Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, 5 yıl önce yaptığı açıklamada “Beni bile dinlemişler” demişti. Aselsan’ın ürettiği ve TÜBİTAK mühendislerinin geliştirdiği kriptolu telefon kullandığı halde Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı nasıl olur da dinlenebiliyordu?

        Nedeni, kriptolu telefonları dinleme özelliği olan cihazların satın alınmış olması… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı sırasında çalışma ofisine “böcek” adı verilen dinleme cihazlarının konulmasına ilişkin davada dillendirilen “Kriptolu telefonları dinleme özelliği olan cihazlar” halen bulunamadı.

        Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından örtülü ödenek kullanılarak yurt dışından satın alınan, dairede hiçbir envantere kayıt edilmeyen, fatura ve ödeme dekontları imha edilen altı adet kriptolu telefonu dinleme özelliği olan cihazın 4’ü nerede?

        Bu cihazlar bulunmadan güvenli bir şekilde kriptolu telefonlar kullanılıyor mu?

        Emniyet yetkilileri kayıp cihazların imha edildiğine dair sahte belgeler üretildiğini ve bu cihazların halen kullanıldığını belirtiyor.

        Yurtdışından tanesi 200 bin dolara alınan ve faturaları bile imha edilen bu cihazların izini sürmek neredeyse imkansız.

        Yetkililer, bu cihazların sinyal vermediğini ve tüm kriptolu telefonları dinleme özelliği olduğunu belirterek, “kriptolu telefonların da güvenliği yok” yorumunu yapıyorlar. Kamuoyuna “Böcek davası” olarak yansıyan davada kısa bir cümle olarak geçen kriptolu telefonları dinleme özelliği olan cihazların kaybolması olayına ilişkin açılan soruşturma halen devam ediyor.

        Bilişim uzmanları, bu cihazların sinyal vermeden kullanılabildiğini ve yerinin tespit edilemeyeceğini belirterek, “Bu cihazlar bulunmadan hiçbir kriptolu telefon güvenle kullanılamaz” yorumunu yaptılar.

        Böcek davasının görüldüğü ve karara bağlandığı Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu sanıklar Sedat Zavar, İlker Usta ve tutuksuz sanık Mehmet Yüksel, Hüseyin Özbilgin, Hasan Akın yargılandı. Sanıklar, ifadelerinde kriptolu telefonları dinleme özelliği olan cihazlara ilişkin hiçbir bilgi vermedi.

        Akla gelen sorulardan biri de kriptolu telefonları dinleme özelliği olan 6 adet cihazın neden alındığı? Suç örgütleriyle mücadele kapsamında alınması talep edilmiş olsa dahi, bir adet yerine 6 adet alınmasının hiçbir açıklaması yok.

        Bu tür cihazlar alınacaksa bile nerelerde ve kimler tarafından kullanılacağının belli bir prosedüre bağlanması gerekmez miydi? FETÖ/PDY üyelerinin teknolojik cihazlar üreten ülkelerin kasalarını doldurmak için aldıkları bu cihazlar, üretici firma tarafından bulunamaz mı?

        Emniyet yetkilileri, buna benzer çok sayıda cihazın örtülü ödenek kullanılarak alındığını ve envantere kaydedilmediğini belirterek, “Halen büyük bir tehdit altındayız. Darbe girişimi önlendi. Ama yeniden böyle bir girişimde bulunulması ihtimalini de göz ardı etmememiz gerekir” yorumunu yapıyorlar.

        Diğer Yazılar