Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Miami

Joe Biden son iki haftayı evinden pek çıkmadan geçirdi. Hadi ilk hafta bahanesi televizyon tartışmasına hazırlanmaktı, dört-beş gün ortadan kayboldu ve ezber yaptı. Buna rağmen ekrandaki performansı vasattı. Seçimin son dönemecine girildiğinde de ilk mitingini yaşadığı Delaware’de yaptı. Washington, D.C. ve New York arasında sıkışmış bu eyalet hiç kimsenin ihtiyaç molası için bile durmadığı, yaşayan herkesin de bir an önce kurtulmayı hayal ettiği unutulmuş bir yer. Seçimler için herhangi bir önemi yok, siyasete bir etkisi de yok. Kim bilir, belki de bu eyaletin tek varlık nedeni Türk zenginlerinin teknelerini kaydettirmelerine imkan tanımasıdır. Burada miting yapmanın hiç kimseye faydası yok.

Pennsylvania doğumlu Biden zamanında bu eyalete taşınmış, bir daha da çıkamaz oldu. Televizyon tartışmasından sonra da halka evine yakın bir yerden seslendi. Önceki gün Pennsylvania’da son dakikada miting düzenlediği haberi geldi; meğerse Delaware sınırıymış gittiği yer. Biden bu seçim döneminde bir gece bile başka bir şehirde uyumadı, uzun yolculuğa çıkmadı. Sanki aylarca kapalı kaldığı evinin bodrum katından bile çıkmadan bu seçim kampanyasını yürütmek istiyordu da ayıp olmasın diye birkaç yerde göründü.

Nihayet meydana çıkıyor ama hiç kimse onu göremeyecek.

Biden bugün (Perşembe) nihayet buraya geliyor. Nihayet Florida’yı kazanmadan başkan seçilmesinin çok ama çok zor olduğunu kavradı ve bu eyalette aynı gün miting düzenleyecek. Bugün Trump da Florida’da, ama Biden’la farklı şehirlerde aynı saatte halka seslenecekler.

Trump’ın mitinginin epey kalabalık olacağına şüphe yok, çünkü onun ekibi her isteyeni çağırıyor. Biden’ı görmekse mümkün değil.

Günlerdir Biden’ın Miami yakınlarındaki Broward County’de yapacağı mitingin detaylarını öğrenmeye çalışıyorum, basın ekibinden ses yok. Sadece ben değil, hiç kimse bilmiyor. Çünkü Demokrat Parti’nin adayı halka temasları son ana kadar saklıyor. Biden’ı her yere takip eden düzenli basın ekibi dışında davet edilmek, katılmak, yerinde izlemek mümkün değil.

Rastgele seçilen otoparklarda sınırlı sayıda arabalı izleyicilere konuşacak yine Biden. Geçtiğimiz günlerde Obama da böyle yaptı. Arabalarıyla otoparka gelenler kim, bilinmiyor. Bir yerden mi tutuldular, seçim ekibinin tanıdıkları mı acaba? Otomobilli mitingde konuşan Bernie Sanders bile dün gece televizyonda böyle bir ortamda konuşma yapmanın tuhaflığından yakınıyordu. Ama Biden kampanyası böyle belirledi kuralları.

Broward’da konuştuğum bir kadın seçmen “Keşke mitinge katılabilseydik, çocuklarımın gelecekteki başkanı yakından görmelerini isterdim,” diyor. Biden’ı görmemek oyunu değiştirmiyor belli ki, ama görmeyi tercih ederdi.

Bütün bu mitinglerin yapılma amacı televizyonda yayınlanması, ya da İnternet’ten canlı stream edilmesi. Ama Baudrillard’vari bir soru da kaçınılmaz oluyor: Irak Savaşı’nı tüm dünya sadece televizyondan izledi. Peki sadece ekranda gördüğümüz bir lider gerçek hayatta var mıdır? Gerçekten Joe Biden diye biri var mı yoksa bir simülasyon mu?

Trump ekibi çalışıyor, Biden’ın afişleri bile yok.

Bir oya bile muhtaç bir adayın halktan bu kadar kopuk olması, adeta kaçması ve kendini göstermemesi anlaşılabilir bir durum değil elbette. Seçmenin elini sıkan siyasetçiyle seçmene tepeden bakan siyasetçi genelde bu tavrının bedelini sandıkta öder. Biden tarafıysa kendinden çok emin, mitinge destekçilerini çağırmadığı gibi Florida gibi kritik bir eyalette seçim coşkusu yaratacak bir makyaj bile yapmamış.

Seçim duraklarında genelde 24 saatten az kalıyorum, o yüzden dev yüzölçümlerinde her yere yetişmem mümkün değil. Ama bu sınırlı sürede insanın gözüne çarpan bile fikir veriyor. Dün, Miami Beach’e adım atar atmaz önümden Trump minibüsü geçti. Başkan’ı Rambo şeklinde çizmişler. Broward’da yaşayanlar sık sık Trump kamyonlarının geçip propaganda yaptığını söylüyor. Sokaktaki poster ya da yoldan geçen seçim otobüsü seçmenin kararını etkileyecek mi, bilmiyorum, ama bir aşinalık yaratacağı kesin.

