Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TÜRKİYE'de yıllarca devam etmiş olan "Bayram Gazetesi" âdeti bu sene yeniden hayata geçirilmek istendi ama olmadı.

        Konu günlerden buyana yazılıp ediliyor ama bayram gazetesinin ne olduğunu, o gazeteyi bilmeyen gençler için ben yeniden hatırlatayım:

        Türkiye'de gazeteler 1940'lı senelerden buyana sadece bayramın ilk günü yayınlanır, diğer günlerde İstanbul, Ankara ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti, "Bayram" adında üç ayrı gazete çıkartırlardı. Basın Kanunu büyük gazetelerin bayramda yayınlanmayacaklarını emrediyordu ve bayram gazetelerinin hukukî dayanağı da bu kanundu.

        Uygulama 1992'ye kadar devam etti ve Sabah gazetesi o sene bayramda yayınlanacağını duyurunca, reklam endişesi ile diğer gazeteler de geleneği ve yasayı bir tarafa bırakıp bayramda çıktılar. Anayasa Mahkemesi, Basın Kanunu'nun bayram gazetesi ile ilgili maddesini ertesi yıl iptal edince, yasal engel de kalkmış oldu.

        Gazeteler, 20 yıldan buyana artık bayram günlerinde de yayınlanıyorlar. Cemiyetler ilk senelerde kendi bayram gazetelerini çıkartmaya devam ettiler ama sonra ne yaptılar, bu gazeteler çıkıyor mu, görmedim ve açıkçası bilmiyorum.

        HERŞEYİ KÖTÜYDÜ

        Bayram gazetelerinin cemiyetlere faydası, reklamların bu yayınlara verilmesi, Türkiye'deki üç büyük gazeteciler cemiyetinin bu sayede hatırı sayılır bir gelir sağlaması ve geliri meslekî faaliyetlere sarfetmeleri idi. Cemiyetlerin çıkarttıkları gazeteler bazı meslekdaşlarımıza da yarıyor, ihtiyaç duyan gazeteciler bayram gazetelerinde çalışıyor ve aldıkları günlük ücret piyasanın bir hayli üstünde oluyordu.

        Ama ne var ki, "Bayram Gazetesi" denen o yayınlar berbat birşeydi! Ne kâğıdı kâğıttı, ne mizanpajı mizanpajdı, ne haberi haberdi, ne de makalesi makale! Birinci sayfalarda senelerce devam etmiş, kelimeleri bile değişmemiş ve üslûbu yenilenmemiş bir "mutlu bayramlar" edebiyatından sonra devlet büyüklerinin birbirinden edebî makaleleri gelirdi. Başbakanların ve parti liderlerinin "Birşeyler karalayın da verin" talimatı üzerine danışmanları ve belki de sekreterleri tarafından çiziktirilmiş satırlar!

        Anlı şanlı köşe yazarlarının bayram gazeteleri için kaleme aldıkları makaleler de öyle idi. "Bayram gazetesi işte, idare ediversinler" mantığı ile çabucak, alelâcele, baştan sağma karalanmış satırlar!

        Sözün kısası, bayram gazetelerinin hiçbiri okuyucuya lâyık değildi, mesleğin, zevkin ve profesyonelliğin çok gerisinde kalmışlardı. Ve, cemiyetlerden birinin daha sonraları arada bir yayınladığı "Bizim Gazete" isimli yayın da maalesef öyle!

        ÇIKMAMASINA SEVİNDİM

        Bu yüzden, bayram gazetelerinin yeniden çıkma hayalinin suya düşmüş olmasından üzüntü falan duymadım; gazetecilerin meslek kuruluşları gibi olan cemiyetlerin okuyucuya her bakımdan lime lime dökülen bu varakpâreleri "gazete" diye sunmaları tehdidinin sona ermesi beni bilâkis memnun etti!

        Bayram gazetelerinin çıkmasını destekleyen meslekdaşlarımdan ricamdır: Lutfen, eski senelerde yayınlanmış olan bayram gazetelerinin birkaç nüshasını bulup inceleyin. Hergün binbir emekle çıkardığınız kendi gazetenizin yerini bayramlarda böyle bir kâğıt yığınının almasına gönlünüz razı oluyorsa, yani mesleğinize saygınız iki-üç günlük bir tatille sınırlı ise, diyecek birşeyim zaten yoktur!

        Diğer Yazılar