Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

ABD 3 Kasım’daki seçimlere doğru ilerlerken olası sonuçların dünya siyasetine etkileri konuşulmaya başlandı. Özellikle değişimi savunanlar mevcut dünya düzeninde istedikleri fotoğraf üzerinden değerlendirmelerde bulunuyor. Elbette bu durum Türkiye ve çevresindeki gelişmeleri de yakından ilgilendiriyor.

Aslında “Seçimin galibi kim olacak?” sorusundan daha çok “Müesses nizam nasıl bir seyir izleyecek?” sorusuna cevap aramak gerek. Hatta “ABD geleneksel kodlarına mı dönecek?” yoksa “Refah devletinden, sosyal haklara kadar pek çok şeyi buharlaştıran bir tür akışkan modele mi öykünecek?” diyerek bu sorular artırabilir.

İşte burada bir yeni yönelim ya da eskiye dönüş, seçim sonuçlarından beklenen yüksek etkiyi ortaya çıkarabilir. Demokratların ABD seçmeninde bu dalgayı tetiklemek istediği söylenebilir.

Nitekim siyasal tarih konusunda yetkin bilim adamlarından Eric Hobsbawm ABD’nin geçen yüzyıldaki başarısını farklı koşullarda gelen başkanların dışında ve ötesinde ülkede kurulmuş olan siyasal ve ekonomik sisteme bağlar. Ona göre sistemin önüne geçmeyen ve bu yapıyı bozmayan nitelikteki başkanlar ABD’nin başarı çıtasının bir gerekliliği…

Bugün birçok açıdan yetersiz ve niteliksiz görülse de Biden’a destek verenlerin gerekçeleri bu cümleyi hatırlatıyor.

Gerçi Hobsbwam’ın, aradan 10 yıl geçmeden bu yaklaşımına şöyle bir revizyon yaptığı görülüyor: ABD’nin tek küresel güç olma iddiası hayli örselenmiş, Doğu ve Güney Asya başta olmak üzere ekonominin yeni merkezleri kendisini göstermiştir. Bu noktada belki de en önemlisi kapitalizmin yaşadığı buhran ifadesidir.

Kanaatimce farklı bir form kazanan modern ötesi bir kapitalist düzen doğuyor. Ya da Daren Acemoğlu’nun çalışmasında öne çıkardığı kutuplaşma ve otokrasiye karşı “yeni refah devleti” önerisi bu tarz süreçlerde tercih edilir mi? göreceğiz.

Diğer yandan geçtiğimiz Perşembe günü Washington’da Trump karşıtı önemli bir mektup yayınlandı. Bir tür deklarasyon olan bu belgeye imza koyanlar Cumhuriyetçiler içerisinde ulusal güvenlik konusunda uzman isimlerden oluşuyor. Aralarında Bush’un istihbarat direktörlerinden John Negroponte, CIA eski başkanı Michael Hayden ve eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman gibi isimler yer alıyor. Yaklaşık 70 kişiden oluşan bu isimlerin önemli bir kısmı 2016 yılında da benzer bir muhalefet ortaya koymuşlardı.

Seçime etkisi ne olur elbette tartışılır ancak o kanadın zihin dünyasını anlamak bakımından 10 maddeden oluşan metinde öne çıkanlara bakmak gerek: “Trump’ın ABD’nin dostlarını ve ittifaklarını sona erdirmesi”, “Korona ile mücadelede yetersiz kalması”, İstihbarat ve diplomasiyi yanlış kullanması”, “Başkanlık makamına yakışmayan bir tarz yürütmesi”, “Politik ve etnik bölünmeye/kutuplaşmaya yol açması”, “K.Kore ve Rusya ile yürüttüğü ilişki” (burada Türkiye sempatisi de eleştiriliyor)…

Kendi partilerinden olmadığı halde Biden’a destek vermelerini ise şu son cümle ile bağlıyorlar: “ABD yeniden küresel liderlik rolünü savunmaya başlayacaktır.”

Belirtmek gerekir ki anketlerde geride gözükse de Trump’ın seçimi kaybedeceğini iddia etmek güç. Daha 2 aydan fazla bir zaman var ve Trump’ın hamleleri henüz sona ermiş değil.

Ancak sanırım Joe Biden ve artık başkan yardımcısı adayı Kamala Harris’in Trump’a karşı dezavantajlarına rağmen arkalarına almaya çalıştıkları desteğin, Hobsbwam’ın standart bir başkanla öngörülebilir bir sistem vurgusunu işaret ettiğini ileri sürmek mümkün…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!