Orlando’dan Miami’ye ilerlerken eyalet sanki Biden için önemli değilmiş, sanki burada mücadele etmesi gerekmiyormuş gibi bir hava var. Yer-gök Biden’a boyanmalıydı, ama tek-tük poster var. Biden afişlerinden biri Trump’ın yazlığı Mar-a-Lago’nun karşı kıyısındaki bir evde, komşusuysa Başkan’ı destekliyor. Ama Broward’da yaşayanlar Biden’ın burada seçim ofisi bile açmadıklarını, poster, afiş bulamadıklarını anlatıyor. Biden kampanyasını ancak iki hafta önce teşrif etmiş, insanlar oylarını vermeye başladıktan sonra. Seçmen ‘Biden ekibinde iş yok, bari biz kendi kendimize örgütlenelim,’ dediğinde bile muhatap bulamamış.

Bu seçimlerin üzerinde hala Hillary Clinton’ın gölgesi var.

Başka eyaletlerde olduğu gibi Florida’da da genç seçmen sayısında rekor bir artış var. Ama sadece Broward’daki rakamlara bakıldığında bu yine de Biden’ın zaferi için yeterli olmayabilir. Zira eyaletin az sayıdaki Demokrat kalesinde Hillary Clinton’ın aldığından çok daha fazla oya ihtiyacı var Biden’ın seçimin kaderini değiştirmek için.

Sadece Florida’da değil, pek çok yerde Biden’ın adı mutlaka ama mutlaka Hillary Clinton’la birlikte anılıyor zaten. 2020 seçimlerinde de Clinton gölgesi var; dört sene önce nasıl anketlere önde olduğu, nasıl kazanmasına garanti olarak bakıldığı, nasıl açık farkla önde göründüğü eyaletleri ziyaret dahi etmediği ve böylece yenildiği.

Biden kazanırsa bilindik bütün seçim kampanyası kurallarını yerle bir ederek kazanmış olacak. Sokağa çıkmayan, el sıkmayan, evlerin bahçelerinde afişleri asılı olmayan, kitleleri coşturmayan, varlığı yokluğu bir siyasetçilerin bugüne kadar kazandığı pek görülmedi. Ama 2020 her anlamda tuhaf ve anlaşılmaz bir yıl, o yüzden belki de bir bildikleri vardır.

Peki Biden neden kendisini gizliyor?

Açıklanmayan en önemli neden Biden’ın kendi kendisinin düşmanı olduğu. Ne kadar ortalıkta görünürse seçilme şansını o kadar azaltıyor, çünkü ekibi de Biden’ın vasat ve yetersiz bir aday olduğunu biliyor.

77 yaşındaki Joe Biden’ın gerçekten virüse yakalanmaktan korktuğu da düşünülebilir; yaşı itibarıyla samimi bir korku o ama kendisinden çok daha parıltılı seçenekler varken kimse kafasına silah dayayıp aday ol demedi ona, bu deveyi gütmeye kendi kendine karar verdi. Ama tabii ki 77 yaşındaki birinin virüse yakalanmaktan korkması anlaşılabilir.

Dahası, Biden’ın COVID-19 testi pozitif çıksa durumu kimseye açıklayamaz. Çünkü resmi açıklama Biden’ın az seyahat ederek, miting yapmayarak daha sorumlu bir lider portresi çizdiği. İnsanların mesafeyi korumadığı, maske takmadığı, “süper yayıcı” mitinglerdense kamu sağlığını ön planda tutuyor dediğine göre. Pasif-agresif Biden gazetecilerin “hafif seyahat programı” sorularına karşı da hemen kızıp savunmaya geçiyor: “12 saatten daha az geçen günüm olmadı.” İyi de bazı günler kamuya açık programı bile yok.

Biden ekibi kapı bile çalmadan kampanya yapıyor, Trump ise her yerde.

Bu sorumlu imaj yüzünden Biden kampanyası kimsenin kapısını dahi çalmıyor, insanlara ulaşmıyor. Biden ilk zamanlar seçmenle Zoom üzerinden konuşuyordu, ama bunu bile yüzüne gözüne bulaştırdı. Meydanda halka bir-iki saniye konuşup hızlıca bir başkasına gitmek kolay, Zoom’da bazen bir seçmenle bir saat bile konuştuğu oldu.

Ana akım medya da Biden’ın tuhaflığının farkında ama New York Times’dan CNN’e her biri birer Sözcü gazetesi oldukları için her gün Trump’ın ne kadar sorumsuz olduğunu ön plana çıkararak dikkati başka yöne çekmeye çalışıyorlar.

Trump günde üç miting birden yapıyor, bu mitinglerde virüs yokmuş gibi davranılıyor, tabanda da partisi harıl harıl yeni seçmen kaydetmek için çalışıyor, sokakları afişlerle donatıyor. Kısacası birisi klasik, birisi pandemik seçim kampanyası yürütüyor. Bir yandan da Biden’ın ataletini haklı olarak eleştiriyor Trump, onu ahı gitmiş vahı kalmış, parmağını bile kımıldatacak enerjisi olmayan bir bunak gibi göstermeye çalışıyor. E Biden da kendisini pek enerjik gösteremiyor zaten. Dahası, COVID-19’a yakalanıp ayağa kalkan Trump çok daha enerjik gözüküyor. Daha da önemlisi bu mitinglerin işe yaradığı, kimi eyaletlerde Biden’la arasındaki farkın azaldığı yansıyor anketlere.

İşin özeti şu: Joe Biden bu seçimi kazanmamak için her şeyi yapıyor aslında, seçilirse ancak Donald Trump kaybettiği için seçilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • ozgur_mutlu@yahoo.com 1 ay önce tam tersi de olabilir. Trump seçilirse Biden beceremediği için seçilecek. Çünkü görünen o ki Trump asılıyor Biden salınıyor.
    CEVAPLA
0:00 / 0:00