Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Mecelle tefekkürünün Cumhuriyete miras bıraktığı hukuk isabetleri vardır. Doğruyu ve gerçeği içermeyen yöntem için “sui misal emsal olmaz“ der geçeriz.

        Kavramın Türkçesi açıktır: Kötü örnek, karara vesile olmaz...

        40 yıl önce Allende, Şili’de devlet başkanlığına seçilmişti. Amerika’nın işlettiği madenleri millileştirmeye girişince kıyamet koptu. Şili sosyalizme giden yolu seçmişti. Sovyet yanlısı, komünist bir hükümetle yönetileceği korkusu Amerika’nın gözünü korkutmuştu...

        Dönemin Dışişleri Bakanı Kissinger, Allende’nin gırtlağına sarıldı: “Şili’deki olaylar, Şili halkının kendi kendilerine karar vermelerine bırakılamayacak kadar önemlidir. Neden Amerika bir kenara çekilip, Şili halkının sorumsuzca komünistleşmesini izlesin?”

        Bu bir müdahale hakkının ilanıydı.

        General Pinochet’nin Şili Başkanlık Sarayı’nı basmasının heyecan ve cesaret kaynağı işte bu kapitalist iştihanın sonucudur.

        Aradan 40 yıl geçti. Allende’nin hakkını arayacak cesaret henüz tezahür etmedi ama Kissinger’ın özetlediği Amerikan Dış Politika bencilliği ve kurnazlığı aynen devam ediyor...

        Bugün ise Dışişleri Bakanı Clinton ve muhatabı Hüsnü Mübarek...

        Mübarek son konuşmasında halkçı tavır takınırken, sadece kendini önemseyen bir kurnazlığı sergiliyordu. Sanki 34 yıldır devleti yöneten kendisi değildi. Sanki bugünkü felaketlerin gerisinde kendi iradesi yoktu.

        Güya haysiyetli bir yurttaş masumiyetiyle hislerini dillendiriyor: “Bir cumhurbaşkanı olarak değil, bir Mısırlı olarak konuşuyorum” diyordu.

        Arkasından tehdidini ileri sürdü: “Halkın geleceğinin, ülkenin güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün tehdit edilmesine izin vermeyeceğim” dedi.

        Bu sözlerin sahibi, Ulusal Demokrat Parti’nin lideri Hüsnü Mübarek’e ait...

        Kendisinin emriyle ölen insan sayısı yüzü geçti...

        Ayrıca güvenlik güçlerinin göstericilere karşı sert uygulamalarına devam edilmesini de savundu.

        Peki, bunun dünya üzerindeki tesiri nedir?

        Biliniyor ki, Mısır İslam dünyasında örnek değerler ülkesidir.

        Batı dünyasında bilinir ki, Mısır’da yaşananlar bütün İslam dünyasında örnek nitelikleriyle iz bırakır.

        Bu nedenle Mısır’da yaşanan statü bozan her olay, bölgede ve bölgeyle ilgili ülkelerde olumsuz tesirler yaratır.

        İslam dünyasındaki korku, Mısır olaylarının kendi halkları için örnek oluşturmasıdır.

        Muhtemel başkaldırı tahlillerinde devlet yönetimlerinin radikal İslam otoritelerinin eline geçmesi tehlikesidir.

        Bu arada sola sapma katsayısı da yükselebilir.

        Öyle görünüyor ki, Amerika’nın olaylar üzerindeki tesiri kendini giderek hissettirecektir. Çünkü 40 yıl önce Kissinger’ın, Allende’yi hallederken Amerika’nın çıkar tarifinde kullandığı hırçın ve egoist mantık, hiç değişmemiş...

        Sadece günümüzde biraz feminenleşmiş o kadar...

        Amaç tek: İsrail’i ateş ortasında bırakmamak...

        Diğer Yazılar