Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bir dönemlerin ünlü sağlık magazincilerinin başlattığı ‘aşı karşıtlığı’ modasının balonu pandemiyle birlikte söndü.

Ama bu defada tam tersi oldu, pandemiyle birlikte aşı karşıtlığı modası, o aşıyı bulabilme paranoyasına dönüştü.

Son günlerde sürekli felaket tellallığı yapan Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı ile ilgili açıklamaları da bu işe tuz biber ekti, paranoyayı körükledi.

Korona aşısı bulamayan insanlar biraz da sosyal medyanın desteğiyle grip, zatürre aşısına hücum etti. İnsanlar aşı kuyruğuna girdi, stoklar tükendi, aşı bulunamaz oldu, artık insanlar aşı için rezervasyonla kabul ediliyor.

Her gün, grip ve zatürre aşısı olmalı mıyım, nereden bulabilirim gibi onlarca telefon alıyorum. Arayanlar sadece hastalar değil, yaşlılar değil, her kesimden her yaştan.

Ama işin garibi, yıllarca aşıyı savunan, aşı karşıtlarını çok ciddi eleştiren ben de, tam da bu noktada aşılara muhalif eğilimler başladı.

ZATÜRRE AŞISI KORONADAN KORUR MU?

Öncelikle bilinmeli ki zatürre aşısı koronadan korumaz.

Zatürreye yani akciğerde pnomöniye neden olan pnömokok bakterileri için üretilmiş aşının koronavirüsün neden olduğu akciğer enfeksiyonuna karşı koruyucu etkisini gösteren bilgi yok.

COVID-19 olmuş bir hastada zatürre aşısının hastalığın iyileşme süreci üzerine olumlu etkisi olduğunu gösteren bir çalışma da yok.

İkinci önemli nokta mevcuttaki zatürre aşıları farklı pnömokok tiplerinin neden olduğu pnömonilerin tamamında etkili değil, ancak bir bölümünde etkili. Yine de tamamı olmasa da zatürre aşısı toplumda en yaygın görülen pnömoni tipleri için koruyucu. Bu nedenle risk gruplarında ve yaşlılarda önemli.

Ayrıca hastalık sırasında ek olarak ortaya çıkabilecek süper enfeksiyonu yani COVID-19 a eklenebilecek bir ilave bakteriyel pnömoniyi engelleyebilir.

Bu nedenle 60 yaş üstü kişiler, kalp yetmezliği olanlar, diyabetliler, kronik böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar, KOAH ve diğer akciğer hastalığı olanlar kesinlikle zatürre aşısı olmalı.

Ancak hiçbir sağlık sorunu olmayan çocukların, gençler hatta orta yaş grubunun mutlaka aşı olmasına, aşı bulma kuyruklarında beklemesine gerek yok.

GRİP AŞISI BU YIL MUTLAKA ŞART MI?

Griple ilgili gözden kaçırmamamız gereken önemli bir nokta var.

COVID-19 salgını geçen yıl Kasım-Aralık’ta başladı. Tam da grip mevsimiydi ama geçen yıl grip salgını olmadı.

Grip virüsleri de koronavirüsler gibi. Sarılıp öpüşüp burun buruna olmadıkça koruyucu önlemler alınınca yayılmıyor.

Bu nedenle korona ile ilgili tedbirler uygulanabilirse bu kış ciddi bir grip salgını olacağını düşünmüyorum. Paniğe gerek yok.

Bu birinci konu.

İkinci konu, yine bilinmesi gerekir ki klasik grip aşısının COVID -19’a karşı koruyucu etkisi yok. Tedavide yararlı etkisi de yok.

Grip aşısı olmak için en önemli gerekçelerden birisi olası bir grip hastalığının COVID-19’la karışmasının engellenmesi. Bu doğru. Ancak grip aşısının bütün grip tiplerinde koruyucu etkisi olduğunu söylemek mümkün değil. Aşı olunsa bile bazı tiplerinin korona ile karışma olasılığı yine de var.

Ama yine de grip enfeksiyonlarına bağlı her yıl dünyada milyonlarca insanın öldüğünü unutmamak gerekir. Özellikle yaşlılarda kanser, kalp krizi, felç ve düşmeye bağlı kalça kırıkları ile birlikte grip enfeksiyonlarının en önemli ölüm nedenlerinden grip. Bu nedenle 60 yaş üstündekilerin, kalp, karaciğer böbrek hastalığı ya da şeker ayarı kötü, savunma sistemi bozuk kronik hastalığı olan kişiler aşı yaptırmalı.

