Anayasa Mahkemesi başkanları layüsel midir?
Önce layüsel ne demektir onu anlatayım: Layüsel; sorumsuz, sorgusuz, eylem ve keyif saltanatını sürmektir.
Türkiye'nin layüselleri denince akla, diktatoryal eğilimleriyle öne çıkan başbakanlar gelirlerdi.
CHP döneminde Şükrü Saraçoğlu, Recep Peker, Hasan Saka sert karakterli yönetim örnekleriydiler. Sizin anlayacağınız tek parti zadegânlığının layüselleriydiler.
Menderes bunlardan ürker, sinerdi... Açık deyimle korkardı. Halk dilinde buna “ödü patlar” denirdi.
Devir değişti, demokrasi geldi. Sanıldı ki her şey adil ve makul olacaktı. Gün geldi Menderes, o ürktüğü meşhur CHP layüselliğini mumla aratmaya başladı. Öyle ki bütün layüsellik örneklerini geride bırakı. Başlı başına kendisi layüselliğin misali oldu.
Layüsel kimdir, nedir, nasıldır?
Hiç kimse layüsele soru soramaz. Böyle olunca layüsel canının çektiği lisanı kullanır, eylemi yapar...
*
Anayasa Mahkememizin Başkanı'nı televizyonda izledim. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nde konuşuyordu. Şaşkınlık içinde kaldım.
Söylediklerini daha geniş bir metinde okursam durumu daha iyi kavrarım diye gazetelere baktım. Fazla yer vermemişlerdi.
İmdadıma internet medyası yetişti.
Anayasa Mahkemesi Başkanı, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na verip veriştiriyordu. Yerden yere vuruyordu. Hatta açık lisan ile siyaset yapıyordu.
Bunu yaparken de Anayasa Mahkemesi'nin, iktidar ile muhalefet arasında "hakemlik" yapan bir kurum olduğunu söylüyordu.
Hoppala!...
Hangi anayasa kitabında ve yorumunda böyle ilginç bir tarif var? Bulana aşk olsun...
Şaşkınlık veren izahlara hukukta tarif denmez. Ne dendiğini yazmaya doğrusu terbiyem el vermez.
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun işleyiş tarzını siyaseten eleştiremeyecek tek kişi varsa, o kişi, Anayasa Mahkemesi Başkanı'dır.
Eğer başkan böyle lisan kullanıyorsa, siyaset yapıyor hem de kayırıcı siyaset yapıyor demektir.
Eğer Anayasa Mahkemesi Başkanı, TBMM komisyonunun teşekkül tarzını ve uygulamasını eleştirme hakkını kendinde görerek açık dille siyaset yapıyorsa, başkanı olduğu mahkemenin artık muhalefete karşı adil olduğu söylenebilir mi?
*
Ya da geçmiş dönemin uygulamalarına bakın; bir iktidar partisini savunmayı üniversite zemininde hukuk olarak yorumlamayı örnekleyen başka bir emsale acaba hiç rastlanıldı mı?
Arasanız bulamazsınız. Ama Anayasa Mahkemesi Başkanı, ana muhalefeti adeta bir iktidar partisi başkanı olarak azarlar gibi konuşuyor.
"Laiklik adı altında olmadık maskaralıklar çıkartıldı" bir hukuk hükmü müdür; yoksa iktidara arka çıkan bir siyasi destek çığlığı mıdır?
Anayasa Mahkemesi Başkanı bir bayram töreninde başbakana ve ana muhalefet liderine (dikkat edin birlikte değil, ayrı ayrı söylemiş) "el sıkışın, tansiyon üç puan düşer" demiş...
Anayasa'nın partiler tarifi bu mudur?
Anayasa Mahkemesi Başkanı'na böyle bir görev verilmiş midir?
*
Tören sonunda Rektör Haşim Beye fahri hukuk doktorluğu cübbesi giydirmiş.
Bu rütbe ve unvan kendisine hayırlı olsun; ama burada, Anayasa Mahkemesi Başkanı "layüsel midir" sorusu hemen öne çıkıyor. Yani başkan, istediği lisan ile siyaset yapabilir mi?
Hukukta layüselliğin tanımını yukarıda yaptım.
Şimdi de hukukta ihtişamın tanımını vereyim...
*
Haşim, manada ihtişamdır.
Tavırda haşmet taşır.
Kürsüde muhteşemdir...
*
Ama asıl önem taşıyan husus, mahkemenin, hükmindeki ihtişamdır.
"Hâkim kararlarıyla konuşur " sözü, etkinliğini buradan alır...
Buna haşmet denir...