Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Son zamanlarda bir uykusuzluk durumu başladı. Çocukluğumdan bu yana uyku düzenimin harika olduğu söylenemez ama son durum daha vahim. 2-3 saatlik uykudan sonra sabaha karşı en sevimsiz saatlerde uyanıp oturuyorum. Son uykusuzluk alacakaranlığımda bugün ana noktalarını tekrar yayınladığım 7 yıl önce yazmış olduğum 'Dağınık yatak’ başlıklı yazımı okudum.

Dinamik gündemler nedeniyle son günlerde beynimde çok fazla koşuşturma var. Beynimdeki koşuşturma 4x100 bayraklı yarışa benziyor. Koşu yapanlar hiç yorulmuyor, çeşitli kulvarlardaki koşucular hep zindeler. Yani gelişmeler, yapılacak işler hiç durulmuyor.

Beynim direniyor ve yorulmayı reddediyor; olayları, koşuşturmayı yakalamaya çalışıyor. Başarılı oluyor mu bakıp göreceğim, ama şimdi beni uyutmadığı kesin. Bir de galiba deneme yazarlarının ele aldıkları konularda birçok değişik sanat dalında bağlantıları devamlı aramak zorunda olmaları galiba onların beynini yorabiliyor. Saul Bellow'un denemelerini toparladığı çalışmanın adı olan 'There is Simply Too Much To Think About' (Üzerine Düşünecek o Kadar Fazla Şey Var Ki) bile içinde bulunduğumuz ruhi durumu anlatmaya yetebilir sanıyorum

Loş ışıkta otururken insanın biraz önce kalktığı dağınık yatağını seyretmesi tuhaf düşüncelere yol açabiliyor. Leonard Cohen, "Chelsea Hotel No. 2" adlı şarkısında dağınık yatağına bakarken Janis Joplin olması gereken bir kadınla o yatağında daha önce oral seks yapışını hatırlar.

Bu dağınık yatak görüntüsünün hoş tarafı olabilir, ama işin karanlık yönü de var. Dağınık yatak görüntüleri, artık orada olmayan insanı anlatır. Dolayısıyla dağınık yatak resimleri, o resimde artık olmayanı yani ölümü en iyi anlatan fotoğraflar kabul edilir.

Dorothea Lange, fotoğraf üzerine verdiği derste öğrencilerinden içinde insan bulunmayan ama insanı anlatan fotoğraflar çekmelerini istediğinde, eline çok sayıda dağınık yatak fotoğrafı gelmiştir.

Dağınık yatak, artık orada bulunmayan insanı anlattığından, yani kendimi düşündürdüğünden ve daha da kötüsü, yapılmamış, öylece bırakılmış yatak ölümü çağrıştırdığından, uykusuzluğum geçmezse -ki geçecek gibi de görünmüyor- bundan sonra insana ceza gibi gelen bir saatte yine uyandığımda kalkıp masama oturmadan önce yatağımı da toplayacağım.

Konuyu teorik düşünmeye yardımcı olması için Susan Sontag'ın 'On Photography' kitabının 'Melancholy Objects' bölümü (sayfa 51) tekrardan okunabilir. Roland Barthes'in 'Camera Lucida (Reflections on Photography)' kitabının 16'ncı sayfasındaki 'The Spectator:Chaos of Tastes' bölümü de dağınık yatak fotoğraflarına bakmayı teorik olarak düşünmeye yardımcı olabilir.

Dağınık yatağın aksine yapılmış yatağın insanı güzel şeylere çağıran bir yanı da var. Belki de kafamdaki koşuşturmaya bu görünüm biraz huzur verebilir. Hatta otel odalarındaki düzgün yapılmış yatakların seksi çağrıştırdığı bile söylenebilir.

SANATI BİTİREN SANAT

Taşıdığı karanlık anlamlar nedeniyle dağınık yatakların sanat olması potansiyeli çok yüksektir. Bu yüzden fotoğraf ve sinema sanatında sıkça dağınık yatak görüntüsüne başvurulur.

Dağınık yatak objesini bir potansiyel sanat olmaktan çıkaran isim ise Tracey Emin'dir.

Tracey Emin kendi dağınık yatağını Tate Müzesi'nde 1998 yılında sergiledi. Görüntü o kadar iticiydi ki bu sergiden sonra dağınık yataklar, fotoğraf sanatçılarının ilgi alanı dışına çıktı diyebiliriz.

Tracey Emin'in 'dağınık yatak'ın burada görebilirsiniz.

Bu sanatsal kopuş anına kadar birçok önemli foto sanatçısı yatak fotoğrafı çekmeye özel önem vermişlerdir.

Örneğin Walker Evans'ın çekmiş olduğu New York'taki ucuz gecelik konaklama evinin odasındaki yatağın fotoğrafı üzerinde çok tartışılmıştır. Fotoğraftaki yatak dağınık bırakılmamış olsa da içinde bulunduğu oda o kadar iç karartıcıdır ki görünümü Tracey Emin'in sergilediği dağınık yatağı kadar itici olabilmektedir.

Walker Evans'ın 'dağınık yatak' fotoğrafını burada görebilirsiniz.

Yazar John Cheever bu fotoğrafın insanın içini neden bu kadar karartabildiğini anlayabilmek için aynı odada o yatağın üstünde bir gece bile geçirmiştir.

Stephen Shore fotoğrafta rengi kullanması ile meşhur bir fotoğraf sanatçısıdır. Bu yeteneği maalesef dağınık yatağın en berbat halini ona fotoğrafta göstermesine imkan vermiştir.

Stephen Shore'un 'dağınık yatak’ fotoğrafını burada görebilirsiniz.

Onun çektiği dağınık yatak fotoğrafındaki yatağın 6 aydır temizlenmediği söylenir. Bu yüzden tüm renkler sararmış ve kahverengiye dönüşmüştür. Bence verdiği iğrençlik hissi bakımından Tracey Emin'in sergilediği yatağı aratmayan bir görüntü bu. Ben en iyisi zevksizlik estetiksizlik kıyısında dolaşmaya başladığından bu konuyu artık bırakıp düzgün, toplanmış yatağın anlamını irdelemeye geçeyim. Bunun sonuçlarını da umarım yarın yazacağım.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • pembepanter 7 gün önce Yalnız değilmişim demek ki; "otel odalarındaki düzgün yapılmış yatakların seksi çağrıştırdığı bile söylenebilir." cümlesinin altına imzamı atıyorum!
    CEVAPLA
0:00 / 0:00