Son Dakika
12.04.2018 - 03:33 | Güncelleme:

Büyük savaş sinyali

 

ABD Başkanı Donald Trump, 4 gündür Suriye’ye müdahale sinyalleri veriyor. Aslında aylardır bu yönde sinyaller veriliyor. Açıkçası mesele sadece Suriye’ymiş gibi de görünmüyor. ABD’nin başını çektiği Batı bloku, Rusya’ya karşı uzun zamandır ilk kez birlik ruhuyla hareket ediyor. Çift taraflı Rus ajan Sergey Skripal’a Londra’da yapılan suikast girişiminin ardından yaşanan şey, önemli bir işaretti. Rus diplomatlar, Batılı ülkelerden eşzamanlı olarak sınırdışı edilmişti.

Öte yandan Rusya sınırındaki Baltık ülkelerine de NATO tarafından aylardır yığınak yapılıyor. Ukrayna ordusuna bugüne dek esirgenmiş silahlar veriliyor. En büyük hazırlık da Türkiye’nin denizlerinde. Kıbrıs’taki İngiliz üssündeki uçaklar hazır bekliyor. Yunan adalarına demirleyince “Türkiye’ye gözdağı mı veriliyor?” şüphesine kapıldığımız Amerikan 6’ncı Filo’sunun Suriye’ye müdahale için geldiği ihtimali güçleniyor.

Madalyonun bu yüzü Suriye’ye müdahale planının Duma’daki kimyasal saldırıdan bağımsız mı işlediği sorusunu da akıllara getiriyor haliyle. Malumunuz Rusya epeydir bu saldırının bir sahte bayrak operasyonu olduğunu iddia edip duruyor. Söylediklerinde biraz tutarlı olsa inanmaya hazırız da Moskova’nın bir dediği de diğerini tutmuyor. Duma’da aslında hiç kimyasal saldırı olmadığını iddia eden de Rusya. Kimyasal saldırının muhalifler tarafından yapıldığını öne süren yine Rusya. Üstelik her iki iddiayı da aynı adam, Rusya’nın BM Büyükelçisi dile getiriyor.

T’NİN LANETİ

Esad rejiminin bir ay önce BMGK’da alınan 30 günlük ateşkes kararına uymadığı da başka bir realite olarak ortada duruyor. 15 üye devletin imzasını taşıyan karar uygulanmazken bir de kimyasal silah kullanımına devam edilmesi Rusya’nın ve İran’ın Batı’nın müdahaleyi göze almaya cesaret edeceğine ihtimal vermediklerini gösteriyor.

Belli ki Trump’ın geçen yıl BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma da ciddiye almamış. Çok önemli bulduğum bu konuşma, Trump’ın büyük felaketler için düğmeye basma iştahını göstermesi bakımından manidardı. Bu konuşmada Trump, eski ABD Başkanı Harry S. Truman’ın adını defalarca anmış ve sergilediği liderliği öve öve bitirememişti. Trump’ın Japonya’ya atom bombası atarak ABD’nin hükümranlığı tehlikeye girdiğinde hiçbir kötülükten kaçınmayacağını kanıtlamış Truman’ı idolü olarak gördüğüne işaret eden bu konuşma kayda değerdi.

Umarım yanılıyorumdur ama son sarf ettiği sözler, Trump’ın dünyaya T’nin lanetini yaşatmakta kararlı olduğu yönündeki düşüncemi doğruluyor. Zira dünkü sözleri bir dünya savaşını göze aldığını gösteriyor. Dünya savaşı diyorum, çünkü Trump, sadece Esad’a değil Rusya’ya da ‘Hodri meydan’ diyor, çatışmaya davet ediyor.

Karamsarlığı artırması gereken bir faktörün de Rusya Lideri Vladimir Putin olduğuna şüphe yok. Putin’in liderlik kariyeri de dünyayı bir çılgınlığa sürükleyecekse Trump’a eşlik etmekten zevk alabileceğini gösteriyor. 2011’de Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin kurşunlanıp linçle kazığa oturtulma anlarını gösteren görüntüleri defalarca izlediği ve bunu engelleyemediği için de dizini dövdüğü söylenen bir liderden bahsediyoruz. Aynı Putin 2013 yılında da Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’i Batı’yla yaptığı anlaşma imzalamaya zorlamıştı. Ve bu Yanukoviç, daha attığı imzanın mürekkebi bile kurumadan Batı’nın kışkırttığı isyancıların sarayını basması nedeniyle Moskova’ya kaçmak zorunda kalmıştı.

Putin’e yakın isimler, Yanukoviç ve Kaddafi’nin başına gelenlerin kendisine de yapılabileceğine inandığını ve bunu engelleme güdüsüyle hareket ettiğini söylüyor. Esad’ı ısrarla korumasında da Putin’in Ukrayna ve Libya tecrübelerinin etkili olduğuna şüphe yok.

Bana sorarsanız Putin ile Trump’ın en önemli ortak noktasıysa, ülkelerini eski güçlü günlerine kavuşturmak için geçmişi bugüne zorla geri getirebileceklerine canı gönülden inanıyor olmaları. Dünya için en büyük talihsizlik de bu bana göre. Çünkü onlar geleceği geçmişin duvarları arasında aramakta ısrar ederlerse olan yine bugünün suçsuz insanlarına olacak gibi görünüyor.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 12 Nisan 2018 Perşembe 12:15
    Kendi iştah ve egosunun üzerinde değer tanımayan,her türlü yapılanmasını "güçlüysen haklısındır!" düsturuna odaklamış,nice talan-kıyım sonra, edindiği "sahip" konumunu bir dogmaya ,tartışılamaza dönüştürmüş olan Batı kapitalizmi,taşların yerinden oynadığını çoktandır görüyor.Gençlik iksiri olarak kullandığı gerilim-kriz-savaş macunu eskisi gibi deva olmuyor,bünye dışlar oluyor.."Höst" denildiğinde pısanlar,pısmazlanıyor..İtiraz çoğalıyor.Diklenmeler artıyor. Velhasıl , yeni eskinin yerini alıyor.. Trump,Putin ya da başka bir liderin gücü sınırlıdır.Kendisinin de yokolma olasılığının çok yüksek bir kapışmaya girişmek ancak son çaredir.Hiç bir toplum buna izin vermez.Değişimin özünü oluşturan dip dalgaları ,yer yer coğrafi gözükse de, evrensel boyuttadır.Değişim de galiba budur..Karşı koymak beyhudedir,Trump Poutin hak getire!
  • Misafir 12 Nisan 2018 Perşembe 07:28
    SayınTikit, iki süper güçlerin liderleri hakkındaki düşüncelerinize katılıyorum. Ancak bu liderlerin dünya savaşı başlatacak kadar düşüncesiz olduklarına inanmıyorum. Bunun sonucunda dünya yok olacağını her iki liderde öngörüyordur herhalde.
Kalan karakter : 2000