Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        15 Temmuz darbe girişimi gecesi binlerce asker, üstlerinden aldıkları emirle sokaklara çıktı.

        FETÖ terör örgütüyle organik hiçbir bağları olmayan, televizyon izleyip olaylardan haberdar olma imkanları bulunmayan ve üstlerinden aldıkları emirleri yerine getirmek dışında bir işleri bulunmayan er statüsündeki askerlerin ceza alması hepimizin yüreğini acıttı.

        Hatta, FETÖ ile mücadelede, “Komutanlar dururken askerler mahkum oldu” sözlerine hak vermeyen kalmadı.

        Yargıtay 16. Ceza Dairesi, işte bu eleştirilerin yapılmasının önünü kesecek bir karara imza attı.

        Yargıtay 16. Ceza Dairesi; TRT Harbiye binası ve Taksim'de meydana gelen ve 3 kişinin ölümü ile sonuçlanan olaylara ilişkin 31'i tutuklu 123 sanık hakkında açılan davada müebbet hapis cezasına çarptırılan 14 er statüsündeki asker hakkında beraat hükmü kurulmasını istedi.

        Askerlerin, emir altında oldukları, komutanlarının verdiği emirleri yerine getirmekten başka çaresi olmadığını da ortaya koyan bozma gerekçesi, pek çok davaya da emsal olacak.

        İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıp mahkum olan 14 er hakkında beraat hükmü kurulması gerektiği yönünde karar veren Yargıtay, bozma kararında şu görüşleri dile getirdi:

        “Askeri darbeye teşebbüs suçunu işleyen terör örgütüne mensubiyeti tespit edilemediği, zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle er olarak görev yapmakta iken, bir suç işlemek kastı olmaksızın, üstlerinden aldıkları emrin hukuka uygun olduğu zannı ile tatbikat yapma veya terör saldırısına müdahale edileceği gerekçesi ile olay gecesi silahlanarak, zırhlı araçlarla bağlı bulunduğu kışladan ayrıldıktan sonra gecikmeli de olsa darbeye teşebbüs suçunun icrai hareketlerinin gerçekleştirildiğini fark etmeleri üzerine, üstleri tarafından verilen halka ve güvenlik görevlilerine yönelik ateş etme emrine uymadıkları, amirlerin ısrarlı kanunsuz emirleri karşısında hal ve koşullara göre başka şekilde davranma olanağının bulunmadığı düşüncesi sonucunda, olay mahallinde kalarak silahla havaya ateş etmenin bir haksızlık oluşturmayacağı sonucuna varan faillerin ‘dolaylı haksızlık yanılgısı’ içinde bulundukları, bir başka deyimle hukuka uygunluk nedenlerinin hukuki varlığında hataya düştükleri, bu hatanın ex ante bir değerlendirme ile faillerin bilgi düzeyi gördüğü eğitim, yaşı, rütbe ve görevi içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları, somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda kaçınılmaz olduğu, suça ilişkin tipik hareketi gerçekleştirmiş olmalarına rağmen faillerin kusurluluğu tamamen ortadan kaldırılan nedenler gerçekleştiğinden TCK’nın 30/4. Maddesi yollamasıyla CMK’nun 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken oluşa uymayan ve yetersiz gerekçelerle atılı tüm suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir”

        Askerler hakkında verilen mahkumiyetin bozulmasını isteyen Yargıtay 16. Ceza Dairesi, TRT Harbiye binasına yapılan baskınla ilgili de detaylı bir gerekçeye de imza attı: “Darbe girişimini önceden bilen rütbeli sanıklarca askerlere girişim hakkında hiçbir bilgilendirme yapılmamıştır. Minibüsün içinde tuşlu cep telefonları toplanmış, ancak bazı sanıklar telefonlarını vermemişlerdir. Taksim’deki gibi darbe girişimine katılan bazı birliklerin aksine bir binanın içine yerleştirilen askerler darbe girişimini erken saatlerde haber alarak protesto gösterilerine başlayan vatandaşlarla yüz yüze gelmemişler, girişimi de onlardan öğrenme şansları olmamış, yine bulundukları ortamda açık TV bulunmadığından darbe girişimini haber veren televizyon kanallarından gelen bilgileri öğrenme imkanından da yoksun kalmışlardır. TRT Harbiye binasına gelen erlerin darbe girişiminden habersiz, iletişim ve haberleşme imkanından yoksun ve tamamen izole durumda oldukları anlaşılmaktadır”

        Bu karar, halen yargılamaları devam eden ve FETÖ’cü olmadıkları halde bu suçtan mahkum olan diğer erler için de umut ışığı olacak.

        Cumhurbaşkanı'nın kebapçısı pandemi döneminde konak açtı

        Cumhurbaşkanı'nın kebapçısı pandemi döneminde konak açtı
        0:00 / 0:00

        Dünya ve Türkiye Covid-19 virüsüyle mücadele ederken, pek çok iş yeri kapanmak zorunda kaldı. Turizm ve yeme-içme sektörünün ağır yara aldığı pandemi sürecinde Urfalı Sadık Usta diye tanınan Sadık Küçük, Ankara Gölbaşı’nda 20 milyon liralık yatırımla 300 kişilik restoran açıyor.

        Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılacak olan “Profesörün Konağı” adlı işletmede yaklaşık 30 kişi istihdam edilecek. 17 yıl önce ilk mekanının temelini atan Sadık Usta, tek bir gün dahi tatil yapmadan her gün çalışmış. Sabah erken saatlerinde işinin başına gelen Sadık Usta, geç saatlere kadar çalışıyor. Sadık Usta, hemen hemen her hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yemek yapmak için Külliye’ye gidiyor ve gençlerin kulağına küpe olacak nasihatlerde bulunuyor:

        - İyi niyet ve dürüstlük her zaman kazandırır.

        - Başarının sırrı, kimin ne dediği değil. Kendi doğrularındır.

        - Hiçbir zaman başkalarının tavsiyesiyle hareket etme, kendi hedefinden şaşma.

        - İşinin başından asla ayrılma. Sen yoksan, işin de yok.

        - İşin mutfağından çıkan kaybeder.

        - Bulaşık yıkamayı bilmeyen işin ustalığına soyunmasın.

        - Düşmanı uyuyarak değil, çalışarak öldürürsün.

        Diğer Yazılar