Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hocalı katliamını anmak için Azerbaycan'dayım. 613 sivilin katledildiği facia ve 21 yıldır devam eden işgal nedeniye Ermenistan'a duyulan öfke büyük

        Azebaycan, topraklarının yüzde 20'si 1992'den bu yana Ermenistan işgali altında olan bir ülke. 26 Şubat da işgal sırasında yaşanan Hocalı faciasının yıldönümü. Bu facianın yıldönümünde düzenlenen anma törenlerini izlemek ve biraz da Azerilere kulak vermek için Azerbaycan'dayız.

        Hocalı Anıtı'nda dün düzenlenen törene on binlerce Azeri katıldı. Azeri halkı, soğuk bir Şubat gecesi, Rus askerlerinin de desteğiyle katledilen 613 insanını dualar, gözyaşları ve karanfillerle andı.

        Törende Azerbaycan bayrağıyla birlikte açılan tek bayrak da Türkiye bayrağıydı. Türkiye'den geldiğimi söylediğim herkesin tek ricası oldu. Bu ricayı Hocalı Anıtı önünde sohbet ettiğim 60-65 yaşlarındaki Azerbaycanlı'nın şu sözleriyle özetleyeyim. Azeri dede katliamı anlatan mektubu elime tutuşturduktan sonra başladı anlatmaya: "Yazın Hocalı'da yaşanan faciayı herkese anlatın. Önce Türkiye'deki kardeşlerimize, sonra da dünyaya. Biz Türkiye'deki kardeşlerimizin bizi dünyaya anlatmasını rica ediyoruz. Karabağ'da 1 milyon Azeri topraklarından sürüldü. İşgalci de belli, mazlum da... Yazın da Ermeni zulmünü görmezden gelen dünya 21'nci yüzyılda yaşanan bu zulmü görsün".

        AGOS BAKÜ'YÜ BOZMUŞ

        Mevzu Azerbaycan'sa her şeyi Ermeni algısı üzerinden okuyacaksın. Bulunduğum mekanlarda duyduklarım bunun ispatı. Türk Hava Yolları'nda Agos Gazetesi'nin dağıtılmasını Ermenistan'a yönelik bir jest olarak algılıyorlar. Fena halde bozulmuşlar. Bunun Türkiye'nin kendi halkına yönelik demokratik bir adımı olduğunu anlattığınız anda da çekişme başlıyor. Azerilerin "Çekişmezsen pekişemezsin" diye bir sözü var. Çaresiz çekişeceğiz. Böyle bir yandan demokratikleşirken diğer yandan da pekişeceğiz.

        ŞEHİTLİKTEKİ KİLİT BİZE YAKIŞMIYOR

        Türkiye'yle Azerbaycan arasındaki dostluk oldukça eskiye dayanıyor. Başkent Bakü'nün merkezindeki Şehitlik Anıtı da bunun nişanesi bana göre. Bu anıt Azerbaycan için canını veren Nuri Paşa'nın askerleri için yapılmış. Anıtı ziyaret edip de duygulanmamak mümkün değil. Nablus'dan Mardin'e, Konya'dan Edirne'ye koca bir coğrafyadan gelen Osmanlı askerleri buraya kardeşlerine yardım ederken şehit düşmüş. Bence bu anıt Türkiye'nin değil Azerbaycan'ın anıtıdır. Çünkü o askerler Azerbaycan için savaşırken öldüler.

        Buna rağmen bu anıtı ziyaret ettiğim de üzüldüğüm bir hadise oldu. Gördüm ki Şehitlik Anıtı'ndaki Türkiye tarafından yapılan cami hala kapalı. Cami kapısına vurulan o koca kilidi Türkiye Azerbaycan dostluğuna yakıştıramadım. Dilerim Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev o kilidi en yakın zamanda söküp atar.

        DAĞISTAN SINIRINDA BİLE HABERTÜRK

        Başkent Bakü'de gittiğim her yerde Türk televizyonlarını izlendiğini farkettim. Doğrusu bu kanalları biz geldik diye açtıklarını sanıyordum. Ama 1918'de Ermeniler tarafından katledilen Azeriler için yapılan anıtı ziyaret ettikten sonra gittiğimiz 3000 metre rakımdaki bir lokantaya girince burada da Habertürk Televizyonu açık olduğunu fark ettim. Garsona "Biz geldik diye mi açtınız?" diye sordum. Aldığım cevap her şeyi anlatmaya yetiyor: "Türkiye Azerbaycan'ın içinde. Televizyonlarıyla evimizde, işyerlerimizde. Türkiye'deki her şeyi çok yakından izliyoruz. Biz Türkiye'den haberiz. Ama Türkiye bizden haberdar mı işten ondan haberdar değiliz kardaşım".

        Diğer Yazılar