Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Geçtiğimiz gün Özbekistan’a ilişkin bir haber sosyal medyaya yer aldı ve ardından bir kısım gazeteler de bunu haberleştirdiler. Buna göre Özbekistan Başbakanının danışmanı Mehriddin Khairiddinov Suriye’nin kuzeyinde SDG, yani terör örgütü PYD kontrolündeki Kamışlı’da örgütün Dış İlişkiler sorumlusu Abdulkarim Omar ile görüşmüştü. Haliyle tepkiler yükseldi. Doğrusu Türkiye’nin hassasiyetleri açısından düşündürücü bir adım… Çünkü Özbekistan-Türkiye ilişkilerinin gerçekten çok güçlü olduğu bir dönem yaşanıyor. Özbekistan, Türk Konseyi’ne daimi üye olarak Türk Dünyasında ciddi bir itici güç haline geldi.

        Hal böyle olunca hemen telefona sarıldım bazı görüşmeler gerçekleştirdim. Öncelikle ziyaretin detaylarının Özbekistan kamuoyunda neredeyse hiç yankı bulmadığını belirtmeliyim. Sadece “Özbekistan’dan bir heyet, çocuklar ve ailelerinin ülkeye geri getirilmesi için Suriye’ye ziyarette bulundu.” ifadesine yer verildi.

        Aslında bu ziyaret bir süredir devam eden ve yoğunluğunu artıran geniş bir diplomasi çabasının devamı niteliğinde. Özbekistan Müslümanları Ruhani İdaresi müdürü Müftü Usmonkhon Alimov Haziran itibariyle yaklaşık 3 bin Özbek vatandaşının Orta Doğu'daki savaş bölgelerinde kaldığını söylemişti. Bu kapsamda daha önce Mehr-1" ve "Mehr-2" adıyla iki insani yardım eylemi gerçekleştirmiş ve 220 civarında kadın ve çocuk çatışma bölgelerinden getirilmiş. 30 Mayıs’ta 106’sı çocuk 48’i kadın 156 Özbek teslim edilmiş. O tarihte de teslimatın yapıldığı yer Kamışlı, teslimatı Özbek diplomatlara yapanlar da SDG sorumlularıymış. Son ziyaret çerçevesinde Suriye'deki Al-Hol ve merkez kamplarında kalan 100'den fazla Özbek ile görüşülmüş. BM hazırladığı raporlara göre sadece Al-Hol kampında yaklaşık 65.000 kişi bulunuyor ve bunların %15’i Suriye ve Irak dışından gelen yabancılardan oluşuyor.

        Başbakan Yardımcısı Tanzile Narbeyava “Suriye’deki vatandaşlarımızın çoğu kadın ve çocuklar. Birçok kadının kocası öldü. Kalanlardan bulaşıcı hastalıklardan ölenler oldu. Birçok kadının 3-4 çocuğu orada yanlarında.” dedi. Hükümet bu insani yaklaşımın yanı sıra bölgedeki vatandaşların radikalleşmesinden ve ülkeye olası dönüşlerinde bir güvenlik problemi yaratmalarından endişe ediyor. Zira Özbekistan ciddi bir süredir bu konuda çok hassas, ince eleyip sık dokuyor. Hatırlarsanız bir dönem BM nezdinde de eleştirilere uğramıştı. Şimdi Suriye, Irak ve Afganistan’daki vatandaşlarını geri getirmek ve adil bir yargılama yapmak istiyor.

        PYD bölgesine giden yetkili Özbekistan Başbakanının Göçmenlerden sorumlu danışmanı Mehriddin Khairiddinov…2017’den itibaren önce St.Petersburg'da, ardından Moskova’da başkonsolos olarak görev yapıyordu.

        Terör örgütü PYD ise kontrolü altındaki kampları hem diplomasi hem de bir takım istekleri için adeta koz olarak kullanıyor. PYD’ye yakın hesapların Özbek yetkiliyle görüşmeyi “İkili görüşmelerde Türkiye’nin müdahalesi konuşuldu.” şeklinde sundukları görülüyor. Açıkçası bugün Özbekistan’ın Türkiye’ye bakış açısı ve ikili ilişkilerin geldiği nokta dikkate alındığında böyle bir haberin bir provokasyon olduğunu düşünüyorum. Hatta Özbekistan’ın kendi vatandaşlarıyla ilgili hassasiyetini istismar edecek boyutta…

        BÜYÜKELÇİDEN HABERTÜRK’E AÇIKLAMA

        Konuyla ilgili Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi Alişir Azamhocayev’i aradım. Söylediklerini aynen aktarıyorum:

        “Bu ziyaret sadece Özbekistan’dan Suriye’ye giden vatandaşlarımızın tümünün geri getirilmesi için yapılmıştır. Suriye’deki diğer ziyaretlerin de bir parçasıdır. Hükümetimiz söz konusu kamplardaki vatandaşlarımızı hızlı ve güvenli şekilde getirmek istiyor. Bu görüşmeler neticesinde bir kısım vatandaşlarımız ülkemize getirilmiş durumda. Şunu özellikle bilmenizi isterim ki; biz her anlamda kardeşimiz Türkiye’nin terörle mücadelesinin yanındayız.

        İşte konuyla ilgili tespit ve değerlendirmeler özetle bu şekilde…

        Diğer Yazılar