Altmış yıllık cesaret...
Tam altmış yıl önce Türk siyaseti demokratikleşme yolunda çok önemli bir adım atmıştı.
Birinci Menderes hükümetinin Milli Savunma Bakanı Refik Şevket İnce, "yargıda iki başlılık olmaz" diyerek askeri yargıyı, sivil yargıya bağlamak amacıyla kapsamlı bir kanun tasarısı hazırladı.
Olay gazetelere yansıdı. Kıyamet koptu. Tarih 1950 Temmuz'uydu...
Dönemin komutanları olayı Menderes'e intikal ettirdiler. Böyle bir tasarıya karşı olduklarını belirttiler.
Tavırları sert, lisanları hırçındı.
Genelkurmay Başkanı Nuri Yamut, Kara Kuvvetleri Komutanı Kurtcebe Noyan, Deniz Kuvvetleri Komutanı Sadık Altıncan, Hava Kuvvetleri Komutanı Muzaffer Göksenin ve Jandarma Genel Komutanı Kemal Yaşınkılıç bu düzenlemeyi "kabul edilemez" bulduklarını söylediler.
Refik Şevket de sert tabiatlı adamdı.
Adaleti anlamayan bir ülkenin ahlakı sağlam kalamaz diyordu.
Fikrinde ısrar etti. Menderes komutanları topladı.
Refik Şevket Bey'i de davet etti. Toplantı sonunda tasarıyı gündemden çektiğini ve Meclis'e sevk etmeyeceğinin sözünü verdi.
O gün,bugün bu konuya temas edecek cesaret örmeği bir daha görülmedi. Üst üste yaşanan müdahalelerve darbeler bu cesareti tamamen yok etti.
Yıllar sonra Menderes işin aslını Mükerrem Sarol'a anlatmış.
Hatıralara göre Adnan Bey, tasarıyı geri çekmesi komutanlar sert çıktığı için değil; Refik Şevket Bey'in kanun teklifini kendisine haber vermeden hazırlatması ve emri vaki yapması imiş...
İş hatıra edebiyatına kalınca en hassas dirhem vicdan, en geniş kefe hafıza olur.
Gerçekten parti içi bir asabiyet mi, yoksa demokrasi adına hissedilmiş bir askeri endişe midir, bunu okuyucularımın takdirine bırakıyorum.
Bana pek parti içi bir ihtilaf ve asabiyetgibi gelmedi.
Çünkü Refik Şevket Bey ikinci Menderes kabinesinde Devlet Bakanlığı'na kaydırıldı. Bu da dönem komutanlarının tesiri (talebi) ile olduğu rivayeti vardı.
*
Son anayasa değişiklik paketinde bu konudaTayyip Bey'in ısrarını doğru buluyorum.
Muhalif partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının herhangi bir karşı görüşleri yok.
Basında, üniversitelerde bu düzenlemeyi destekleyen görüşler var. Bu konudaki cesaret altmış yıl sonra tekrar gündeme geliyor ve sanırım daha önceki bütün iltifatlı isimlerin gayretini ve cesaretini aşıyor.