Son Dakika
27.03.2018 - 04:11 | Güncelleme:

Varna formatı

 

BU yazı yazıldığı sırada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Varna’da AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker ile yapacağı zirveye birkaç saat kalmıştı. Dolayısıyla araları epeydir limoni olan tarafların yaptığı toplantıdan çıkan sonuçlar yerine zirvenin formatına değinmek istiyorum.

Buluşma için AB liderlerinin tamamının olduğu bir Brüksel zirvesi tercih edilebilirdi pekâlâ. Bunun yerine sadece kurumsal pozisyona sahip AB liderlerinin katılımının tercih edilmesi düşündürücü bir durum. Akla gelen ilk sembolik anlam, AB’nin Türkiye’yi artık aynı değerleri paylaşmak istediği bir aile adayı olarak değil, bir karşı blok olarak gördüğüne işaret ediyor.

Halbuki bu işler eskiden böyle olmaz, Türkiye AB liderleriyle aynı aile fotoğrafının içine davet edilirdi. Zirvede çekilen o aile fotoğrafı hem Türkiye’nin hem de AB’nin imajına olumlu katkı yapardı. O fotoğraf AB’yi bir Hıristiyan kulübü olarak anılmaktan kurtarırken, Türkiye’nin İslam dünyasının tek laik-demokratik ülkesi olma iddiası da adeta somutlaşırdı.

Toplantının, AB Dönem Başkanı Bulgaristan’ın öncülüğünde yapılıyor olmasının arka planında iki önemli realite yatıyor. Türkiye’yle sınıra sahip Bulgaristan’ın başbakanı Boyko Borisov, bu zirvenin gerçekleşmesi için çok çaba sarf etti. Fakat keşke Borisov’un bu çabası aynı zamanda Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediği anlamına da gelebilseydi. Ne yazık ki dost sandığımız Borisov Türkiye’nin tam üyeliğine açıkça karşı çıkıyor. Bununla birlikte Türkiye’nin AB tarafından tahrik edilmesiniyse bu işin sonunda herkesten çok Bulgaristan’ın zararlı çıkacağı gerekçesiyle istemiyor. Kıbrıs, Yunanistan ve Gümrük Birliği’nde yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden göçmen meselesinde köprülerin atılması halinde Bulgaristan’ın göçmen istilasına uğramasından hayli korkuyor. Bunu engellemek için de AB ile Türkiye’yi uzlaştırmaya çalışıyor.

GÖÇMEN MUTABAKATI

Toplantının mekân boyutu da üzerinde durulmayı hak ediyor. Zirvenin Brüksel’den Varna’ya taşınması AB’nin Türkiye’yi, sorunlu Ortadoğu mahallesindeki bir sınır komşusu olarak gördüğü şeklinde okunabilir. Korkarım ki Varna formatı, Avrupa Parlamentosu’nun 2017’de aldığı Türkiye’yle üyelik müzakerelerini askıya alma kararıyla da uygulamada örtüşüyor gibi görünüyor. Bu formata itiraz edilmemiş olması, Ankara’nın da AB’deki bu stratejik eksen kaymasını pek dert etmediği anlamına geliyor.

Buluşma öncesi yapılan açıklamalar toplantının muhtevasını gözler önüne serdi. AB 4 yıl önce Türkiye’yle yaptığı göçmen mutabakatının devamını istiyor. Toplantının en önemli gündem maddesi olan mutabakat, Türkiye’nin Avrupa ülkelerine göçü engellemesini, Yunanistan’a kaçan Suriyelilerin geri alınmasını öngörüyor. Bunun karşılığında da belli oranlarda Suriyeli, Avrupa ülkelerince peyderpey mülteci olarak kabul edilecek, Türkiye’ye mali yardımlar yapılacaktı.

Gelelim bugüne. AB’nin üzerine düşeni tam olarak yapmadığını bizzat Ankara’dan gelen açıklamalardan biliyoruz. İşin tuhaf tarafı şu ki Türkiye’nin buna rağmen anlaşmaya uyduğunu da Avrupalı liderlerin açıklamalarından biliyoruz.

Tuhaflıklar zincirinin bir de değinmeden geçilemeyecek vize boyutu var... 4 yıl önce mutabakatlar imzalandığında göçün durdurulması için işbirliği yapması halinde AB’nin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına 1.5-2 yıl içinde vizesiz seyahat hakkı tanıyacağı belirtilmişti. Vizesiz seyahat hakkı tanınmazsa Türkiye de diğer anlaşmaları rafa kaldıracaktı. Aradan 4 yıl geçti. Neylersin ki Türkiye vatandaşlarının AB ülkelerinden vize almaları da bu arada en az 4 misli zorlaştı. Nedense şimdi kimse de bu tuhaflığı hatırlamak bile istemiyor. Sanırım bu kollektif hafıza kaybı da tarafların hataları kabullenip gereğini yapmak istememelerinden kaynaklanıyor. Belli ki gerekenleri yapmamak iki tarafın da işine geliyor. Olan da vize kuyruklarında parasıyla eza çeken Türklere oluyor ne de olsa!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 02 Nisan 2018 Pazartesi 17:24
    Sahiden neden kimse vize serbestisinden bahsetmiyor ?
  • Misafir 27 Mart 2018 Salı 11:27
    Turkiyenin yapması gereken En iyi şey bu Zorlu zamanlardan içe kapanmak.
Kalan karakter : 2000