Bunların dışındaki grup için koronavirüs salgını var diye grip aşısı bulamadım paniğine gerek yok.

KORONA AŞISI NE ZAMAN GELİYOR?

Mart ayında SARS-CoV-2 virüsünün aşısı iki yıldan önce bulunmaz gibi açıklamalar olunca bu görüşlere katılmadığıma dair bir yazı yazmıştım. Yazımda bu virüs doğal virüs değil de, koronavirüsün genetiği ile oynanmış şimerik yeni bir laboratuvar virüsü ise 6 ay içinde aşı ile ilgili açıklamalar gelir diye demiştim.

Gerçekten de bu yönde resmi açıklamalar olmasa da -ki böyle bir açıklama zaten hiçbir zaman olmayacak- bu virüsün şimerik bir virüs olduğuna dair görüşler çok güçlendi.

RNA virüslerine karşı aşı geliştirmek çok zor, bu bilinen bir gerçek, ama buna rağmen altı ay geçmeden 9 aday aşı çalışması araştırmalarını son aşamaya, yani üçüncü faza taşıdı.

Aşıda en erken davranan ülke Rusya oldu, “Sputnik-V” adını verdiği korona aşısını bulduğunu açıkladı ve onay verdi ve kullanıma başladı.

Tıp dergisi Lancet'te yayınlanan bu aşıyla ilgili yayında, aşı denemesine katılan bireylerin tümünde virüse karşı mücadele edebilecek bir bağışıklık tepkisi oluştuğu ve ciddi bir yan etki görülmediği bildirildi.

Ancak aşı, en önemli aşaması olan üçüncü faz yani insan çalışmalarını tamamlamadığı için henüz dünya genelinde onay almış değil.

Bu nedenle Rusya Sağlık Bakanlığı etik kurulu üyesi Profesör Alexander Chucalin, Rusya'nın yeni aşısının yeterince test edilmediği nedeniyle istifa etti.

Aşı çalışmalarında en önemli iki kriter etkinlik ve güvenirlilik. Geçmişte büyük umutlarla çıkan ve ciddi yan etkileri nedeniyle pazardan çekilen onlarca aşı örneği var.

Nitekim birkaç gün önce en güçlü aşı adaylarından olan ve İngiltere’de çalışmalarını yürüten Oxford ve Astra Zeneca grubu üçüncü faz insan denemelerinde beklenmeyen bir yan etki nedeniyle çalışmayı geçici olarak durdurduğunu açıkladı.

Buna rağmen çok ciddi gruplar aşı çalışmalarını sürdürüyor.

Bunlardan en önemlisi olan Almanya’daki BioNTech ve Pfizer grubu çalışmalarını tamamlamak üzere.

BioNTech şirketinin kurucu ortağı çalışmalarını Almanya’da yürüten Türk bilim adamı Prof. Uğur Şahin.

ABD Sağlık Bakanı Alex Azar, aşının onay alması halinde üretimin Aralık 2020’de başlayacağını ve üretimin başlamasının ardından ABD’nin 100 milyon doz daha aşı alabileceğini belirtti.

Öte yandan Çin kökenli Sinovac Biyotek grubu “CoronaVac” adını verdikleri aşının ikinci fazda çok başarılı olduğunu ve üçüncü faza geçtiklerini açıkladı.

Amerika da bu yarışta. Pittsburg Üniversitesi’nde aşı çalışmaları yürütülüyor. Yine Johnson&Johnson grubu "Ad26.COV2.S" adını verdiği aşı adayı ile ilgili üçüncü faza geçti ve Amerikan Sağlık Bakanlığı ile 1 milyar dolarlık ön anlaşma imzaladı.

Şimdi gündemdeki asıl sorun korona aşısının ne zaman pazara çıkacağı.

Daha şimdiden korona aşısı Amerikan seçimlerinde de malzeme oldu. Korona salgınının çok prestij kaybettirdiği başkan Trump birkaç gün önce bir açıklama yaptı ve Ekim ayında korona aşısının bulunacağını ve halkı aşılamaya başlayacaklarını iddia etti. Bu mümkün mü, bence zor.

Benim kişisel tahminim korona aşısının Amerikan seçimlerinden önce değil, seçimlerden sonra muhtemelen pandeminin başlangıcının birinci yılında Aralık ayı içinde onay alacağı yönünde.

İzleyip göreceğiz.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • haberci99 16 gün önce En acıklısı da zatürre aşısı kuyruğunda korona kapmak olmalı
    CEVAPLA
0:00 / 0:00