Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yaşayarak öğrenmek diye bir şey var…

        Son zamanlarda çocuklarını icra marifetiyle gören babaların başlattığı bir kampanya var. Boşandıkları eşlerinin kendilerine çocuklarını icra marifetiyle göstermelerinden yakınarak yasanın değiştirilmesini talep ediyorlar.

        Haklılar.

        Boşanma, çiftler arasında oluyor. Çocukların bu durumdan en az etkilenmesi için, çocuğun düzenli olarak babasıyla da görüştürülmesi gerekir.

        Benim dikkat çekmek istediğim konu ise durumun öteki yüzü.

        Çocuğunu seven, ilgilenen, geleceğini ve psikolojisini düşünen bir anne, evlilik sürecinde ne yaşadıysa yaşasın çocuğunun babasıyla görüşmesini engellemez.

        Tam tersi, çocuğunun ruh hali için babasıyla görüşmesi için imkan yaratır.

        Ancak, bu kadar çaba sarf eden bir anne, çocuğunu düzenli bir şekilde görmeye gelmeyen, çocuğun üç kuruş nafakasını ödemeyen, çocuğunun yanında anneye hakaretler ve küfürler savuran bir baba profili karşısında ne yapabilir?

        Hukuki anlamda hiç bir şey yapılamıyor.

        Ayrıca, nasıl bir hukuk kuralı çocuğu görmeye babayı zorlayabilir?

        Bu konuda da fikir yürütmemiz gerekmiyor mu?

        Anne, boşanma davasında belirlenen günlerde babanın gelip çocuğu görmesini mi bekleyecek?

        Düzenli bir şekilde gelip görmeyen bir babaya göre mi hayatını dizayn edecek? Aklına estiği zaman, haber vermeden eve gelip çocuğu icra marifetiyle görmek isteyen ve anne evde olmadığı için tutanak tutturup icra mahkemelerine dava açanlar için bir yaptırım var mı?

        Yok…

        Annenin tatile gitmesini fırsat bilen kötü niyetli baba, sırf kötülük olsun diye eve icrayla gelip tutanak tutturan ve sonrasında “çocuğumu göstermiyor” diye feryat eden art niyetlilere karşı bir yaptırım maalesef yok.

        Yaşayarak öğrendim.

        “Çocuğunu düzenli bir şekilde gelip gör”

        “Çocuğun metabolizması iki haftada bir senin gelip gitmene alıştı, düzeni lütfen bozma”

        “Çocuğu aldığında annenlere bırakıp gitme. Onunla kaliteli zaman geçir”

        Bu sözler havada kalıyor.

        Hem çocuğun düzenini hem de annenin düzenini bozan bir uygulama mevcut.

        Baba, düzenli bir şekilde çocuğunu gelip görmese de, anne görüş günleri ve saatinde çocuğu hazır tutmak zorunda.

        İki haftayı aşan plan ve program yapma şansınız ortadan kalkıyor.

        Veya, çocuğunuzla uzun bir tatile çıkmadan önce mahkemeye başvurmanız, zaman harcamanız gerekiyor.

        Yasa koyucuların bu ayrıntıyı da göz önüne alarak düzenleme yapması gerekmiyor mu?

        Nafaka ödemeyenler için icra hapsi var.

        Bu konuyu da açalım.

        Örneğin mahkeme çocuğunuz için size, her ay bin liralık nafaka ödenmesine karar verdi.

        Baba, nafakaları ödemedi.

        Nafaka alacaklısı annenin, gidip bir avukata vekalet vermesi ve icra takibiyle nafakalarını alması halinde ne oluyor?

        Öncelikle avukatla sözleşme imzalıyorsunuz. Avukat, baronun belirlediği asgari ödeme tutarını bile talep etse en az 5 bin liralık bir ödeme yapmanızı istiyor. Yani, bir yıllık nafaka alacağınız için uğraşırken, alacağınız nafakanın neredeyse yarısını avukata vermeniz gerekiyor.

        Her üç ayda bir nafakanın tahsili için ayrı ayrı uğraşmanız gerekecek.

        Bunun için de bir düzenleme yapılması gerekmiyor mu?

        Çocuğun tüm sorunlarıyla uğraşan, tüm giderlerini karşılayan bir annenin nafaka borcunu ödemeyen bir babadan nafakayı tahsil için icra mahkemelerine gitmesini engelleyecek yasal bir düzenleme yapılması gerekiyor.

        Vergi borcunu otomatikman tahsil eden devletin, nafaka borcunu da annenin uğraşmasına gerek kalmadan tahsil edip anneye vermesi daha doğru bir yol olmaz mı?

        Diğer Yazılar