Son Dakika

Hâkimin hatası, vatandaşa ceza oldu!

09.02.2019 - 10:37 | Güncelleme:

Mersin 4. Aile Mahkemesi, açılan bir boşanma davasında yoksulluk nafakası konusunda verilecek karara ilişkin yasada itiraz süresi 7 gün olarak yazılmasına rağmen, gerekçeli kararında itiraz süresinin 15 gün olduğunu yazdı. Gerekçeli kararda yazılan süreye istinaden 9. günde itiraz dilekçesi veren davalının talebi, süresinde başvurmadığı için reddedildi.

Yani, mahkeme kendi yazdığı süre aşıldığı için itirazı reddetti. Dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne temyiz için gönderildi. Daire kararı onadı. Karar düzeltme başvurusu yapıldı. Daire, dosyayı Hukuk Genel Kurulu’na taşıdı.

Hukuk Genel Kurulu, oy çokluğuyla “hâkim, kanundaki süreleri artıramaz ve eksiltemez” diyerek, hâkimin verdiği karara göre değil, yasada belirtilen süreye göre itiraz edilmiş olması gerektiğine karar verdi.

HÂKİMİN YANILTMASI…

Buna gerekçe olarak da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun kesin süre başlıklı 94. Maddesi'nin birinci fıkrasında yer alan “Kanunun belirlediği süreler kesindir” ibaresi gösterildi.

Gerekçeli kararda şöyle denildi: “Kanunda kesin olduğu belirtilen süreye rağmen hâkim tarafından kanuna aykırı bir şekilde verilen daha uzun süreden yararlanmak suretiyle temyiz hakkını kaybeden taraf lehine, hak kaybına uğramaması sebebiyle oluşturulan kazanım, bu kez karşı taraf yararına oluşan usulen kazanılmış hakkın ihlali sonucu doğacaktır. Hemen belirtilmelidir ki, bu durum, hukuk devleti olmayı sağlayan ve belli bir kişiyi hedef almadan, aynı durumda olan herkese uygulanması gereken kurallar koymayı zorunlu kılan kanunların ‘genelliği’ ve Anayasa’nın 10. Maddesi'nde düzenlenen ‘eşitlik’ ilkelerine de aykırılık oluşturur. Somut olayda hâkimin temyiz süresini ‘7 gün’ değil de ‘15 gün’ olarak belirlemesinin yanılgıya dayandığı, yoksa hâkimin yeni bir süre belirlediğinin söylenemeyeceği, bu haliyle mahkeme kararında yanlış belirtilen sürenin davanın tarafını yanıltmasından kaynaklanan hak kaybının önlenmesi ve temyiz isteminin süresinde sayılarak işin esasının incelenmesi gerektiği düşüncesi ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.”

"HÂKİMİN KARARINA UYANIN HAKKA ERİŞİMİ ENGELLENDİ"

Karşı oy yazısında, “Hâkimin dahi yanlış bildiği ve kararında yanlış gösterdiği süreye uyan, uyuşmazlık tarafının başvurusunun kabul edilmemesi şüphesiz hakka erişimin engellenmesi niteliğinde olacaktır” denildi.

 "MAHKEME, KANUN YOLUNU TARAFLARA DOĞRU GÖSTERMEK ZORUNDA"

Bir başka karşı oy yazısında ise, mahkemelerin vatandaşlara kanun yolunu doğru gösterme yükümlülüğü olduğuna atıfta bulunularak şu görüşler dile getirildi: “Belirtmek gerekir ki kanundaki süreler kesin ise de, Anayasa’nın 40/2 ve HMK’nın 297. maddesi düzenlemeleri dikkate alındığında ve kararlarda süre belirtilmemesinin hak ihlali olduğu gözetildiğinde, kesin süreye ilişkin düzenlemenin de katı olmadığı açıktır. Mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü de göz önüne alındığında başvurucunun temyiz istemini, katı bir yorum yöntemi benimseyerek süre yönünden reddeden çoğunluk görüşü ile oluşan içtihadı, mahkemeye etkili erişim hakkını sınırlamıştır. Bu yöndeki karar hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline neden olacağı gibi öngörülebilirlik sınırları içinde olduğu da kabul edilemez."

Karşı oy yazılarında, yasada belirtilen kesin hâkimin kararıyla değiştirilmesinin mümkün olmadığı vurgulanırken, hâkim tarafından yanıltılan vatandaşın da hakkının verilmesi vurgulandı.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300