Sandık, saygı ve hoşgörü
7 Haziran Pazar günü yapılacak genel seçimler öncesi son yazım bu. Ülkede kalıcı barışın, demokrasi ve insan haklarına bağlı bir yönetim anlayışının mümkün olabileceğine dair umudumu, inancımı diri tutmak adına, sandığa gitmeden önce, son kelimeler ve cümleler...
Nereden bakarsak bakalım, doğru ve yanlış algısı olan herkesin hem fikir olduğu bir konu var ki; o da seçim sürecinin demokrasiden uzak, adil olmayan bir dönem yaşadığı.
İYİ GÖZLEMLEYİN
Oyunuzu atmadan önce kimler, barış ve sağduyu çağrısı yapıyor; kimler, gerginliği tırmandırarak oy hesabına soyunuyor ne olur, iyi gözlemleyin.
Tüm partilerin seçim meydanlarında kullandıkları dile ve seviyeye iyi bakın.
Samimi olanlarla, olmayanları artık ayyuka çıkarın. Tüm dünya görsün, Türkiye’de yaşayan halklar farklılıklarıyla, muhteşem bir tablonun en değerli fırça dokunuşlarıdır.
Senin tam zıt partine oy veren seçmenin, senden hiçbir farkı yok emin ol. Soma’yı hatırla en yakın tarihten. Farklı siyasi görüşten onca insanı buluşturan ortak nokta neydi? Emek, alın teri ve üç kuruşa hayatta kalma mücadelesi.... Biz, halk olarak bu taraftayız. Soma’ya rağmen, diyorsan da yokla kalbini.
Seni huzursuz eden bir şeyler varsa dön bak yakın tarihte olup biten onca haksızlığa.
Yazık. Kendine, bana, hepimize yazık etme. Hep tekrar ediyorum.
Edeceğim. Irkların üstünlüğünü değil eşitliğini savunuyorum. Benim için dürüst insan olduktan sonra hepsi aynıdır. Ne mutlu, insanım diyebilene.
UMUTLANDIRIR
Sandıktan CHP-HDP-MHP ve AKP çıkacak gözüküyor. Koalisyon söylemleri de boşa değil. Böyle bir manzara, bu günleri düşününce cidden umutlandırır beni.
Gerçekten çok yoruldum iktidarın dilinden de, kibirinden de, azarlarından da. Yorgunluğum Cumhurbaşkanı makamında oturan fakat Parti Genel Başkanı gibi hareket eden Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, farklılıklara tahammül edemeyen yapısıdır. Yoksa parti içinde tanıdığım nice değerli, kıymetli, halka hizmet anlayışında isim de mevcuttur. Üzerine alınan, alınmalı zaten.
SAHİP ÇIKALIM
Sonuç, her ne olursa olsun, demokrasi temelinde yapılan her sayım sonucuna saygı duyacağız. Aksine yeltenenleri, hangi parti olursa olsun ifşa edeceğiz.
Sandık görevlileri, sadece kendi partilerinin değil tüm partilerin oyuna sahip çıkacak bir iradeye sahip olmalı.Yüzde 1’lik yahut daha düşük oy oranındaki partinin günahı ne!...
Her oy, her vatandaş değerlidir. Tüm oylar, bu ülkenin yedi bölgesidir. Seversin, sevmezsin o beni hiç alakadar etmiyor. Saygı duyacağız.
Birbirimizi dinlemeyi öğreneceğiz. Birbirimizi yaralarımızdan kanatmaktan, deşmekten hep birlikte vazgeçeceğiz.
Bu seçimde CHP’nin yıllardır beklediğimiz o çıkışı yapmasını; HDP’nin barajı geçmesini; MHP’nin emanet oylarını geri almasını çok istiyorum. Belki böylelikle AKP, ‘bizler ve onlar’ ikileminden uzaklaşır.
Birbirimizin gözlerinin içine gülümseyerek bakmak için, 7 Haziran bir fırsattır.