Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Konak Kaymakamı Ahmet Önal, son günlerde İzmir’de en çok konuşulan isimlerden biri oldu. Ulu Önder Atatürk’e ait “Cumhuriyet Fazilettir” sözünü tadilat gerekçesiyle kaymakamlık binasının duvarından kaldırıp, üstüne de garip açıklamalar yapmasıyla dikkat çekti.

        İzmir kamuoyu tepkisi çığ gibi büyüyünce, basın gereken eleştiriyi yapınca neyse ki Sayın Önal, yanlıştan döndü.

        Derinliğinde bir milletin tarihi yatan o güzel, anlamlı söz bu kez daha şık ve etkili bir görsellikle ait olduğu yere tekrar asıldı.

        Kaymakam Önal’a en sert tepkilerden birini gösterenlerin arasındayım. Hatta geçtiğimiz hafta kaleme aldığım yazı da kendisine çok net bir şekilde, “Sayın Önal, göz estetiğinizin tarihsel bilincinizle aynı çizgide olması umudunu hala içimde taşıyorum. Beni utandırmanızı bekliyorum. Aksi halde tarih sizi zaten utandıracaktır” demiştim.

        Ne mutlu ki Sayın Önal, eleştirilerden ders çıkarabilen, yaptığı hatanın farkına varan yapı sergiledi. Hata yapmak değil hatada inatla ısrar etmenin yanlış olduğunu tüm kamuoyuna gösterdi. Sadece beni değil herkesi mutlu etti.

        Eleştirileri dikkate aldığı, İzmir halkını daha fazla incitmediği, en çok da Atatürk sayesinde o makamda oturduğunu hatırladığı için kendisine çok teşekkür ediyorum.

        HAYATIN İÇİNDEN

        Dilerim ki enerjisini bundan sonra bu tür konulara değil, toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik yaşam standartlarını daha iyi bir noktaya taşımak için harcayacaktır.

        Yazma eylemi başlı başına bir yalnızlıktır aslında. Siz ve kitap kahramanlarınız dışında kimse tanık olmaz o sancılı sürece. Özgündür, emektir, özveridir. Silaha değil kitaba sarılanlar, ister okur ister yazar olsun özel insanlardır.

        Sertap Yar ve Ramis Çınar da bu yolda yürümeye kararlı iki değerli yazar. Sertap, “Tuzlu Fıstık”, “Aşk Seni Affettim” kitaplarından sonra aile sevgisinden yoksun büyüyen Özlen’in hikayesini kaleme aldığı, “Yarın Yeniden” isimli kitabıyla karşınızda. Bir şekilde hayata tutunmaya çalışan insanlar üzerinden umudu diri tutmanın önemini vurguluyor.

        Ramis ise, “Söylenmemiş Sözler” isimli kitabının ardından “Savaş ve Ayrılık” romanını kaleme aldı. Ramis son kitabında Balkan savaşlarından yola çıkarak savaşın, insan ruhunda ve bedeninde açtığı yaralarla yüzleştiriyor okurlarını. Bazı yara izlerinin, ölünmeden silinemeyeceğine dikkat çekiyor.

        Yolunuz açık, okurlarınız bol olsun arkadaşlar.

        Diğer Yazılar