Racon kesmek
PKK şimdi birbirine racon keserek siyaset yapıyormuş.
Racon ne demektir? Racon nasıl kesilir?
Raconun birinci anlamı, bir meselenin genel tarifindeki yöntem, üslup demektir
İkincisi, gösteriş anlamına geliyor. Yani caka satmak, yani çalım atmak, yani afili davranmak...
Buna, posta koymanın alaycı tarafı demek de mümkün.
Racon siyasette sık sık gündeme gelir. Ara sıra kaşı tarafa üstünlük sergilemek için racon kesilir...
Medyada son racon kesme örneğini anlatan açıklamalar yer alıyor.
Başbakan Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan, PKK üst yönetiminin Abdullah Öcalan'ın iradesine karşı bir tavır sergilediğini belirterek, "Karayılan, Öcalan'a racon kesiyor" dedi.
Bu sözün gerisinde, Karayılan ismi etrafında PKK'nın afaki davrandığı anlatılmak isteniyor.
Afaki, objektif olmayan, rastgele, salla pati görüş ve davranış demektir. Negatif mana ve tavır sergiler... Engelleyicidir. Takoz koymak sorumsuzluğundan söz eder.
O zaman akla gelen soru şudur: "Olayın içinde PKK ve BDP olmalıdır" görüşünü ileri süren siyasi kadro, (yani BDP) gerçekten iyi niyetli ve olumlu mu davranıyor; yoksa Kandil ve PKK'nın bu konudaki farklılığını aktaracak cesaretleri mi yoktur?
AKP'nin en yüksek düzeyde danışmanlık yorumunda bu olay, adeta bir saç telinin önümüze düşmesi gibi "ak mı, kara mı" basitliğinde değildir. Akdoğan'ın yorumu da bu sıradanlık içinde değildir.
Ama böyle bir ihtimalin olabileceği noktasına dikkat çekmesi açısından önemlidir; yani ciddi bir parmak basmak olayıdır.
Çünkü Yalçın Akdoğan'ın da Kandil'e "racon kestiği" ve Kandil değerlerinde ciddiye alınacak taraf olmadığını ifade ettiği söyleniyor.
Bu sözün imasında eğer Kandil'i ciddiye almamak niyeti gizlenmişse, bu takdirde teşebbüsün açıklığa kavuşturulması çok ciddi ölçekli niyet sorunu yaratıyor demektir.
Eğer Karayılan, racon keserken olumsuzluk ihtimallerini, gündeme getirmeyi deniyorsa bunun ne kadar isabetli bir yorum olup olmadığı kısa sürede anlaşılır.
O zaman akla gelen şey şudur: Tayyip Bey olayda hangi hassasiyetlerin altını çiziyorsa
atılacak adımların rotası odur ve bu konuda müzakere çerçevesi belirlenmiş demektir.
Daha da Türkçe söyleyelim, Yalçın Akdoğan'ın açıklamalarını çok yakından, çok duyarlı ve çok kapsamlı değerlendirmek gerekecektir; çünkü Tayyip Bey adına konuşma çok önemlidir.
Bu bir üslup tesadüfü değil, bir siyasi deklarasyon ciddiyetinin örneklenmesidir.
Tayyip Bey, son açıklamalarında hem konunun hassasiyetinin altını çizdi, hem de atılacak adımların inandırıcı olduğunu gösteren yeni düzenleme örneklerinden bahis açtı.
Bu konuda hem siyasi, hem hukuki çözüm aranırken, Kandil ve PKK'nın da çözüm unsurları olduğu kabul ediliyorsa, PKK ve BDP üzerindeki etkinliğin kimin elinde olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekir.
Kimdir bu otorite?
İmralı mı; Kandil mi?
İlk adımda cevap basit: İmralı farklı bir mana ve etkinlik tarif ediyor. Ortada önemli bir karar dirhemi var. Bunun adı BDP...
BDP ibre değiştirecek dirhem etkinliğini ortaya koymuyor. Cesaretlerinin sınırlılığı görülüyor: Mesela, bu iş İmralı ile çözülür diyemiyor. Bu iş Kandil'de çözülür de diyemiyor.
Kararsız zemin erbabı gibi, hem arada, hem derede kalarak siyaset planlıyor.
Üslup bu olursa BDP'nin ciddiye alınma katsayısı düşebilir.