter'daki saçmalamaları sayesinde şöhreti yakalayanları yahut böyle siteleri mesleklerinin gereği olarak bilmem nelerine kadar teşhir ve reklam vasıtası diye kullanan profesyonelleri bir tarafa bırakalım...

        Gazetede köşesi, TV'de programı ve geniş de bir çevresi olan yaşını başını almış gazetecinin, televizyoncunun yahut yazarın Twitter'da ne işi vardır? Yazdığı hemen herşey okunan, söyledikleri can kulağı ile dinlenen bir gazeteci ister erkek, ister hanım olsun neden hâlâ bu gibi sitelerde birşeyler gevelemek ihtiyacı duyar? Canının istediğini yazmasının ve ekranda aklına eseni söylemesinin ardında kendi görüntülerini Twitter'dan niçin milletin gözüne sokmaya çalışır? Beğenilme, takdir edilme ve hayran olunma merakından mı; kendi kendini kült hâline getirmeye çalışma çatlaklığından mı yoksa ezelî bir doyumsuzluktan mı?

        Böyle kazık kadar adamların ve kadınların Twitter meraklarının ardında hakikaten bu şekilde bir doyumsuzluk varsa, asıl mekânları artık Twitter falan değil, işinin ehli bir psikiyatrın muayenehanesidir!

        ***

        TARİHİN ARKA ODASI

        Tarihin Arka Odası'nın birkaç hafta önce tatile girmesi üzerine bol bol dedikodu çıkmış, her aklına esen birşeyler uydurmuş...

        Meselenin aslını anlatayım:

        Programı Erhan Afyoncu ile beraber iki buçuk seneden bu yana hiç ara vermeden yaptık ve bu sene artık dinlenme ihtiyacı hissettik, bu bir...

        İkincisi ve işin asıl önemli tarafı: Bu istirahat sırasında birikmiş işlerimizin ve tamamlanmayı bekleyen kitaplarımızın ne kadar fazla, zamanımızın ise artık nasıl az olduğunu farkettik.

        Canımız istediği ve keyif aldığımız için meslek hayatımız boyunca ilk kez bir TV programı yapmıştık; canımız tekrar ne zaman isterse, kaldığımız yerden devam ederiz!

        Diğer Yazılar