Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Nereden çıktı şimdi bu dediğinizi duyar gibiyim ama bilin ki benden değil, çağımızın en büyük protest düşünür militanı Che Guevara demiş bunu..

        Benzetmenin ruhu da şöyle tarif ediliyor..

        Yağmur komünisttir çünkü herkese eşit yağar, rüzgar ise kapitalisttir; zayıf olanı yıkar.”

        İkisinin ortasına da liberalizm dersek ılık bir havayı kastetmiş olabilirim, diyelim..

        Günümüzün acımasız ve biraz da vahşi ekonomisi ‘orta direk’ diye çıkılan yolculukta ortada direk mirek bırakmadı..

        Sadece Salazar’ın Portekiz’i yarım asıra yakın yönettiği faşizm’in “3F” formülü değişmeden kaldı.

        Halkı oyalamanın karşılığı biraz maç, biraz survivor, soslanmış yetenek sizsiniz, az kadın ve izdivaç programı derken huzurumuza deforme edilmiş yorgun insan modeli çıkarttı..

        Televizyon merkezli bir hayat dayatıldı ve biz de onunla bir güzel uyur olduk. Kimi zaman hayal kurdurur, kimi zaman trafik kazası kıvamındaki tartışma programlarını koyar önümüze, büyük metropolün iş çıkışı 2 saatten fazlasını yolda geçiren familyasına da iki-üç saatlik bir televizyon avuntusu bırakır..

        Bu avuntu o kadar yüzeyseldir ki, adına ‘soap opera’ yani bizdeki adıyla ‘sabun köpüğü’ deriz. Zaten bu nedenledir ki 18 madenciyi hemen unuttuk.

        Utancından yerin dibine girmesi gerekenler; acaba yerin altı madenci dolu olduğu için mi oraya girmek zahmetine katlanamıyorlar.

        Fado-fiesta-futbol

        Fado arabik kökenli acılı müzik türü. Ağırlığı arabesk diye kabul ediliyor. Her türlü acı mezedir bu türe ve insanlar kendi acılarını, bir başkasının daha çok acı çektiğini dinleyerek avunur. Mantık bunun üzerinedir..

        Amalia Rodriguez, Monica Molina, Buika..

        Bizimkileri saymıyorum bile..

        Fiesta festivalden geliyor. Her yörenin bir festivali vardır; bilirsiniz..

        Kiraz festivali, karpuz festivali, altın portakal gibi..

        Yok Akçakoca festivali, yok Tekirdağ festivali gibi..

        En az bir hafta heba edilir, iki-üç sanatçıya kurban bir gece ve belediye başkanının verip aldığı plaketler ve küçük bir konuşması amaçlanır..

        Yöre halkı da eğlenir ve avunur..

        Futbol ise başka bir silahtır ve en güçlüsüdür..

        Üç gün sürer gelecek maçın konuşması. İki gün maç öne ve sonrasıdır. İki gün de maç sonrası takılma, kızdırma veya rakibinin kafasına kırma ritüellerine ayırdık mı, gitti mi size bir hafta daha..

        Zaten hemen yenisi başlar arkadan..

        Bu kapitalizmin bir sert rüzgarıdır ve yıkar geçer adamı..

        Yağmur’un eşitliği ise görecelidir..

        Ya bir şemsiyeniz, ya da yağmurluğunuz yoksa donunuza kadar ıslanırsınız..

        İyisi mi avunmaya devam..

        Osman önce davrandı..

        Kadim dostum ve kardeşim Osman Gençer hazırlandığım bir yazıyı benden önce davranarak sizlerle paylaştı.

        TOKİ’nin Çeşme’ye acımasız saldırısı ve betonlaştırma çabası..

        Valilik onay verdi ve “çevre etki değerlendirme raporuna gerek yoktur” mührünü basıverdi. Konutlar zemin+1 olacaktı, yani iki katı geçmeyecekti, oysa şimdi en öne 6 katlı ve üstü; onlarca bina yapılacak..

        Ayrıca Reisdere’de 1.153 konutluk proje arsaya tabelayı asmış bile..

        Güzelim Çeşme elden gidiyor ve ben de Osman’a destek vererek duruma katkıda bulunayım istedim..

        Seba’ya ayıp ediyoruz

        Biri hakemin soyunma odasını basmaktan söz eder.

        Gerekirse yine basarım deme cüretindedir.

        Bir diğeri sahaya meşale yağdırır, bizi cümle aleme rezil eder.

        Öbürü meslektaşının gırtlağına sarılır.. Bir başkası koridorlarda küfürleşir.

        Rakip hocaya, maçın hocasına hiç fark etmez her dilde küfür gırla gider. Sonra da adına ‘Süleyman Saba yılı’ deriz öyle mi?

        Bre insafsız.. Bre vicdansız..

        Sen kalk evinin bahçesindeki suyu ‘marka su´olarak pazarla..

        Hijyen sıfır..

        Kalite kontrol sıfır..

        Maliyet sıfır..

        Eh tabii ki insanlık da sıfır..

        İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, kendilerine gelen bilgi doğrultusunda, Menderes-Gümüldür arasındaki Trafo mevkisinde park halindeki damacana yüklü bir kamyoneti takibe alır. Kamyonet sahibi A.T’nin, kendi arazisinde çıkan doğal kaynak suyunu markalı damacanalara doldurup, yasal olmayan yollardan piyasaya sürdüğünü saptar. Baskın yapan jandarma ekipleri, 42′si dolu, 40′ı boş 82 damacana ele geçirir.

        Gözaltına alınan A.T’nin bu suyu, markalı suymuş gibi vatandaşlara pazarladığı tespit edilir. A.T. hakkında yasal işlem başlatılır.

        Ve bu adam serbest bırakılır..

        Cem Ceminay’ın dediği gibi ‘canım Türkiyem..’.

        Jandarma komutanlığı yetkilileri, vatandaşların içme suyu ihtiyaçlarını güvenilir firmalardan karşılamalarını, damacanaların ambalajları ile kapaklarını kontrol etmelerini, tereddüt ettikleri ürünler hakkında kendilerine ihbarda bulunmalarını istedi.

        Aşkın duası..

        Duası da olur bedduası da..

        Sevgilisi olanın olmayanın.. Olup da yok gibi olanın.. Yok da var gibi olanın.. Olmayıp da çok isteyenin.. Oluyor da ne oluyor diyenin..

        Olduğu için çok mutlu olanın..

        Olmadığı için daha mutlu olanın..

        Onsuz olamayanın ve onunla da olamayanın..

        Gönlü hep mutlulukla dolsun..

        Düz mantık

        Neden aşk hep edebiyat ile başlar, fizik ve biyoloji ile gelişir ve mutlaka matematik ile biter.. Duygu başta, hesap sonda.. Oysa hesap başta duygu sonda olsa, ortası nasılsa olmaz mı?.. Bana biri anlatmalı bunu..

        Bir söz

        Ok gibi doğru ve dürüst olursan uzağa atarlar seni, yay gibi eğri olursan da; elde tutarlar seni... (Anonim)

        Diğer Yazılar