"Müslüman" Siyaset ne kadar mümkün?
Şöyle yazıyor Ahmet Hakan:
"Nihayet, "Müslüman eşittir sağcıdır" paradigması esaslı bir darbe yiyecek.
Yılların CHP'lisi Ertuğrul Günay ile yılların İslamcısı Mehmet Bekaroğlu el ele verip, bir "Müslüman sol" hareket başlatıyor!"
Duymuştuk, Ertuğrul Günay ile Mehmet Bekaroğlu'nun bir çalışma içinde olduğunun haberini almıştık zaten.
Artık ortaya çıkıyorlar, kendilerini anlatacaklar...
"Müslüman sol"la kasıt nedir, bu söylem ne türden bir Türkiye projesine denk düşer, açıklayacaklar.
Günay ve Bekaroğlu'nun katılacağı ve müslüman solu anlatacakları yayımlardan biri de hazırlayıp sunduğum Türkiye'nin Seçimi programı olacak.
21 Aralık Perşembe akşamı Habertürk ekranında beraber olacağız, yaklaşımlarının ayrıntılarını dinleyeceğiz.
****
Ertuğrul Günay ve Mehmet Bekaroğlu'nun girişimleri çok konuşulacak, bu açık.
Siyasette "müslümanlığın" ve "solculuğun" bu kadar tartışıldığı bir konjokturde ikisini biraraya getiren bir "müslüman sol" nitelemesiyle ortaya çıkmak büyük yankı bulacak, bu kesin.
Baksanıza, şimdiden başladı polemik : "Müslüman sol" olur mu olmaz mı?
Yine Ahmet Hakan yazmış bugün:
"Müslümanlık", yeryüzünde var olan adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri temel veri kabul etmez. Bunların değiştirilmesi gerektiğini savunur. Tıpkı solculuk gibi... Bu nedenle Buna karşılık... Kısacası... Eğer "sağcı Müslüman" tabiriyle bir sorununuz yok ise, "solcu Müslüman" tabiriyle hiçbir sorununuz olamaz..."
Sevgili Ahmet Hakan, doğrusu benim her iki tabirle de sorunum var.
Ne demek "müslüman" sol ya da "müslüman" sağ?
Siyasette genellikle ekonomik ve biraz da sosyal düzeni belirleyen "sağ" ve "sol" kavramlarının önüne tamamen inanca bağlı bir başka unvanı, "müslüman"ı eklemek niye?
Daha açık sorayım, herhangi bir sol siyasetten "müslüman sol"un farkı ne? Teoride sormuyorum, uygulamada farkı ne?
Ekonomik alanda farkı ne, hukuki alanda farkı ne, sosyal alanda farkı ne, kültürel alanda farkı ne?
Aynı sorularım "müslüman sağ" için de benzer biçimde geçerli.
Bir siyaset anlayışının başına bir dini inancı eklemek ne katıyor?
İşte bir başka soru, siyasetin başına bir inancın ismini ekleyerek sandığa gidecek olanlar tam olarak hangi seçmenden oy istiyorlar?
Peki bu ülkede yaşayan "ötekiler" ne olacak?
Türkiye'de yaşayanlardan müslüman olanların solcu olanlardan çok daha fazla olduğu ortada.
Bu durumda kendini "solda görmeyen" müslümanlar ne yapacak?
Kaldı ki siyaseten sizin müslüman dediğiniz kim?
Dindarlar bile net bir "müslümanlık" tanımı üstünde uzlaşamazken "müslüman sol" tanımı kimleri içerecek?
****
Ahmet Hakan "sağcı Müslüman" tabirindense, "solcu Müslüman" tabiri, "Teori"ye daha çok yakışır." diye yazıyor.
Kendisine "teori" zemininde katılıyorum.
Zira uygulamada İslamiyet, semavi dinler arasında ekonomik ve sosyal alanda en güçlü tanımlamaları yapmış olan din.
Ekonomik düzenden, hukuka, medeni hayattan kılık kıyafete çok net, açık hükümleri var İslamiyet'in. Adı da şeriat.
Şimdi dindarlar açısından zaten yeterince güçlü olarak tanımlanmış bu sınırların dışında bir "müslüman siyaset" tanımı aramak ne kadar gerçekçi?
****
Ertuğrul Günay ve Mehmet Bekaroğlu'nun yıllar içinde bir paydada buluştukları ortada.
Bir siyasi hareketin ortak sözcülüğünü yapıyorlar.
Kendilerine de "müslüman sol" diyorlar.
Önümüzdeki Perşembe akşamı iki usta siyasetçinin hangi zeminde buluştuklarını anlamaya çalışacağız, müslümanlıkta mı solculukta mı?
Yarın yine görüşeceğiz...