Aboneyim abone
CHP, önümüzdeki seçimlerde Fransız takılacakmış. Başarılı bir seçim kampanyası yürütmek için Fransa'nın ünlü bir siyaset reklâmcısını kullanmaya karar vermiş.
Bu reklâmcı, Sarkozy karşısında Hollande'ı iktidara taşıdığı için son ayların en gözde ismi imiş. Kemal Bey'in elinden tutacak ve paçalarını ıslatmadan, dereyi geçirip karşı sahile ulaştıracakmış.
Bunu okuyunca tüylerim diken diken oldu.
*
Jacques Seguela
Neden tüylerim diken diken oldu?
Önce, size CHP'nin içinde bulunduğu heveskâr tercihlerin bir çaresizlikten öteye geçmeyeceğini anlatmak istiyorum.
Sonra, denenmiş bir örneğin ıstıraplı sonuçlarını aktarıp taze bilgiler ve duygularla bu yöntemin çare olamayacağını aktaracağım.
1991 kongresinde Mesut Yılmaz, Turgut Özal'ın tam desteğini alan Yıldırım Akbulut'u yenerek ANAP Genel Başkanlığı'nı kazanmış ve başbakanlığa tayin edilmişti. Erken seçime gidildi.
Seçimde başarılı olmak için Fransa'nın en ünlü reklâmcısı Seguela ile anlaşma yapıldı. 1991 seçimlerinde ANAP'ı halkın huzuruna Seguela denilen reklâmcı çıkaracaktı.
*
Seguela Fransa'da siyasi reklâmcılığın kralı sayılıyordu. Yazdığı kitabın adı çok ilginçti: Anneme reklâmcı olduğumu söylemeyin; o beni genelevde piyanist sanıyor!
İstanbul'da Tarabya Oteli'nde bir basın toplantısı ile kendini takdim etti.
Bir de televizyon için reklâm filmi hazırlamıştı. Bir ev kadını elindeki sineksavarla ANAP'ın simgesi olan arıyı bir darbede duvara yapıştırıyordu. Sonuç ilginçti; arının üzerinden tank geçmiş gibiydi.
O gece Fransız reklâmcı işi kapatıldı. Mesut Bey'in kardeşi Turgut Yılmaz işi ele aldı. Türker İnanoğlu ile temasa geçildi. Yerli reklâm modelinin Fransız modelinden daha tesirli olacağı konusunda görüş birliğine varıldı.
*
Yonca Evcimik'in o günlerde meşhur ettiği "abone" şarkısı üzerine, Aysel Gürel'e yeni sözler ısmarlandı. Aysel Hanım günün moda olan siyasal hedeflerini ve tercihlerini sloganlaştıran yeni sözlerle abone şarkısını revize etti. Ertesi günü bu yeni ürünü Meydanlara sürdük.
Aynı anlayış içinde Sezen Aksu'nun dillere destan olan şarkısı "hadi bakalım, kolay gelsin" şarkısı da yine Aysel Hanım'ın siyaset sloganları ile seslendirilerek meydanlara gidildi.
Yer gök ANAP'ın şarkılarıyla inliyordu. O günlerin izleri hala hafızalardadır.
*
CHP, ikinci bir reklâmcılar heyetini da Amerika'ya göndermiş. Obama seçimlerini yöneten bir reklâm şirketiyle temas ederek, CHP için çalışma önerileri alacaklarmış.
Türkiye'de yaşanmış gerçekler gösterdi ki, halkın beklediği siyaset modeli içinde onun beklentilerini karşılayacak önerilerin ve önlemlerin varsa, reklâmı kendin yapmış ve kendin kazanmış olursun.
Önemli olan şimdi CHP'nin makul ve isabetli siyaset örneği geliştirmesidir. Gerisine havagazı diyebiliriz...
Gazın Fransız'ı, Amerikan'ı fark etmez; hepsinin annesi onları piyanocu sanmaktadır...