Son Dakika
05.04.2018 - 03:57 | Güncelleme:

Suriye’deki Suud faktörü

 

ABD Başkanı Donald Trump, “Suriye’den çok yakında çekileceğiz” dediğinde ciddiye alınmadığını fark etmiş olmalı ki sözlerini tekrarlama gereği duydu. Fakat bu seferki konuşmasında “Suudi Arabistan, Suriye’den çekilme konusunda vereceğimiz kararla çok yakından ilgili. Ben de dedim ki: Eğer bizim Suriye’de kalmamızı istiyorsanız parasını ödemeniz gerekecek” diyerek, çekilmenin alınmış karardan ziyade pazarlığa dayalı bir husus olduğunu göstermiş oldu.

Belli ki Trump, ordusunun Suriye’deki rolünü “paralı askerliğe” indirgeme pespayeliğinden rahatsız olmuyor. Bununla birlikte Trump tarafından söylenmiş olması da bu pespayeliğin altında yatan gerçeğin analize muhtaç olmadığı anlamına gelmiyor.

Trump’ın itirafı, ABD’nin Suriye’ye müdahalesinin başından beri Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez cephesi tarafından teşvik edildiğini kanıtlıyor. Sadece Suriye’de değil Arap Baharı sonrası bölgeyi esir alan kaosun büyümesinde de bu cephenin büyük rolü bulunuyor.

Bu cephenin Suriye’deki rolü de yeni değil aslında. Eski Başkan Barack Obama Suriye’ye yönelik müdahale için Kongre’den onay almaya çalışırken de aynı kirli çamaşırlar bir kez daha ortaya saçılmıştı. Senatonun Dış İlişkiler Komitesi’nde 2013’ün eylül ayında bir toplantı yapılmıştı. Cumhuriyetçi Senatör Ileane Ros-Lehtinen de bu toplantıda dönemin Dışişleri Bakanı John Kerry’ye “Suriye’ye askeri müdahalenin masrafları nasıl karşılanacak?” sorusunu yöneltmiş ve şu cevabı almıştı: “Bazı Arap ülkeleri, ABD’nin bütün işi üstlenmesi durumunda tüm masrafları karşılayacaklarını söylediler...”

Kerry’nin bu itirafı yapmasından kısa bir süre sonra ABD’nin YPG’yle kol kola girerek Türkiye sınırında kendisine adeta bir güvenli bölge kurmaya başladığını, bugünden bakınca artık çok daha net şekilde görebiliyoruz.

PKK’YA DESTEK

Körfez cephesindeki ülkeler ise bu itirafın ardından silah alımı adı altında yapılan anlaşmalarla ABD’ye yüz milyarlarca dolar aktardılar. Başka bir önemli hadise de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın açıkladığı, Kızıldeniz kıyısında NEOM adında bir megakent inşa etme projesiydi. 500 milyar dolarlık fon ayrılan NEOM’un yapımı için geçen ay 13 Amerikan şirketine Suudi Arabistan Genel Yatırım Kurumu tarafından iş lisansı verildi.

Anlayacağınız, manzara Trump’ın çekilmemek için öne sürdüğü faturanın zaten ödenmekte olduğuna işaret ediyor. ABD’nin Suriye’deki askeri faaliyetleri Körfez tarafından ziyadesiyle finanse ediliyor.

Hal böyleyken Trump ne diye şimdi asker çekeceğini söyleyerek meseleyi deştikçe deşiyor, buna kafa yormak gerekiyor. Sünni Arap dünyasına liderlik etme iddiasıyla ön plana çıkan/çıkarılan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suriye’de de etkin rol oynadığının herkes tarafından açıkça bilinmesini arzuluyor olabilir mi mesela? Ya da Suudi Arabistan, Yemen’den sonra Suriye’de de somut bir askeri varlık göstermek istiyor olabilir mi?

Bu noktada Suudi Arabistan’ın Körfez’den sorumlu bakanı Thamer el-Şaban’ın, eylül ayında ABD Başkanı’nın DEAŞ’la Mücadele Temsilcisi Brett McGurk’la Rakka’yı ziyaret ettiğini de size hatırlatmam gerekiyor. Bu ziyaret Suudi Arabistan’ın Suriye sahnesinde arz-ı endam etmesi ve SDG’yle aynı kareye girmesi açısından bir ilkti. Suudi bakan, Rakka’da katıldığı toplantıda SDG danışmanı Amed Sido’ya bölgenin yeniden inşasına destek vereceklerini söylemişti. Rakka’da başka neler konuşulduğunu henüz bilmiyoruz tabii... Ama Trump’ın “Suriye’de olmamız Suudi Arabistan’la yakından ilgili” şeklindeki sözleri, ABD’nin zaten Suudi Arabistan istediği için Suriye’de PKK’ya destek verdiği anlamına gelmiyor mu sizce de?

Netice-i kelam; şimdilerde büyük bir iştah ve heyecanla “ılımlı İslam”ın lideri olma yönünde iddialı mesajlar veren Veliaht Prens Selman’la, kendisini dünyaya “Ortadoğu’nun yegâne seküler gücü” olarak pazarlayan SDG arasındaki ilişki dikkatle izlenmeye değer gibi görünüyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000