Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bir büyük derbi için biraz temposuz bir başlangıçtı diyebilir miyiz?

        Evet. Başlangıcı tempo sorunu gösteren bir derbi denilebilir. Daha yüksek tempoda başlayan örneklere alışığız. Düşük tempoya karşın topun kale önlerine gelebildiğini gördük. Bu tempoda top kale önüne geliyorsa takım savunmaları ve bireysel savunma performansları üzerinde düşünmek gerekir.

        İlk yarıyı Fenerbahçe 1-0 önde tamamladı. Ne gördük?

        Düşük tempoda ama topa sahip bir Fenerbahçe izledik. Sol kanatta 1'e 1 oyunlarda Stoch'un Tanju karşısında çok rahat ve etkili olduğu gördük. Sağ kanatta ise çıkana kadar Gökhan Gönül Simao ve Ersan karşısında net üstünlük kurmuştu. Elbette çalışılmış bir korner golü de bardağın dolu kısmını gösterir. Bardağın boş kısmında ise Gaziantep maçında atılan kornerlerden sonra rakibe verilen kontratak fırsatlarına aldırış edilmemiş olması var. Ev sahibi ekip tıpkı Gaziantep karşısında olduğu gibi attığı kornerlerden sonra rakibe boş saha ve atak şansı verdi. Buna çalışılmamış olmasını ve eğer çalışılmışsa uygulanmamış olmasını yadırgadım. Beşiktaş ise duran top savunmasına çalışmamış. Gökhan Gönül yaklaşık bir aydır kornerlerde ilk direğin önündeki boş alana koşular yapıyor. Carlos Carvalhal ve ekibi bunu görmemiş olmalı ki hiç önlem almadılar. Sonuçta gol Alex'in işaret ederek kullandığı boy hizası korneri Gökhan'ın arkadaki Yobo'ya tiplemesiyle geldi. Net olmayan oyun üstünlüğü ve net atak ve skor üstünlüğünün Fenerbahçe'de olduğu bir ilk yarı izledik.

        İkinci yarı da durgun başladı...

        Evet. Gökhan-Orhan Şam değişikliği dışında pek bir değişiklik görmedik ikinci yarıda. Düşük tempo, düşük efor, az sayıda atak ve az sayıda gol fırsatı izledik. Pas ve oyun üstünlüğünün el değiştirmesi ise Beşiktaş'ın eforuyla değil Fenerbahçe'nin topu rakibine verip kendi sahasına çekilmesiyle oldu. 63 ve 72. dakikalarda Ernst ile yakalanan iki fırsat dışında iki takımında topu gol bölgesine getirme de başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Bu yarıda Tanju'un sarı kart görüp oyundan alınana kadar oynadığı oyuna gençlik hatırına bir parantez açılabilir belki. Duraklama anlarında Stoch ve Caner'in kombinasyonuyla Sow için hazırladıkları golü saymazsak bu yarıya teleskopla baksak bir şey göremezdik. Sonuçta Fenerbahçe 2-0 kazandı. Beşiktaş kaybetti. Benim aklıma ise iki soru takıldı; Derbi kazanmak bu kadar kolay mı? Ve Derbi kaybetmek bu kadar basit mi? Sanırım eski oyuncular da şöyle sormuştur; Derbi oynamak bu kadar sıradanlaştı mı?

        Maçın yıldızı var mıydı?

        Hayır. Bu maç tempo, efor, kalite ve yıldız üretmedi. Gökhan oyundan çıkmak zorunda kalmasa belki bu sakin akşamın harareti olabilirdi.

        Diğer Yazılar