Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GEÇEN hafta, oğlumun ödev konusunda bana direnerek "Anne hatalarımı düzeltme. Öğretmenim hatalarımı fark etmeli, neyi anlamadığımı öğrenmeli" sözlerini anlattıktan sonra bu konuda çok fazla yorum aldım sizlerden... Hem benim gibi veliler, hem öğretmenler, hem okul temsilcileri aslında Emre'nin beni idare etmeye çalışırken ne kadar doğru bir şey söylediğini yazdılar.

        Gelen mektupların içinde bir tanesi var ki, sizinle paylaşmak istiyorum. Selin Gülel Kuşku, 10 yıllık İngilizce öğretmeni. İstanbul'un özel ve bilinen okullarında öğretmenlik yapan biri. Yurtdışı ve yurtiçi konferanslarda konuşmacı ve eğitmen olarak görev alıyor zaman zaman. Öğretmenliğe başlamadan önce 5 yıl kadar 4-14 yaş grubunda yaklaşık 6000 çocuk ile özgüven ve bilişsel beceri geliştirme üzerine kurulu çocuk programlarında akademik anlamda çalışmalar yapıyor...

        Bana ödevler hakkında özellikle annelerin bilmesi gereken bazı ipuçları yazmış. "Ödevin aslında ne olduğunu" anlatmış. O kadar güzel bir açıklama ki sizlerle paylaşmak istiyorum ve Selin Hoca'ya teşekkür ediyorum...

        "Ödevler pekiştirmek amaçlı verilir, siz de çok iyi bilirsiniz. Ancak ödevlerin hakkının verilerek kontrol edilmesi çok önemlidir. 3 grup öğretmen vardır, birincisi sıradan herkese yıldız atıp geçen öğretmen, ikincisi doğru cevapları tahtada işleyen öğretmen, üçüncüsü ödevleri öğrenciyle birlikte yan yana kontrol ederek yanlışlıklar üzerinde duran, açıklama yapan-yaptıran ve yol gösteren öğretmen. Ödev kontrolü esnasında öğrencinin hatasını fark ettirmek, onu silmeden üzerini çizerek doğrusunu yazdırmak, kendisi düzeltebilsin diye ona kaynaklarını göstermek en doğrusudur. Yavrunuzun size söyledikleri tam olarak benim öğrencilerime ve velilerime tembih ettiğim konudur. Öğrencinin ödevlerini veli değil öğretmeni kontrol etmelidir. Böylece öğretmen öğrencinin başa çıkamadığı yerleri görebilmeli ve ona yol göstermelidir. Yavrunuz ödevini tekrar yapmamak için sizi kandırmamaktadır. Ancak buradaki eksiklik, yavrunuza hangi kaynaklara başvurarak hatalarının olduğunu fark edebilmesi konusunda yol gösterilmeyişidir. Kaynaklarımız defterimiz, kitabımızdır, öğretmenimizin yaptığı örneklerdir. Dersi derste takip etmek, minik kutulara notlar almak, öğretmenin "burası önemli" anonsuna kulak vermek çok önemlidir.

        Yapmış olmak için bir kerede, hızla ve dikkatsizce tamamlanan ödevler öğretmez ve hiçbir şey kazandırmaz. Ödev verirken, öğretmen öğrenciye stil kazandırmalıdır. Önemli noktalara yönlendirmeli, kaynak kullanmayı öğretmelidir. Konunun ne üstünde durduğunu, ne öğretmek istediğini sürekli sorgulatmalı ve farkındalık yaratmalıdır. Naçizane önerim, yavrunuzun hatalarının olduğunu fark ettiğinizde, özellikle hafta sonu çalışma kâğıtlarında, bir yerlerde hata olduğunu gördüğünüzü ama nerede olduğunu bulması için kaynaklarına yönelmesi gerektiğini ona belirtin. Defterindeki ve kitabındaki örneklere yöneltin, karşılaştırsın ve kendisi hatasını bulsun, yanına ya da altına temizini yapsın. Bu alışkanlık çok küçükten başlamalıdır ve ömürlük faydası vardır. Ödev külfet değil, özgüven kaynağıdır ve maalesef bu ülkede öğretmenine göre her şey değişir."

        Diğer Yazılar