Bebek bezinden kaynaklanan pişiklere dikkat
Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, bebeklerde oluşan pişikler hakkında bilgi verdi. Uzman Dr. Ayşe Sokullu, “Bezden dolayı pişik olmayan yegâne bebekler hiçbir zaman bez bağlanmayanlardır. Bebeklerin cildi genellikle duyarlıdır. Nem, idrar ve derinin karşılıklı etkileşiminden doğan bir kızarıklık ve kabartıların oluşması olağandır. Ayrıca idrardaki amonyağın da tahrişlere neden olduğu düşünülmektedir” diyerek konuyla ilgili önerilerini ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
BEZLER ISLAK KALMASIN
Bebeğin cildinin nemli kalmasına ve dolayısıyla pişiği teşvik etmesine sebep olan iki faktör vardır. Bunlar;
* Devamlı olarak ıslak olan bebek bezi
* Cildin havalanmasını engelleyen sentetik içerikli külotların kullanımı Tedavi bu faktörleri tersine çevirmekten ibarettir.
“Bezden kaynaklanan basit bir pişik vakası bir kandida (bir tür mantar) veya bakteriye bağlı enfeksiyon nedeniyle daha karmaşık hale gelir” diyen Dr. Ayşe Sokullu, “Eğer suçlu mantar ise küçük kırmızı benekler görülebilir. Ayrıca bezin kapsadığı alanın dışında da küçük pişiklere rastlanabilir, bunlar göğüs bölgesi gibi uzak yerlerde de olabilir” diyerek konuşması konuşmasına devam etti.
EVDE BAKIM
Bezden kaynaklanan pişiğin tedavisi cildi kuru tutmaya yöneliktir. Yapılacak ilk şey bebeğin bezini daha sık değiştirmek ve plastik külot kullanmaktan vazgeçmektir. Elden geldiğince bebeğin poposuna hiç bez bağlamayıp açık tutmak da yararlı olur. Kumaş bezlerin hafif bir sabunla yıkanması ve suyla çok iyi çalkalanması gerekir. Bazen bezin üstünde kalan sabun artıkları da cildi tahriş edebilir. Bezleri son çalkalama suyuna yarım bardak (120 ml) sirke ilave etmek de idrardaki tahriş edici amonyağın yok edilmesi açısından faydalı olabilir. Beze bağlı pişiğe neden olma konusunda kumaş ve kağıt bezler arasında bir fark yoktur. Burada suçlu olan kullanılan malzeme değil fazla nemdir. Pişiğin tamamen yok olması günlerce sürebilir ama ilk 48 ila 72 saat içinde belirgin bir düzelme görülmelidir. Eğer düzelme yoksa veya pişik çok ciddi boyutlardaysa hekiminize danışın.
REÇETESİZ İLACA DİKKAT
Beze bağlı pişiğe mâni olmak için çinko oksit içeren kremler kullanılır. Tabii ki bebek pudrası da kullanılabilir ancak talk pudrası akciğerlere zarar verebilir. Çinko oksit içeren pudralar sebore ve mantara bağlı isiliklerin önlenmesine yardım eder. Doktorunuz kullanımını önerirse daima önce pudrayı elinize dökün sonra bebeğin poposuna elinizle yayın. Biz bütün bebeklerin pudra ve kremlere ihtiyacı olduğunu düşünmüyoruz. Bazen pişik, onu başlatan ishal gibi bir sorun çözümlenmedikçe geçmez. Burada pişiği tedavi etmek için öncelikle ishal hastalığıyla ilgilenilmeli, tedavisi tamamlanmalıdır. Eczanelerde birçok reçetesiz deri ilacı satılıyor. Eğer suçlu mantar ise nistatin veya klotrimazol içeren ilaçlar doktor tavsiyesine göre kullanılabilir.
DOKTORA GİTTİĞİNİZDE...
Hekim bebeğin bütün derisini muayene eder. Bazen o bölgeden bir parça alarak mikroskop altında inceleyebilir. Eğer bir mantar (kandida) enfeksiyonu pişiği daha komplike hale getirmişse mantarı yok etmek için bir ilaç verir (nistatin kremi, klotrimazol kremi veya mikonazol kremi gibi). Bakterilerin neden olduğu bir enfeksiyon söz konusuysa hekim antibiyotik verir. Eğer pişik çok ağırsa veya egzamadan kuşkulanılıyorsa steroidli bir krem tedavi edebilir.
Alışveriş bu kadar kolay olmamalı!
Alışveriş yapmayı ne kadar sevsem de bazen o kalabalık, soyunma kabinleri, tekrar dene, sıraya gir ödemeyi yap sonra yine trafik derken günüm altüst oluyor. Böyle zamanlarda bildiğim sevdiğim markaları internet üzerinden almak hem zaman kazandırıyor hem de yorulmuyorum. İnternette alışveriş yaparken en çok tercih ettiğim sitelerden birisi de Trendyol. Hem her şeyi bir arada bulabilmek hem de olmadığı zaman iade edebilmek büyük
rahatlık. Wilma Elles’in Koton’un yüzü olduğu yeni kreasyonlar yine beni heyecanlandırdı. İşten güçten fırsat bulunca ilk işim tekrar tekrar sitedeki fotoğraflara bakmak. Biri beni durdursun, alışveriş yapmanın bu kadar kolay olması da tehlikeli!
Ben okudum, siz de okur musunuz?
