Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İstanbul Üniversitesi kuruluncaya kadar Türkiye'de etraflı bir iktisat eğitimi yoktu.

        Genelde maliye esaslı bir öğretimle yetinilirdi.

        Muhasebe, işletme, ticari hesap öne çıkarılan (güya) iktisat eğitimi İdi.

        Bu alanda iki önemli kurum dikkat çekerdi.

        Bir Mülkiye Mektebi, diğeri İstanbul Yüksek Ticaret okulu idi...

        1936 yılında İstanbul İktisat Fakültesi kurulduğunda ciddi bir iktisat eğitimi başlamıştı.

        Büyük kriz sonrasında İktisat eğitiminin önemi anlaşıldı.

        Finans tekniklerinin öğretilmesi adeta zorunluluk haline geldi.

        Şükrü Baban, Ömer Celal Sarç, İbrahim Fazıl Pelin, Refii Şükrü Sulva, Hazım Atıf Kuyucak, Ömer Lütfü Barkan, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Ahmet Ali Özeken en önemli iktisat hocalarıydılar.

        Alman ordinaryüsler ise: Alfred Isaac, Gerhard Kessler, Fritz Neumark, Wilhelm Röpke, Alexander Rüstow, Türk iktisat eğitimine büyük katkılar sağladılar.

        Türk üniversiteleri onların sayesinde çok şey öğrendi.

        Türkiye'de iktisat tarihi okutulmasına 1942'de başlandı. Bu program, "iktisadi doktrinler tarihinin" öğretilmesinden ibaretti.

        "Türk İktisat Tarihi" ise ihmal edilmişti. Cumhuriyet kadrosu, Osmanlı yönetiminde önemli bir iktisat tecrübesi olduğunu biliyordu ama kullanmaya merakı olmamıştı.

        Bu önemli birikimi gündeme getiren ve belgeleriyle değerlendiren kişi Profesör Haydar Kazgan oldu.

        Bunu yeni eğitim modeli disiplini olarak gerçekleştirdi.

        Önceki gün Türkiye talihsiz bir gün yaşadı.

        Türk İktisat tarihini en kapsamlı biçimde işleyen ve eğitim modelinin temel kaynağı haline getiren Profesör Haydar Kazgan'ı kaybettik...

        Haydar Hoca 88 yaşındaydı.

        Akademik hayatta yaklaşık 60 yıllık bir geçmişi omuzladı.

        Öğrenciler yetiştirdi.

        Master ve Doktora dersleri verdi.

        Hem kendi belgelerini, hem de devletin arşivini kullanarak öğrencilerine ve okuyucularına kapsamlı bir tarih görüşü getirdi.

        Eğer fırsatı (biraz da isteği) olsaydı Türk iktisat tarihini, dünya iktisadi doktrinler tarihi içinde mukayeseli olarak aktarabilirdi.

        O zaman, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e miras kalan iktisadi geçmişin güncel metodolojide yorumlanması mümkün olabilecekti.

        *

        Haydar Hoca, meslek dergilerinde yine Türk İktisat Tarihi hakkında yayınladığı ayrıntılı makaleleriyle de çok dikkat çekmiş bir akademisyendi.

        Haydar Hoca'nın çalışmalarına fırsat ve zemin hazırlayanların başında Finans Dünyası Dergisi'nin yönetim kurulu başkanı Şeref Özgencil gelir...

        Kütüphanemdeki örneklerine baktım.

        Türk finans tarihi konusunda ne kadar önemli eserlerin gün yüzüne çıkmasında Özgencil'in inkâr edilemez katkısını gördüm.

        *

        Haydar Kazdan Hoca'yı kaybettik.

        Eşi Gülten Hanım başta olmak üzere, bütün iktisat âlemine baş sağlığı dilerim...

        Diğer Yazılar