Sizi bilmem ama Abu Dabi, benim çok sevdiğim şehirlerden birisi. Çölde yaratılan bir mucize. Yeşillikler içinde, hem modern, hem kendi dokusunu da koruyor. Farklı görüşler olsada Louvre müzesinin binası bile başlı başına bir sanat eseri. Yeni yapılan sahil otelleri ile önemli bir tatil bölgesi. Dubai’den daha sakin bir kent.

Abu Dabi, uluslararası tıp camiasının da yeni gözde kongre bölgelerinden birisi. Olağanüstü güzel bir kongre merkezi var. Bu merkezde geçen yıllarda Uluslararası Diyabet Federasyonu büyük bir dünya kongresi düzenlendi, dünyanın her tarafında 160’ın üzerinde ülkeden insan katıldı, katılan herkes çok iyi izlenimlerle ayrıldı. Abu Dabi bu kongreyi alabilmek için milyonlarca dolar kongreye destek oldu.

Tam da dünya kongre merkezlerinden birisi olma yolundayken birden tıp camiasını şaşkınlığa düşüren bir olay oldu.

BİLİMSEL KONGREDE KONUŞMACI ENGELLENİR Mİ?

Olaydan ben de bir genç kadının sosyal medyada dolaşan açıklaması ile haberdar oldum. Genç kadın, bir öğretim üyesi meslektaşımızın eşi. Açıklama, üzgün ama sakin, öfkeden uzak biraz kırılmış, biraz sitemkâr.

Açıklamanın kısa özeti şöyle “herkese merhaba, şu an Abu Dabi’deyiz. Neden buradayız? Çünkü eşim buraya bir bilimsel kongrede konuşma yapmak için çağırıldı. Ancak az önce kongrenin olacağı alana gelen resmi yetkililer tarafından kendisinin konuşma yapmasına izin verilmediğini öğrendim. Şimdi bunu buradan sizlerle paylaşmak istiyorum.”

Genç bayanın eşi bir Türk kalp damar cerrahı, genç cerrah Abu Dabi’ye I. Ortadoğu Venöz Forumu’na davet edilmiş. Toplantıda üç ayrı konuşması var. Forum devam ederken kongre merkezine hükümet yetkilisi olduğunu söyleyen kişiler geliyor. Genç bilim insanına konuşma yapamayacağı söyleniyor.

Kongredeki diğer Avrupalı bilim insanları konuşmalarını yapmasına rağmen genç cerrahın konuşmaları iptal ediliyor kürsüye çıkması engelleniyor.

BİLİM EVRENSELDİR, MİLLİYETİ OLMAZ

Bu olay bilim dünyasında aslında hiç de alışık olmadığımız, biraz da tuhaf bir durum.

Bu konuşması engellenen bu genç kalp damar cerrahı hem bilim insanı hem de hekim.

Bilimde çok önemli bir kural vardır. “Bilim evrenseldir, milliyeti olmaz.”

Çünkü bir bilim insanı yaşamını sadece bir bölüm insan için değil, tüm insanlığın gelişmesine adar.

Teknoloji alanında bilim insanları yaşam kalitesinin artırılması için, tıp alanında insan sağlığının korunması, hastalıkların önlenmesi ve yaşamın uzatılması için çalışır emek verir.

Hiç bir bilim insanı milliyet, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaz. Çalışmalarının sonuçlarından tüm insanlık yararlanır.

Nobel alan İngiliz Ernst Boris Chain, Alexander Fleming’le birlikte penisilini keşfettiğinde sadece İngiltere’de değil dünyada milyonlarca hastanın yaşamı kurtuldu.

Amerikalı Selman Abraham Waksman vereme karşı ilk etkili ilaç, streptomisini bularak çağın kanseri olan veremin yeryüzünden silinmesini sağladı.

Kanadalı iki bilim insanı Best ve Banting insülini keşfederek milyonlarca diyabetlinin yaşamını kurtardı.

Türk Bilim insanı Hulusi Behçet’in isminin verildiği Behçet hastalığını ilk kez tanımlayarak tedavinin yolunu açtı.

Tıp dünyasında bu güne kadar hiç bu Amerikalı, bu İngiliz, Türk gibi ülke ayırımı ya da Müslüman, Yahudi, Hristiyan gibi din ayırımı yapılmadı.

