Kayıt yok, maaş da yok...
Çok değil 20 gün önce başbakan balkon konuşmasında “Her şey geride kaldı; olanları unutalım ve helalleşelim“ dedi...
Şimdi, “tükürdüklerini yalayacaklar“ diyor.
Anlaşıldı ki “Balkon Konuşmaları” iki yıllık bir tarih tekrardır; ama güven verici olmamıştır...
Tayyip Bey’in hiddet gösterdiği olay, CHP’nin yemin boykotunu uluslararası siyaset platformlarında gündeme getirmesi ve destek aramasıdır.
Yunanistan’da gerçekleştirilen Sosyalist Enternasyonal’in bir deklarasyonla, CHP’nin yemin boykotunu desteklemesi Tayyip Bey’in asabiyetini artırdı.
Gün geçtikçe yemin boykotu, CHP lehine sonuçlar yaratmaktan hızla uzaklaşacaktır.
BDP’nin de yemin boykotu yapması, CHP kararını bu açıdan yorumlara götürmüş ve benzerlik iddiasıyla rahatsızlık yaratmıştı.
Halk, neredeyse CHP ile BDP’yi özdeş görmeğe başlamıştı.
CHP adeta bir kahramanlık edasıyla “Arkadaşlarımız yemin etmedikçe aradan dört yıl geçse bile biz yemin etmeyeceğiz“ sözünü sürdürebilir mi?
İsterse sürdürür, Ama bu sürdürme kararı mantıklı bir davranış olmaz. Sanki Meclis’e girmemiş gibi halkın ilgisinden uzak kalır.
Nitekim dün Meclis Başkanı seçiminde yaşanan olayların ne olduğunu hep birlikte gördük.
Geçici Başkan Oktay Ekşi CHP sıralarına bakarak yemin etmeyenleri kürsüye davet etmiş, ses çıkmayınca başkanlık seçimine geçmiştir.
Bundan sonra içtüzük esasları işletilerek Cemil Çiçek TBMM’nin 25’inci başkanı olarak seçilecek ve görevine başlayacaktır.
CHP kayıt yaptırdığı için milletvekilleri peşin ödenen maaşlarını alıyorlar.
BDP’liler kayıt yaptırmadıkları için peşin ödenen üç aylık 31 bin liralık maaşlarına hak kazanamıyorlar.
Eğer bu ödemenin yapılması için Meclis’e kayıt yaptırırlarsa, seçmenin zihninde yemin boykotunun parasal boyutunun, siyasal boyutundan daha önemli olduğu anlaşılacaktır.
Tayyip Bey bu hassasiyeti iyi görmüş ve boykotçu partiler üzerine yürümeye başlamıştır. Olayın hem parasal, hem siyasal tamahını teşhir ederek eleştirilerini yoğunlaştırmıştır.
Meclis Başkanı seçimi sırasında geçici bir sükûnet sağlanmıştır. Daha sonra siyasi hırçınlıkların başlayacağını beklemek yanlış değildir...
İlk işareti, Kamer Genç’in konuşmasıyla görülmüştür. Sık sık tezahür edeceği beklenebilir.
Kılıçdaroğlu’nun komisyonlara isim bildireceğini açıklaması uzlaşma için bir fırsat sayılabilir.
TBMM’yi boykot olayı, Türkiye’nin siyaset tarihinde bir hayat manevrasıdır...
Hız yüksek, sinir gergin, yol bozuktur...
Direksiyonda ustalık isteyen noktadayız...
Haydi, hayırlısı olsun...