Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kabul edilsin ya da edilmesin... Gerçek şu ki; bugün elde edilen diplomatik başarı, Türkiye’nin sahadaki gücünün masadaki yansımasıdır. Harekâtın başlatılmasıyla risk alındı; ama neticede büyük bir kazanç elde edildi.

Türkiye gerek bekası gerekse uluslararası pozisyonunun itibarı açısından dün çok başarılı bir anlaşmaya imza attı...

Neydi Barış Pınarı Harekâtı’nın hedefi?

Türkiye ve ABD tarafından kurulan güvenlik mekanizmasının güvenlik endişelerimizi gidermemesi nedeniyle başlatılmıştı bu harekât...

Suriye’nin kuzeydoğusunun terörden temizlenmesi, burada bir güvenli bölge kurulması ve Suriyeli sığınmacıların dönüşünün sağlanmasıydı amaç.

Ulaşıldı mı peki?

Elbette!

Türkiye’ye gelen ABD heyeti, gün boyunca yapılan toplantılarda Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını anladığını ve gidermeye istekli olduğunu ortaya koydu.

Biz de bu iyi niyete karşılık 9 Ekim’de başlayan sınır ötesi operasyonu beklemeye aldık.

Tabii mutabakatın uygulanıp uygulanmadığını denetleyeceğiz bunun altını kalın kalın çizelim...

Bilindiği üzere PKK terör örgütüne verilen ağır silahların toplanması, örgütün sözde tahkimatlarının yok edilmesi, Türkiye’nin uzun zamandır talepleri arasında bulunuyordu.

Bu anlaşma ile bu sağlandı.

Bu arada tabii Obama yönetiminin terör örgütüyle kurduğu gayrı meşru ilişki nedeniyle ortaya çıkan güvenlik tehdidi kontrol altına alındı.

Yapılan anlaşma gereği güvenli bölge tek başına Türkiye tarafından kontrol edilecek hatırlatayım...

Bir başka deyişle sahayı tek kurşun atmadan biz kontrol edeceğiz.

(Bu da harekâtın hedefleri arasında bulunuyordu.)

Ayrıca dünkü diplomasi zaferi Türkiye’nin NATO üyeliği tartışmasını da sona erdirdi.

Güvenlik tehditlerine karşı ortak savunma vurgusu yapıldı ve terör örgütlerine mesaj verildi.

Ve nihayetinde sınırlarımızda terör koridoru oluşturma projesi sekteye uğratıldı...

***

İkizler burcundan kaynaklı değil bu tutarsızlıkları!

Astrolojiye merakım vardır ama Batı astrolojisinden çok Vedic Astroloji denilen Doğu astrolojisini daha gerçekçi ve inandırıcı bulurum.

Ve genel burçlar üzerinden analizlerin de sağlıklı olmadığını düşünürüm.

Dün Türkiye’nin en çok okunan, en saygın ve etkili internet gazetesi www.haberturk.com Trump’ın astrolojik haritasına dair güzel bir haber hazırlamıştı.

ABD Başkanı’nın bu tutarsızlıklarının İkizler burcu olmasına bağlayan Bilge Nur Akan’ın haberinin linkini dikkatinize sunuyorum.

Çalışma güzel ama Bilgeciğim kusura bakmasın bir noktada itirazım var.

Adamın bu tutarsızlıklarının, ayarsızlıklarının nedeni İkizler burcundan dolayı değil!

İkizler burcunun genel karakteristik özelliklerini taşıyor olabilir Trump…

Neşeli, heyecanlı, iletişimde güçlü vesaire gibi…

Ama Vedic Astrolojiye göre Trump’ın bu hal ve hareketlerinin çok daha farklı sebepleri var.

Çok sevgili kardeşim ve Vedic Astroloji’de hakikaten analizlerine çok güvendiğim Can Aydoğmuş’a sordum.

Sağolsun kırmadı beni ve Trump’ın doğum haritasını analiz etti.

Vakit dar olduğu için çok uzun olmadı ama ABD Başkanı’nın mevcut durumunun sebeplerini net bir şekilde analiz etti.

Aynen aktarıyorum Can’ın söylediklerini…

“Donald Trump’ın dengesizliklerini İkizler burcundan kaynaklı olduğunu söylemek çok yanlış olur. Bunu böyle okumak bir anlamda bütün İkizler burçlarını da aynı kefeye koymak ve bütün İkizler’i dengesizlikle ve tutarsızlıkla suçlamak anlamına gelir!

Trump’ın doğum haritasını açtığınızda zaten ilk göze çarpan şeyin Marsının birinci evinde ve Aslan burcunda olması…

Bu fevri sert çıkışlarını ve çabuk sinirlenen ama sonra birden sönen en büyük nedeni kesinlikle Mars’ın haritasındaki konumu.

Ancak son zamanlarda bu kadar tutarsız ve dengesiz olmasının asıl nedeni her insanın 30 yılda bir yaşadığı en zor dönemlerden biri olan Sadesati yaşıyor.

Mars’ının konumu bir de üzerine toplam 7.5 yıl süren Sadesati Trump’ı istemediği bir karakter olmaya zorluyor.

Aslında doğum haritasına göre Trump çok sevecen, iyi bir insan ancak bu dönem hiçbir şey onun kontrolünde olmadığı için maalesef saçmalıyor.

Ve kötü olan şey bu dönemi 2020 Şubat ayının sonuna kadar devam edecek.

Şubat’tan sonra çok rahatlayacak ama 22.10.2023 tarihinde çok daha zor bir dönemi başlayacak ve bu zor dönem de 27.09.2024 tarihine kadar devam edecek… “

Sözün özü efendim…

Bugünden hesap yaparsak eğer daha 4.5 ay dünya Trump’ın deliliklerini izlemek ve katlanmak zorunda olacak.

İnanırlar ya da inanmazlar bilemem ama ben Türkiye’nin yerinde olsam…

Şubat sonuna kadar Trump ile olan ilişkimi ya tamamen askıya alırım…

Ya da onun tüm dengesiz ve ayarsızlıklarını yokmuş gibi sayarım... 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • yurtyapan 1 yıl önce Neyse Astrokoji bölümü hariç çok güzel yazı,
    CEVAPLA