Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yaşar Nuri Öztürk, Türkiye’nin az yetiştirdiği din bilginlerinden biridir. Sadece konferansları ve gazetelerdeki makaleleri ile değil, sayısını bilemediğim kadar kitabıyla da herkese ulaşmaya çalışır.

        Hedefi her zaman, Kur’an’ı ve Allah’ı kullanarak amacına ulaşmaya çalışan sahte dinciler olmuştur. Bunların, Allah’a ortak koşan yani şirk içinde olan günahkarlar olduğunu söyler...

        Üç yıl önce ilk baskısı çıkan bir kitabını yeni okudum. Bu kitapta yazdıklarından sizlere bazı özetler vererek sizin de bu kitabı okumanız için çağrı yapmak istiyorum.

        Biliyorum ki, eğer okursanız, bu kitapta toplumumuzdan ve çevrenizden çok kişinin var olduğunu göreceksiniz.

        Kitabın adı: “Din Maskeli Allah Düşmanlığı; ŞİRK ve Şirke Tepkinin Felsefeleşmesi: DEİZM”

        Öncelikle şunu belirtmeliyim; Yaşar Nuri Öztürk bir İslam bilgini olsa da, her kitabında sadece İslam’dan değil, tüm dinlerden felsefi yorumlar bulunur.

        Bu nedenle onun kitaplarını okuyan; ister Hıristiyan, ister Yahudi, ister ateist, isterse deist ya da uzak doğu dinlerinden olsun, herkes bir şeyler öğrenir.

        HER DİNİN SÖMÜRÜCÜSÜ

        Yaşar Nuri, “Kur’an’ın temel düşmanı şirktir,” diyerek sahte dinciliğin ne denli bir günah olduğunu örneklerle anlatıyor.

        “Hz. Muhammed’in baş düşmanı olan Mekke oligarşisi, şirk içindeydi. Hz. Musa’nın, İsa’nın savaşları da, dinsizliğe karşı değil, sahte bir dine karşıydı. İsa’yı dinsizler, ateistler değil hahamlar çarmıha germiştir.”

        “Kur’an’ın tanıttığı din, bir ibadetler ve tespihler dini değil, zulme, azgınlığa, haksızlığa, talana, kısaca; şer ve şirk kodamanlarına karşı olan dindir,” diyor ve kitabın bir yerinde şöyle söylüyor;

        “Eğer din, ibadet ve namazdan ibaret olsaydı Tanrı, Maun Suresi’nde; ‘Lanet olsun o namaz kılanlara ki, namazlarından gaflet içindedirler ve riyakarlık sergilemektedirler,’ demezdi.”

        Kitaptan öğrendiğimize göre, Peygamber öldükten sonra Hz Ayşe’ye, çevresindekilerden biri, yaptığı uygulamalar nedeniyle eleştirel bir soru sorarak;

        “Bu konuda Hz. Peygamber şöyle yapmıştı. Siz niçin başka türlü yapıyorsunuz?” demiş.

        Hz. Ayşe de; “Allah’ın elçisi onu o zaman öyle yaptı,” demiş ve eklemiş:

        “Çünkü şartlar öyle gerektiriyordu. Eğer bugün yapsaydı, öyle değil bu şekilde yapardı.”

        Dinlerin çağa uygunluğu olamaz diyenler için, herhalde ders niteliğinde bir yanıt!

        DEİZM’İ KUTSUYOR VE ELEŞTİRİYOR

        Hemen her kitabında olduğu gibi, Yaşar Nuri bu kitabında da deizmden söz ediyor.

        “Deizm, yani ‘Tanrıcılık’, laikliğin bir tür felsefesidir,” diyor, ve ekliyor;

        “Deizm, dinci zihniyetin ve din üzerinde hegemonya kuran ‘Allah ile aldatma odaklarının’...insan hayatından sökülüp atılması meselesidir.”

        Bir alıntı daha yaparak bitirelim.

        “Semitik dinlerde peygamberler, özellikle Musa, İsa ve nihayet Muhammet, Allahtan daha üstün bir konuma getirilmiştir. Bunu hiç saklamayalım! Nedeni belli; Bunu yapanlar, peygamberleri basamak yaparak inşa ettikleri mabet ve ibadet hayatı ile kitleleri çok daha kolay sömürmektedirler.”

        Lütfen bu kitabı okuyun! Göreceksiniz ki, çok şey öğrenmiş olacaksınız.

        Ama Yaşar Nuri’nin bu kitabından önce okumanız gereken kitabı, “Allah İle Aldatmak” olsun...

        Diğer Yazılar