Urla'da bağbozumu
Şarap, tanrısı olan tek içki...
Yunan kültüründe o tanrının adı Dionysos... Roma kültüründeki adı ise Baküs...
Şarabın söz konusu olduğu yerde Baküs, daha tumturaklı ve tesirli bir isim olarak öne çıkıyor.
Buna daha manalı diyenlere de rastlıyoruz. Hatta o kadar ki, Yunan mitolojisinde bile Baküs olarak anıldığı örnekler vardır.
Mitolojiye göre Baküs, ilginç bir doğum macerası yaşar. Zeus ile Semele’nin çocuğudur. Kaçamak bir birleşmenin ürünüdür.
Zeus’un karısı Hera, bu ilişkiyi kıskanır ve tuzak kurar. Semele çocuğunu düşürür. Baküs henüz yedi aylık olan oğlunu saklar.
Dokuz aylık sürede doğması için oğlunu baldırına gömer. Bacağını dikerek gizler.
Gizlice besler. Dokuzuncu ayın günü gelince oğlu Baküs’ü dünyaya getirir. Kendisi besler, büyütür ve tanrı yapar.
Baküs, Denizli’nin Çal bölgesinde yaşamıştır.
Bağ bozumu şenlikleri Baküs adına düzenlenir. Bugün sahip olduğumuz tiyatro kültürünün derinliğinde Baküs’ün bağ bozumu törenleri vardır.
3000 yıl öncesine dayanan bu gelenek, dün Urla’da, Malgaca çarşısında tekrarlandı. Güzel bir tören oldu.
Bağbozumu törenleriyle ilk üzümler satışa sunuldu. En iyi ürünü yetiştirenler ödüllendirildi.
Yaklaşık 200 yıldan beri dünya ölçeğinde itibarı olan Urla ve çevresinin ürünleri şarap üretiminin en iyi rekoltelerine imza atmıştı.
Üzüme balın, zeytine yağın düştüğü günü simgeleyen bağbozumu şenlikleri her 14 Ağustos’ta kutlanıyor. Eskisi kadar canlı olmasa da Urla’da geleneksel kutlamalara devam ediliyor.
Her bağ bozumu gecesinde, 14 Ağustos’ta düzenlenen Üzüm Güzeli Yarışması’nda yılın üzüm güzeli seçiliyor.
Dün gerçekleştirilen bağbozumu şenliklerinde halka konuşan Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu, katılımcılara, kent hemşerilerine ve çarşı esnafına, Urla’daki bağbozumu geçmişini anlattı. Sonra yöre oyunları sergilendi.
Töreni izlerken sadece mutluluk değil; aynı zamanda gurur da duydum. Yaşadığım kentin insanlarının, binlerce yıllık geleneklerini sürdürdüklerini gördüm.
Bir kentin kendi kültür değerlerini böylesine etkileyici; hatta büyüleyici törenlerle sergilemesinin ne mükemmel bir gelenek olduğunu düşünebiliyor musunuz?
Sevinç ve gururun bütünleşmiş değerini yaşamak evrensel kültürden yerel kültüre pay çıkarmanın güzelliğini yaratıyor.
Törenden sonra evime dönerken bunu düşündüm. Ve dedim ki, toplumun aynı anlayışlarda bütünleşmesi için kutlu vesilelere ihtiyaç vardır.
Bağ bozumu gibi öyle güzel törenler işte bu ihtiyacın vesileleridirler.