Son Dakika

Mühim gerçekler hakkında küçük hikâyeler

18.02.2018 - 03:55 | Güncelleme:

Hayatın amacının ne olduğunu ya da Tanrı’ya hizmet etmenin en iyi yolunu bilmek yeterli değildir. Aklındakileri hayata geçirmen gerekir...

Barda

Haham Wolf tesadüfen bir bara girdi. İçerde kimi içiyor, kimi kâğıt oynuyordu, hava hayli ağırdı. Haham tek bir söz söylemeden dışarı çıktı.

Genç bir adam peşinden geldi: “İçerde gördüklerinizden hiç hoşlanmadınız biliyorum” dedi genç adam. “Burası günahkârların mekânı.”

“Hayır, gördüklerim hoşuma gitti” diye cevap verdi Wolf. “Buradaki adamlar her şeylerini kaybetmenin ne demek olduğunu öğrenmekte olan insanlar. Kaybetme deneyimini yaşadıklarında onlar için geriye kalan tek seçenek Tanrı’ya sığınmak olacak. Ve o andan sonra her biri Tanrı’nın mükemmel birer hizmetkârı olacaklar!”

Yüzde 10

“Benim gibi olmak çok basit” dedi Babil’in en zengin adamı. “Sadece şunu anlamanız gerekiyor, kazandığınızın yalnızca yüzde 10’u sizindir.”

“Bu çok saçma” diye cevap verdi bir genç adam, “Kazandığımın hepsi benimdir.”

“Terziye para ödemiyor musun? Her sabah fırıncıya para ödemiyor musun? Para harcamadan tek gün bile geçiremezsin. Kendin hariç herkese para ödersin. Bugünden itibaren kazandığının yüzde 10’unu da kendine öde. Unutma, zenginliğe giden yol büyülü ve tuhaftır; eğer o yüzde 10’a iyi bakarsan bir gün bütün çabalarını ödüllendirecektir.”

Limanın ötesi

Sceta Manastırı’ndan bir keşiş, başrahip Theodore’un yanına gelip şöyle dedi:

“Hayatın amacının ne olduğunu kesin olarak biliyorum. Tanrı’nın insanoğlundan ne istediğini ve O’na hizmet etmenin en iyi yolunun ne olduğunu da. Ama buna rağmen, Tanrı’ya hizmet etmek için yapmam gereken her şeyi yapamayacağımı düşünüyorum.”

Başrahip uzun bir sessizlikten sonra şunları söyledi:

“Okyanusun öteki tarafında bir şehir olduğunu biliyorsun ama oraya gidecek bir gemi bulamamış, eşyalarını gemiye yükleyip denizi aşmamışsın. O zaman neden onun hakkında konuşasın, o şehrin sokaklarında nasıl yürüyeceğinden bahsedesin ki?

Hayatın amacının ne olduğunu ya da Tanrı’ya hizmet etmenin en iyi yolunu bilmek yeterli değildir. Aklındakileri hayata geçirmen gerekir, ancak o zaman yol önünde kendiliğinden açılacaktır.”

Cennetin kapısında

Bir İspanyol beyefendisi olan Don Enrique öldüğünde doğruca cennete gitti. Kapıyı güçlü bir şekilde çaldı ve içeriden bir ses sordu: Kim o?”

“Ben Valdiviesolu Don Enrique Fernandez Beyim.”

“O zaman başka yere git, burada iki kişiye yer yok” dedi içerdeki ses. Ve böylece Don Enrique arafa gönderildi. Bir zaman sonra Don Enrique çekine çekine tekrar cennetin kapısını çaldı.

“Kim o?” diye sordu içerdeki ses. “Benim,” diye cevap verdi Don Enrique

“Burada iki kişiye yer yok” diye tekrarladı ses.

Ve Don Enrique tekrar arafa döndü. Sonra bir gün tekrar gidip cennetin kapısını çaldı.

“Kim o?” diye sordu içerdeki ses. “Tanrı’nın küçük bir parçası” diye cevap verdi.

Ve cennetin kapısı ona açıldı.

Cefa ve şefkat

Kışın en soğuk günlerinde bir samuray, Zen üstadının huzuruna çıktı.

“Soğuktan ve açlıktan ölmek üzereyim, bu şekilde hayatımı sürdürmem mümkün değil.”

Üstat, acıma duygusuyla Yakushi-Buda’nın heykelinin yanına gitti ve heykelin boynuna sarılı olan altın zinciri çıkarıp samuraya verdi.

“Bu, kutsal şeye saygısızlıktır” diye söylendi öğrencileri.

“Neden saygısızlık olsun?” diye sordu üstat. “Davut Peygamber’in de karnı açken Tanrı’nın evine girip adak ekmekleri yediği hikâyeyi hepiniz duymuştunuz. İsa Peygamber de hastaları iyileştirmenin yasak olduğu sebt gününde birini iyileştirmişti. Benim de tek yaptığım Buda’nın ruhunu harekete geçirmekti: Artık sevgi ve şefkat üzerlerine düşeni yapabilirler.”

(Çeviren: Mine Akverdi Denktaş)


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000