TEKİRDAĞ ile Adapazarı arasında elektriklerin önceki gün birkaç saatliğine gitmesi Marmara'ya karabasan gibi çöktü. Herşey birbirine girdi, hayat durdu, hemen herkese "Arızayı tamir edemezlerse ne halt edeceğiz?" endişesi geldi...
Tamirinin biraz daha gecikmesi hâlinde sanayi kuruluşlarına bile büyük zarar verebilecek kadar önemli olan muhtemel felâket, bir çevrede gırgır, şamata ve eğlence konusu oldu: Twitter'da!
Bazı Twitter kullanıcılarının kesinti sırasında yazdıklarını gazetelerde okumuşsunuzdur. Biri "Elektrik sen bizim herşeyimizsin!" diye yazmış, bir başkası "Bugün elektrik gelmezse çocuk nüfusunda artış olacak" demiş, diğeri de "Ama artık elektriklerin gelmesi lâzım" buyurmuş. Sonra, "Trabzonspor, İstanbul'daki elektrik kesintisi için Fenerbahçe'yi UEFA'ya şikâyet etti", "Şarjım da bitiyor. Wireless olmadığı gibi 3G'den de giremeyeceğim demek oluyor bu. Elektrik gelene kadar beni özleyin anacığım", "Senden elektrik alamıyorum", "Bir kişi faturayı ödemediği için herkesin elektriğini kesmişler" yahut "Elektrik kesilince farkettim. Evde benden başka biri daha var" gibisinden saçma sapan, anlamsız mesajlar!

ESPRİYİ UNUTTUK!
Ve, bütün bu mesajların tek bir özelliği var: Hiçbirinde mizah yok, tamamı zoraki, espri yapma hevesiyle edilmiş ama takır tukur lâflar...
Şimdi düşünün; elektrikler kesiliyor, hayat duruyor, Türkiye'nin bir kısmı ve milyonlarca kişi karanlığa gömülmek üzere ama birileri kalkıyor, soğuk, tatsız ve hattâ bir kısmı odundan bile sert birkaç cümleyi ve boş lâfları mizah niyetine etrafa göndermeye başlıyor.
Aklı başında bir insan elektriklerin kesilmesini niçin soğuk şaka haline getirir ve Twitter böyle garabetlerle dolar, bilmiyorum. Bu mesajları yazanların mutlaka bir söz söyleme ihtiyacı hissetmelerinden mi, "Ben de varım" deme arzusundan mı, yoksa mutlaka bir sululuk yapma gereğinden midir, kararı siz verin. Ama, ortada bir gerçek var; o da mizah yeteneğimizin kaybolmak üzere olduğu, hattâ neredeyse gittiği, etrafa gece gündüz mesaj göndermekle uğraşanların zaman kavramının önemini hiç bilmedikleri yahut tamamen unuttukları ve boş işlerle uğraşıp vakit öldürmenin "sosyal aktivite" zannedilmeye başlanmış olması!
Twitter, toplumun çok önemli gelişmelerden ânında haberdar olmasını sağlaması bakımından son senelerin en önemli haberleşme ve bilgilendirme vasıtalarından biridir ama böyle boş yere kullanılması hem yazanlar hem de takipçiler bakımından sadece zaman israfıdır.

YEDİĞİNDEN KİME NE?
Meselâ ailece tatile çıkıyorlar, uçak gecikiyor, hanımefendi alıyor eline telefonu "Tatil değil azap! Bu kadar da gecikme olur mu?" diye yazıyor. Tabii böyle bir üslûpla ve imlâ ile yazmıyor, daha doğrusu yazamıyor ama gene de karalıyor ve geciken uçak o yazdığı anda arızasını sanki bir anda kendi başına tamir edip "Buyrun, uçalım" diyor! Beyefendi yemeğe gidiyor "Bilmemneli pizza söyledim ama hamuru fazla kalın! İlerideki masada da filânca ile falanca oturuyor" diye döktürüyor.
Twitter kullananların yerinde olsam böyle mesajlara "Dedikoducu, senin tabağındakinden bana ne? Zift ye!" cevabını veririm ya, her neyse...
Merak ettiğim bir hususu daha önce de yazmıştım: İşsiz-güçsüz kişiler Twitter'a girerek muhabbet yerine boş geyik yapıyorlar, zaten işsiz-güçsüz oldukları ve gelecek konusunda ciddî bir programa sahip bulunmadıkları için vakit öldürüyorlar diyelim... Peki, gazetelerde her gün çarşaf çarşaf köşeler dolduran yahut TV'lerde geceleri saatler boyunca çene çalan yazar, çizer, televizyoncu, sunucu, vesairenin de her yapıp ettiğini Twitter'dan duyurmasının sebebi nedir?
Şöhret desem değil, ilgi açlığı desem hiç değil...
Kazık kadar adamlarda ve hanımlarda her saniyelerini rapor etme hevesi uyandıran sebebi hakikaten merak ediyorum...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!