Son Dakika

Obezitenin sınırları yeniden çiziliyor

20.01.2018 - 02:17 | Güncelleme:

 

SON yıllarda toplumun bir kesiminde zayıflama çılgınlığı başladı. Bu akım önce gençleri etkiledi, sonra giderek orta yaş kuşağına yayıldı. Orta yaş kuşağından insanların çoğu, kilosuna takıntılı, ya diyetisyene başvuruyor ya da ameliyat olmak için bir cerrahın kapısını çalıyor.

Bu operasyonlara kimlerin gerçekten ihtiyacı var, kim obez, kim değil bu konu tam bilinmiyor. Obezitenin sınırları dünyanın bilim çevrelerinde son günlerin önemli tartışma konularından.

NORMAL KİLOLULAR BİLE MUTSUZ

Son yıllarda zayıflama konusunda çok riskli bir algı yönetimi var. Aslında zayıflama amacının arkasındaki hedef; fazla kilolardan kurtulmak, obeziteye bağlı hastalıklardan korunmak ve daha sağlıklı olmak diye düşünülür. Oysa zayıflama konusunda oluşturulmaya çalışılan algı, estetik odaklı bir çizgiye çekiliyor. Hedef daha ince görünmek, daha fit olmak.

Moda dergileri, estetisyenler, bir bölüm bariatrik cerrahlar, bu algıyı bir yandan körüklüyor bir yandan da normal kilo, fazla kilo, obezite tanımlarını bilimsel kriterlerin altına çekmeye çalışıyor.

Birkaç gün önce ofisime, zayıf, incecik bir genç kız geldi. İki kilo fazlasının olduğunu, bu kilolardan bir türlü kurtulamadığını ve çok mutsuz olduğunu söyledi. Nişanlısıyla birlikte mayıs ayı için düğün randevusu almışlar, ama bu 2 kilo fazlalık nedeniyle gelinliğini seçmemiş. “Aylardan beri uğraşıyorum, sürekli spor yapıyorum, denemediğim yöntem kalmadı, ama bu kilolardan kurtulamıyorum” diyor. Panik içinde, sinirli. Yapılan vücut analizinde, vücut kitle indeksi, yağ oranı normalin alt sınırında. Her şeyin normal olduğunu izah etmek konusunda çok zorlandım.

Yapılan çalışmalar 15-30 yaş aralığındaki kilosu normal olan gençlerin % 80’inin kilosundan mutsuz olduğunu bildiriyor. Bu gruptaki gençlerin tamamına yakını bir ya da birden fazla kez internetten ya da medyadan okuduğu diyetleri denediğini söylüyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI KURALLARI NASIL DELİNİYOR?

Bu akım sadece gençlerle sınırlı değil. Artık orta yaş kuşağı da bu anaforun içine girdi. Ancak gençlerde ve orta yaş kuşağında kilo verme takıntısı biraz farklı. Genç kuşakta, genç kızlar kiloyu sorun ederken, orta yaş kuşağında daha çok erkekler bu konuyu takıntı haline getiriyor.

Psikologlar kilo takıntısı hastalığının temelinde beğenilme isteği ve kişisel narsisizim (kendinden hoşnut olma) tutkusunun olduğunu söylüyor. Geçenlerde bir hastamdan dinledim bu öyküyü: 55 yaşlarında, hafif kilolu bir erkek daha zayıf ve fit görünmek istiyor, ünlü cerrahi uzmanına başvuruyor.

Yapılan ölçümlerinde beden kitle indeksi Sağlık Bakanlığı’nın kriter olarak aldığı 35 değerinin çok altında çıkıyor. Ünlü cerrah, ameliyat yapamayacağını, ameliyat olmak istiyorsa gidip, yiyip, içip kilosunu 35’in üzerine çıkarmasını istiyor. 2 ay kilo alıyor, BKİ 35’in üzerine çıkıyor ve ameliyat oluyor.

Dikkat edilirse, bu hikâyenin hiçbir yerinde sağlık kaygısıyla cerrahi operasyon isteği yok, aksine hasta cerrahi müdahaleyi her türlü göze alıyor. Bu noktada iki önemli sorun var. Her obez sağlıksız mı? Obezite kriteri olarak vücut kitle indeksinin alınması ne kadar doğru.

Obezite sınırlarının yeniden çizilmesinde tartışmaların bir bölümü de obezitenin sağlığı ne ölçüde önemli etkilediği konusunda odaklanıyor.

Kimleri hemen zayıflama programına almalıyız, kimleri obezite cerrahisine göndermeliyiz, her obez gerçekten sağlıksız mı?

HANGİ OBEZ GRUPTA RİSK YÜKSEK?

