Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        CHP’de bir Atatürk krizi yaşayabileceğine sıfır ihtimal verilirdi. Ama bugün yaşanıyor.

        Başlatan Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün... Karşı tartışma lideri ise Haluk Koç... Arada on kadar değişik illerden milletvekilleri var.

        Haluk Bey tavırları ve kavramlarıyla siyaset zeminlerinde temayüz eden bir simadır.

        CHP Grup Başkan Vekilliği yaptığı zamanlarda sözleri Meclis kubbelerinde çokça çınlamış ve yankılarıyla bazen ümit, bazen talihsizlik bahislerinin hatibi olmuştu.

        Olay nedir?

        CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün bir gazeteye verdiği demeçte Atatürk, ‘Dersim’ ve CHP ile ilgili sözleriyle ciddi bir eleştiri getirmişti. Partisini ve ebedi şefini hatalı bulduğunu söylüyordu.

        Bu eleştirisinde, Atatürk’ü, CHP yönetimlerini ve emirlerindeki bürokrasiyi şiddet uygulayan kadro olarak belirtmişti. Açıkçası suçlu ilan etmiş ve bir diktatör üslubuyla kanunsuzluk işlendiğini ileri sürmüştü.

        Böyle bir ifadenin CHP’de zelzele yaratması kaçınılmazdı. Peki, bu eleştiri hangi sorunları yaratır? Eğer Kılıçdaroğlu ve yakın ekibi Atatürk tartışmasında Aygün’e karşı müsamahakâr davranırsa önümüzdeki kurultay için çok ciddi bir yara almış olur. Kılıçdaroğlu, Hüseyin Aygün’ün üzerine yürürse CHP’nin Atatürk konusunda bugüne kadar sergilenen itibar iradesi, pekişir. Haluk Koç ve on arkadaşı öne çıkan isimler olur.

        Yani ne siyaset kazanır, ne CHP kazanır, ne de Haluk Koç... Sadece Hüseyin Aygün kazanır. Cesareti itibar görür.

        Atatürk’ü suçlayan ve geçmişin karanlıklarından Mustafa Kemal’i sorumlu gösteren iddialar, sıradan bir görüş farkı sergilemek değil, açıkça itham etmek noktasına gelmiştir.

        Böyle bir tezahür CHP içinde siyasal beklenti gerekleri çerçevesinde sessiz kalınarak geçiştirilebilir mi? Geçiştirilebilir.

        Nitekim kapalı grup toplantısı talebinde bu konu gündemi oluşturacaktır. Gürsel Tekin kısa süreli vaveylayı teskin etmek amacıyla araya bir haftalık fasıla yerleştirip sükûnet yaratmak istemiştir.

        Ancak toplantının heyecanlı geçeceği kaçınılmazdır. “Aman ihtilaf çıkmasın, istifa olmasın” denirse bu ihtimal çerçevesinde Mustafa Kemal tartışması zorlanır. Yani yeni durum yorumlaması yapılamaz.

        Atatürk’ün tariflerini cumhuriyetinin kurucu değerleri olarak benimseyenler bir yüceltme yaratmışlardı. Bundan vazgeçemezler.

        Bu tartışma içeriğinde on milletvekilinin tek kürsü etrafında birleşip ortak basın açıklaması yapması görmezlikten gelinemez.

        CHP’nin geçmişinde Atatürk’lü yıllar (1923―1938) sadece 15 yıldır. CHP, “Atatürk krizlerini” ve asıl değerlerini yansıtan çalışmalar yaparak ortaya koymalıdır. Çünkü Atatürk ithamlarının çok büyük kısmı haksızlıklarla doludur. Artık 21 yüzyılın algılarında yeni Atatürk yorumuna ihtiyaç vardır. CHP bu yeni yorumu ortaya koymak zorundadır. Yani CHP hem Atatürk’ü çağdaşlaştırmalı hem de kendisi çağdaşlaşmalıdır.

        Siyasi davranış eğitimi parti içinde verilir. Bu eğitimin yöntemi halkın gözü önünde yapılır. Bu amaçla CHP yönetimi Hüseyin Aygün’den savunma istedi...

        Eğer kapalı grup toplantısında ısrar ederseniz, henüz makul gerekçeleri tartışmaya müsait değilsiniz demektir.

        Diğer Yazılar