HEKİMLİK TÜM DÜNYADA ÖZEL BİR KONUMDADIR

Hipokrat yemini etmiş bir hekim, dünyanın her tarafında sadece kendi ülkesinin insanları için değil ayırım yapmadan dünyadaki tüm insanlara yardım eder, sağlığına kavuşması için destek olur, çünkü hekimler deontoloji kuralları içinde bu eğitimi alır.

Hiç bir hekim, meslek yaşamı boyunca hastaları arasında din, milliyet ya da ırk ayırımı yapmaz. Kardiyologsa kalp krizi geçiren hastası için yaşamını kurtarmak için dakikalarla yarışır, kim olduğu hangi ülkenin vatandaşı olduğu aklına bile gelmez. Cerrahsa ameliyat masasında bir insan vardır, onun kurtarılması lazımdır. Dahiliyeci ise öncelik hastanın sağlığındadır.

Benim ofisime dünyanın bir çok ülkesinden, İspanya’dan, Amerika’dan, Arap ülkelerinden Türki Cumhuriyetlerinden ve her dinden diyabetli hastalar gelir. Benim için muayene masasındaki hastanın hangi ulus ya da ırktan olmasının hiç bir anlamı yoktur. Hasta, önce bir insandır ve tek amaç ona yardımcı olmak, hastalığını iyileştirmek ve yaşam kalitesini artırmaktır. Bu kural sadece benim için değil ülkemizdeki tüm hekim ve sağlık personeli için geçerlidir.

Eminim ki bu kalp-damar cerrahı genç öğretim üyesi hekim, Arap ülkelerinden  Doğu Avrupa’dan, Türki Cumhuriyetlerden gelen bir çok hastanın kalp ameliyatına girmiştir izlemiştir ve sağlığına kavuşturmuştur VE AYIRIM YAPMAMIŞTIR.

BİLİMSEL KONGRELER SİYASET ÜSTÜDÜR

Uluslararası kongreler, bilimin gelişmesi için bilimsel araştırmaların, çalışmaların, görüşlerin sunulduğu çok önemli arenadır.

Bu toplantılarda, dünyanın kendi alanında en iyilerine konuşma verilir ve bu kongrelere katılan hekimler, bu konuşmacılarını dinler, sorular sorar, bilimsel tartışmalar yapılır.

Bilimsel kongreler genç bilim insanları için bir okuldur. Tıbbın ilgili alanında en yeni bilgilere ulaşır, dünyanın en iyileri ile tanışır ve bilgi alışverişinde bulunulur.

Dünyadaki tüm kongreler siyaset üstüdür, kongreye siyaset karıştırılmaz, Amerika’daki bir kongreye konuşmacı Rus diye, İsrail’deki bir kongreye konuşmacı Müslüman diye veya bir Müslüman ülkede konuşmacı Yahudi diye konuşmacının konuşma yapması engellenmez.

Çünkü tıp kongrelerindeki bilimsel tartışmalarda siyaset konuşulmaz, ülke politikaları konuşulmaz, cinsiyet ve din ayrımcılığı konuşulmaz. Konuşulan tek konu bilimdir.

40 yılı aşkın meslek hayatımda, katıldığım yüzlerce bilimsel kongrede davetli bir bilim insanının konuşmasının engellendiğine hiç şahit olmadım.

Ülkemizde yapılan bir çok kongreye Birleşik Arap Emirliklerinden konuşmacı katıldı. Konuşmalarını yaptılar, misafir edildiler. Diyabet kongrelerine katılan meslektaşlarımızla kalıcı dostluklarımız oldu.


SONUÇ

• Uluslararası bilimsel kongreler ülke siyaset üstü ve bağımsız toplantılardır, politika dışında bırakılmalıdır.

• Ülkemizden genç bir cerrahın uluslararası bir kongrede üç konuşma için davet edilmesi önemli bir olay, ama davetli olmasına rağmen meslektaşımıza yapılan uygulama bilim insanlarını üzdü.

• Abu Dabi deki kongrede genç cerrahın konuşabilseydi, eminim ki konuşmasının içeriği sadece bilimsel çalışmaları ve bilim alanındaki gelişmeler olacaktı. Siyaset olmayacaktı, politika hiç olmayacaktı. Bu konuşmadan da en çok konuşmayı dinleyen bilim insanları yararlanacaktı.

• Umarım ki bu olayda bir yanlış anlaşılma ya da yorum vardır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Sağlık Bakanlığı yetkililerinin bu yanlışlığı düzeltir, bu genç bilim insanı ve eşinin kırılan kalbini tamir eder.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938