Araştırmalar vücutta yağların batın boşluğunda ve iç organlarının etrafında toplandığı “visseral tip obezite”de, diyabet ve yüksek tansiyon riskinin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak yağların, göbekte deri altında, kalçalarda ve bacaklarda toplandığı obezite tipinde kardiyovasküler riskin çok daha düşük olduğunu, ağırlığa bağlı eklemelerde ve iç organlarda yük dışında sistemik hastalıklara neden olmadığı bildiriliyor. Bu tip insanlarda agresif zayıflatma yöntemleri ya da cerrahi bir müdahale faydadan ziyade zarar veriyor.

ULUSAL BESLENME PLAFORMUNUN RAPORU: OBEZİTE SINIRLARI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ

Ulusal Beslenme Platformu Genel Sekreteri Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol, obezite kriterleriyle ilgili ayrıntılı bir rapor hazırladı. Prof. Merdol diyor ki:

Yüz yıl önce Belçikalı Adolphe Quetelet tarafından yapılan Beden Kitle İndeks (Body Mass Indeks) tanımı artık tartışılıyor. Her bedenin taşıyabileceği ağırlık farklı. İnsanlarda yaş, cinsiyet, boy, kemik yapısı, günlük uğraşlar-egzersizler, hastalık varlığı gibi pek çok faktör kişilerin uygun kilolarının belirlenmesinde önemli rol oynar.

Bedenin taşıyabileceği kilo kabaca, BMI (Body Mass Index)-BKİ (Beden Kütle İndeksi) ile ifade edilir. BKİ, kilonun boyun karesine bölünmesiyle elde edilir (BMI= ağırlık (kg) / boy2). Örnek verecek olursak; boyu 1.60, kilosu 75 olan kişinin BKİ’si 29.7’dir.

Örnek: [BKİ= ...Kilo...= ....75..........= .....75...... = 29
(Boy2) 1.60x1.60 2.56

Bu formülle Dünya Sağlık Örgütü solda gördüğünüz tabloyu oluşturdu.

Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol, “Bu formülde sorunlar var” diyor. BKİ’ye göre ağırlık değerlendirilmesinde yaş durumu dikkate alınmamakta. Oysa yaşlara göre ağırlık değerlendirmesi yapılmalı.

Bu formülde genellikle yetişkin kişilerde BKİ 30’a kadar normal kabul ediliyor. Ancak yaş arttıkça erkek ve kadın için BKİ değerleri de değişir. Ortalama değerler, ideal kabul edilen değerler, ağırlık kaybı ve ağırlık kazanımı bireyden bireye değişebiliyor.

OBEZİTE TANIMINA YENİ ÖNERİ

BKİ’nin bugünkü yaşam koşulları çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesini isteyen Oxford Üniversitesi’nden matematik profesörü Nick Trefethen, Economist Dergisi’ne bir mektup yazıp BKİ formülünün yanlış ve karışıklığa neden olabileceğini belirtti.

Trefethen, BKİ’nin kısa boylular lehine, uzun boylular aleyhine sonuç verdiğini, bu nedenle bu formülde ağırlığın önce 1.3 gibi bir sabite ile çarpılmasını önerdi.

Yeni BKİ hesabı= 1.3 x ağırlık (kg) / boy (m)2.5

Yukarıda BKİ için verilen örnek, bu yeni BKİ formülüne uyarlandığında aşağıdaki sonuç çıkmaktadır.

Yeni BKİ= 1.3 x (75) / (1.60)2.5

Yeni BKİ= 97.5 / 3.2= 30.5

Trefethen, insan organizmasının çok kompleks bir yapı olduğunu, bu organizmanın tek bir figürle değerlendirilmesinin doğru olmayacağını söyledi. Yeni formüle ek olarak kişinin ağırlığının ne kadarının yağ, ne kadarının adale olduğunun belirlenmesinin çok daha doğru olacağını vurgulayarak, kişilerin fiziksel aktivite durumlarının, cinsiyetlerinin ve yaşlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini de belirtti. Prof. Merdol, yeni formüller için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

********

SONUÇ

TOPLUMDA zayıflama ve kilo verme konularında bilerek yanlış algı yönetimi var, bu yanlış algı başta gençler olmak üzere birçok insanı mutsuz yapıyor. Her obezite, sağlığı mutlaka ölümcül olarak tehdit etmiyor. Birçok obez, bu yanlış algıyla gereksiz yere metabolik cerrahi ameliyatı olup sağlığını riske atıyor. Ulusal Beslenme Platformu, mevcut obezite kriterlerinin gerçeği yansıtmadığını ve tartışma açılması gerektiğini söylüyor. Bu konuda yeni yöntemlere ihtiyaç var. Sağlık Bakanlığı’nın özellikle obezite cerrahisine alınma kriterlerini tekrar gözden geçirmesi ve yaşa göre düzeltme, yağ oranı ve dağılımı gibi yeni düzeltme kriterleri eklemesi gerekir.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000