Bir diva için ağıt
(Daha da fazla spoiler içerir)
Daha önce Hawaii’de de konaklayan “White Lotus” otel zincirinin belki de en hatırlı müşterisi Tanya. Kocasının ısrarıyla yaz tatili için Sicilya’ya geldiğinde ödül programındaki statüsünün yükseldiğini hemen vurguluyor. Doğrusu onun bundan sonra da dünyanın çeşitli ülkelerindeki White Lotus’larda karşımıza çıkacağını bekliyorduk. Ama son bölümde bana izlerken yüksek sesle kahkahalar attıran bir ölümle bu dünyadan gidiverdi. Hayali İtalya’da Monica Vittiolmak, gerçeklerin tekne denize girdiğinde / itildiğinde / düştüğünde şüpheli şekilde boğulan Natalie Wood olacağını nereden bilebilirdi?
Açıkçası çok sinirlendim, biraz da hayal kırıklığına uğradım. Hayran teorileri Tanya’nın öldürüleceğini haftalardır tahmin ediyordu. Kocasının onu Sicilya’ya götürmesi besbelli tuzaktı. Ölürse evlilik sözleşmesi geçersiz kılınacak, bütün paralar da ona kalacaktı. Bu ölüm tezgahı için son derece ayrıntılı bir komplo kurmuş, 30 sene önce Wyoming’de kovboyluk yaparken karşılaştığı eski gay sevgilisini ve Sicilya mafyasını devreye sokmuştu. Kulağa abartılı, çok saçma, mantığa aykırı geliyorsa amaç tam da bu.
Tanya’nın evliliğindeki güven bunalımını dizideki diğer çiftlerin dinamiğiyle birlikte düşünmek mümkün. Ama bu daha çok yüzeysel bir bakış. Çünkü finaldeki şok ölümden de görüldüğü gibi “White Lotus” ikinci sezonunu sadece Tanyaüzerine kurmuş. Amaç da ilişkiler üzerine söz söylenmekte…nasıl denir…tam bir gay eğlencesi aslında. Diğer çiftler ve temalar Tanya’nın yanında dolgu malzemesi.
Dizinin abartılı olay örgüsü, Tanya’dan adeta bir sirk hayvanı yaratması, etrafını klişe ve antipatik gay karakterlerle donatması, çıplak erkekler, “amca” ve “yeğen” arasındaki ilişki… Sıradan izleyiciyi şoke eden her bir olay dizinin kendisini “gay-ish” diye tanımlayan yaratıcısı Mike White’ın “gay-ish” izleyiciye gönderdiği bir mesaj. Kültürel ürünlerin tüketimi ve algılanışı izleyiciden izleyiciye değişir, ama “White Lotus”ta ölüm de dahil insanların ağzının açık izlediği o anların gay partilerinde kahkahalarla karşılandığını, Tanya’nın her bir saçmalama anı ve küçük duruma düştüğünde gay’lerin Amerikan ev partisi geleneğinde olduğu gibi bir shot daha attıklarına eminim.
Kitlelerin “American Pie”da “Stiffler’ın annesi” olarak tanıdığı Jennifer Coolidge’in Tanya’nın groteksliği ilk sezonda daha sakin, kontrol altındaydı. Yine de özünde bir gay divası olduğu belliydi. Gain’deki “Aslında Özgürsün” dizisinde Ali Kemal Güven de Nükhet Duru’yu tam da bu işlevi yerine getirmesi için kullandı: herkes onu Nükhet Duru olarak izlerken gay izleyici fazlasıyla aşina oldukları bir gay diva görüp izledi.
TUTTI GAY
“White Lotus”un ikinci sezonunda Tanya’nın tam da gay’lerin ortasın düşmesi fazlasıyla kör gözün parmağına oldu. Komik ve eğlenceli olan da buydu. Gay’ler tıpkı Ajda Pekkan, Nükhet Duru, Oya Aydoğan gibi tapındıkları kadınlarla bir arada olmayı, onlarla eğlenmeyi, onları yüceltmeyi severler. Ama zaman zaman zehirli oklarını saplamaktan da geri kalmazlar. Dizide Tanya’ya yönelik tavırlar biraz klişe kadın düşmanlığı, biraz 30 sene önce yarım kalan kovboy aşkının hala süren tutkusu ama en çok da gay’lerin kendi kendine eğlenmesiydi.
Tanya’nın kendisine tuzak kuran gay’lerden kurtulmak için gay olmadığını düşündüğü kaptandan yardım bekleyip, “Bu gay’leri tanıyor musun? Kim bu gay’ler? Bu gay’ler beni öldürmek istiyor!” diye yakardığı İngilizce bilmeyen kaptanın “Tutti gay,” (Hepimiz gay’iz) demesiyse abartının doruğuydu.
Dizideki gay başından beri Tanya’nın kendi operasını hak ettiğini söyleyip “Madame Butterfly”ın sonundaki gibi diva’nın öleceğini ima ediyordu. Sadece bir opera değil, sehpanın üzerine eğilip kokain yaparken gay’lerin iki yandan saçlarını tutmasıyla ondan bir Rönesans tablosu da yarattılar.
Ama Tanya öldürülmeyecek kadar kıymetliydi. O yüzden bir anda eline aldığı tabancayla tuzak kuran gay’leri kurşuna dizdi. Hiçbir diva o kadar da gay oyuncağı olamaz.
Tanya neden teknede tutsak kaldı, karaya kadar yüzmeyi bilmiyor muydu, küçük bota neden platformdan binmedi, yarım akıllı asistanı arıza İngiliz’in arabasından neden inmedi gibi birçok mantık sorusu sorulabilir tabii ki. Ama mantık arayınca gay eğlencesi olmaz, “White Lotus”un ikinci sezonunun büyüsü de gerçeküstü, sık sık mantıkdışı, ama Tanya’nın ekranda göründüğü her an abartılı ve gösterişli olmasıydı. Kıssadan hisse: her gördüğünüz gay’in teknesine binmeyin.