Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


Birçok işyerindeki erkek hakimiyetine ve fırsat eşitsizliği yaratan erkekler arası dayanışmaya karşı düşünülmüş alternatif işyeri örgütlenmesi ‘Wing’ deneyiminin kontrolü International Workplace Group adlı uluslararası holdinge geçince feminizmin kapitalizm içindeki yeni iş örgütlenmesi çabasının da sonuna maalesef gelinmiş oldu.

Wing deneyiminin ne olduğunu anlayabilmek için Hillary Clinton’un kazanacağının sanıldığı ama Trump’ın şaşırtan zaferi le sonuçlanan seçimin oy sayımının yapıldığı geceye gitmeliyiz..

ALTERNATİF FEMİNİST İŞYERİ

Tam da o gece sadece kadınlar için örgütlenmiş alternatif çalışma mekanları olan Wing’in kısa sürede sayıları 11’e ulaşması beklenilen ilk işyeri modelinin açılması günüydü.

Kendilerine iş kurmaya çalışan veya kurulmuş işini büyütmek için uğraşan genç kadın patroniçelerin rahat çalışabilecekleri, kadınlar arası dayanışma ortamının koşullarının olduğu erkeksiz işyeri ortamlarıydı bu Wing.

Tamamen kadınların özel ihtiyaçlarına göre tasarımlanmış bu alternatif işyerlerinde lüks markaların makyaj ve bakım malzemeleri de bol miktarda bulunduruluyordu ve ayrıca kadınların dinlenmesi için kafeler de vardı.

GENÇ KADIN PATRONİÇE

Kız patroniçe (girl boss) kavramı ilk kez Nasty Girl (Kötü Kız) markasının kurucusu Sophia Amuroso tarafından kendi hayat deneyimine uygun bir kavram bulmak için kullanıldı. Netflix daha sonra Girl Boss adıyla Amouroso’un hayatına dayanan filmi çekti.

2006 yılında Amuroso okumakta olduğu mahalle arası yüksek okulunu (community college) bile bitiremeden bırakmış, otostop yaparak gezmeye çalışan, boş vakti bol 22 yaşında bir geç kızdı. Biraz harçlık kazanmak için e-bay'den satış yapmak üzere bir kadın kıyafet markası yarattı ve funk şarkıcı Betty Davis’in 1975 albümünün adı olan Nasty Girl’ü markasının adı yaptı.

Bu marka kısa sürede 60 bin kült izleyici sahibi oldu ve marka global düzeyde de uyandırdığı merak üzerine satışlarını arttırdı. 8 yıl sonra Nasty Girl markası 100 milyon dolara satıldığında şirketin Los Angeles’ta 7 bin metrekare büyüklüğünde bir merkezi ve 350 çalışanı bulunuyordu. Markanın ayrıca Facebook ve Instagram’da bir milyonun üzerinde takipçisi vardı.

FEMİNİST MÜCADELENİN YENİ EVRESİ

İşte Wing işyeri örgütlenmesi 'kız patroniçe’nin başarısını tekrarlamak isteyen genç kadın girişimcilerin erkek kültürünün engellemelerine takılmadan çalışabilmeleri ve dayanışabilmeleri için planlanmıştı. Ancak feminist mücadelenin yeni bir evresini oluşturacak bu güzel fikir maalesef ilk geceden bile şansız başlamıştı.

Çünkü yeni bir iş ortamı, bir alternatif iş örgütlenmesi olması gereken Wing deneyiminin ilk işyeri açılışı seçim gecesine denk geldiğinden girişimci genç kadın dayanışması ortamı olmak yerine kadın başkanın kutlanacağı bir ortama dönüşüverdi. Sonra da Hillary Clinton seçimi kaybedince genç kadın gücünün hep birlikte kutlanılacağının umulduğu bir gece aniden mutsuzluk ve hayal kırıklığının yaşandığı yere dönüşüverdi.

Daha sonra açılan Wing işyeri ortamlarında da beyaz kadın egemenliğinin olduğu ve siyahi kadınlara karşı ayrımcılık yapıldığı söylentileri çıkmaya başlayınca kız patroniçe deneyimin ve Wing işyeri örgütlenmesinin ne yazık ki erken sonu yaşandı ve Wing'in de bir uluslararası holdingin kontrolüne geçmesiyle bu alternatif feminist girişim güzel bir düşünceye dayandığı halde sonuna kadar götürülemedi.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00