Herkes kitap okumayı çok sevdiğini söylese de yapılan araştırmalar gerçek oranın çok düşük olduğunu gösteriyor.
Bunun için en çok ileri sürülen bahanelerden birisi de kitap almanın pahalı olması. MEF İlköğretim Okulu Öğrencileri
“Okuyan bir Türkiye” hayalini gerçekleştirme adına önemli bir adım attılar. Hem kitap okumanın artması hem de kitaplarını paylaşmak için oluşturdukları “Ben Okudum Siz de Okur musunuz?” projesi ile öğretmenlerinin ve velilerinin desteği ile topladıkları kitapları yetişkinlere ulaştırıyorlar. Projenin ilk etkinliği geçtiğimiz salı günü Metrocity’deydi. Emre de eline üç tane kitap alıp heyecanla öğretmenleri ve arkadaşları ile beraber alışveriş merkezinin yolunu tuttu. Projede kitaplardan birini okuyan herkes kitabın arkasında belirtilen tabloya ad-soyadını, eseri teslim alış tarihini ve kitap ile ilgili kısa değerlendirmesini yazarak, projeye dahil olacak. Her kitabın 10. okuyucusu kitabı okuduktan sonra kendisine en yakın yerde bulunan Yurtiçi Kargo Şubesi’ne götürerek, ücretsiz olarak Özel MEF Okullarına gönderebilecek. Emre akşam eve geldiğinde çok mutluydu. Üzerinde tanımadığı insanların kitap okumasına katkıda bulunmanın sevinci ve gururu vardı. Böylece kitap okumanın ve paylaşmanın önemini de an an yaşamış oldu.
Bu da ailelerin sınavı
Artık üniversite sınavı gençler için geleceği garanti altına almanın tek yolu olarak görülüyor. Üç saatte hayatım değişecek ve “Ya hep ya hiç” kaygısı ile sınava hazırlanan gençler istedikleri mesleği edinmenin tek yolunun bu sınavdan geçtiklerini düşündükleri için kendileri kadar çevrelerini de bu paniğe dahil ediyorlar. Türk Psikologlar Derneği, yapılan araştırmalara göre aile desteği gören öğrencilerin sınav kaygısı ile daha kolay baş edebildiğini ve daha az sınav kaygısı yaşadığını belirtiyor. Ailelerin daha sakin, bilinçli ve anlayışlı davranmasının çocuğun başarısını doğrudan etkiliyor. Sınavların artık ailelerin de sınavı olması Koç Üniversitesi’ni Türk psikologları ile işbirliğiyle
bütüncül bir yaklaşım benimsedikleri ve sundukları seminerleri hazırlamaya yönlendirmiş. Çocukları sınava girecek ailelere yönelik başlattığı seminer dizisinin, “Ailelerin Sınavı” başlıklı ilk semineri, 18 Şubat 2012 Cumartesi günü 14.00 – 17.00 saatleri arasında Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Ücretsiz olarak düzenlenecek etkinlikler tüm aile ve öğretmenlere açık olacak. 0212 393 60 00
Çocuklar eve kapanmasın
Resim olsun, plastik çamur olsun, Legolar olsun çocukların renklerle ilişkisi beni her seferinde şaşırtıyor. O minicik parmaklardan çıkan resimler, o hayal gücü beni hem şaşırtıyor hem de ne yalan söyleyeyim tatlı bir gurur kaplıyor içimi. Üreten çocuk, kendini ifade etmesini öğrenen çocuk bir şeyler yaptığını ve takdir edildiğini hissettikçe daha da ilgili hale geliyor, daha da yaratıcı oluyor. Bu çalışmaların başka çocuklarla beraber yapılması ise çocuğun paylaşımcı yönünü ortaya çıkarıyor. Enerjisini dışarı atabilen çocuğun uykusu ve beslenmesi de yoluna girmeye başlıyor.Ben fırsat buldukça çocuklarımın bu tür aktivitelere katılması için elimden geleni yapıyorum. Hem ürettiklerini görmek hem de o heyecanlarına tanıklık etmek çok güzel. Kış yüzünden eve kapanan çocuklar için Borusan’ın çocuk atölyeleri ilaç gibi geldi. Şubat ayı boyunca devam edecek programımızda 18 Şubat’ta ‘Parmakların Sihiri’, 19 Şubat’ta ‘Renklerle Dans’, 25 Şubat’ta ‘Kâğıttan Heykeller’ ve 26 Şubat’ta ‘Rengârenk’ eğitimleri verilecek.
Perilerle korsanlar bir arada
Çocukları masalla uyutunca dünyalarının perilerle, meleklerle, şövalyelerle, korsanlarla dolması işten değil. Bir de üstüne izledikleri çizgi filmler ve filmler eklenince her çocuk aynada kendini başka bir kahraman olarak görüyor. Akmerkez de çocukların bu özleminden yola çıkıp çocuk etkinlikleri kapsamında 18 Şubat günü için kız çocuklara ayrı erkek çocuklara ayrı özel etkinlikler düzenlemiş. Çocukların dünyasını renklendirirken öğretici de olmayı amaçladıkları etkinliklerde kızlar kristalden periler yaparken erkekler de korsan avına çıkacaklar. Çocukları bir günlüğüne de olsa hayal ettikleri dünyaya götürmek için, okudukları masalları yaşatmak için bulunmaz fırsat!