Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GAZETE HABERTÜRK/ POLEMİK

        GÜLİN YILDIRIMKAYA

        gulinyildirimkaya@haberturk.com

        ‘Say’gınlığını mı yitiriyor, saygınlık mı kazanıyor?

        ULUSLARARASI kabul görmüş sanatçıların, elitist bir anlayışla halkın beğenilerine sert eleştiriler yöneltmeleri ve kendi uzmanlık alanlarının dışına çıkarak, popüler olan herkes hakkında ahkam kesmeleri, kendilerine saygınlık mı kazandırıyor, yoksa saygınlıklarını yitirmelerine mi neden oluyor? Bu tür tartışmaların halkın kültürel seviyesinin yükselmesine katkısı var mı? Bu konuyla ilgili sıklıkla gündeme gelen dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say, yine halkın sevdiği sanatçılardan olan Orhan Gencebay, Müslüm Gürses ve Sezen Aksu‘ya saydırdı.

        Fazıl Say‘ın Twitter’da yazdığı “Orhan Gencebay, üçüncü sınıf müzisyen. Müslüm Gürses, müzisyenin kılcal damarı bile olamaz. Sezen Aksu, kompozisyon öğrencisi bilgisine sahip değil” sözlerine Gazete HABERTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı‘dan sert eleştiri geldi. “Ben uluslararası kabul görmüş, herhangi bir yabancı klasik müzik üstadının o ülkedeki diğer tarz müzik yapanlara böyle saldırdığını görmedim” diyen Altaylı haklı mı? Konuyu tartışmaya açtık, işte farklı görüşler...

        ‘Sanatçının işi konser vermektir, polemiğe girmek değil’

        Piyanist BURÇİN BÜKE

        BENİM önümüzdeki hafta çıkacak albümümün adı “Gözbebeğim’’. Biraz arabesk bir isim seçtim özellikle, müzik tabii ki benim müziğim ama isminde arabesk olsun istedim. Çünkü ben şöyle düşünüyorum: Her Türk erkeğinin ya da kadınının içinde birazcık arabesk vardır. Ama bunu reklam için kullanmak doğru muduryanlış mıdır onu bilmiyorum. Evimde bir Orhan Gencebay albümü tabii ki yok ama onun bağlama çalışı beni etkiler. Ben Müslüm Gürses dinlersem Chopin çalamayacak mıyım? Bu tarz çıkışlar ya da söylemler dinleyiciyi arabeskten soğutmaz.

        Ben bu tarz konularda polemiklere girmiyorum çünkü benim o kadar vaktim yok. Siz İdil Biret’ten böyle açıklamalar hiç duydunuz mu? Hayır. Çünkü İdil Biret’in işi konser vermek ve bir eseri yorumlamak. Asla bu tarz polemiklere girmez ve bence de gerek yok. Müslüm Gürses’i dinleyeceğiniz yer ayrıdır, Chopin’i dinleyeceğiniz yer ayrıdır. Bunlar farklı kültürlerin birer parçasıdır, bunlar hakkında ne çok büyük konuşmak lazım ne de çok batırmak lazım diye düşünüyorum. Bence herkesin birbirine saygılı bir şekilde işini yapması lazım. Bence zaten arabeskten daha önce başka sorunlar var, açlık, küresel ısınma vs. sanatçılar bunlar üzerinden tartışırsa daha yararlı olur.

        ‘Saygınlığından kaybediyor’

        Şarkıcı ALİŞAN

        HERKES her konuda görüşünü belirtebilir elbette ama bunları çok doğruymuş gibi empoze etmeye çalışmamalı. Ben bu tarz açıklamalarda çıkışlarda bulunan insanların saygınlıklarının zarar gördüğünü düşünmem genelde, reklamın iyisi kötüsü olmaz, ismimden bahsedilsin de nasıl bahsedilirse bahsedilsin diye düşünen çok insan var. Genelde işe de yarar. Ama Fazıl Say'ı ayrı tutuyorum çünkü onun bu açıklamalarla kesinlikle saygınlığından bir şeyler kaybettiğine inanıyorum.

        Piyanist Gülşin ONAY

        ‘Fazıl’ın saygınlığından hiçbir şey götürmez ne diyorsa doğrudur’

        DÜNYADA bu tür çıkışlara hiç rastlamıyorum açıkçası. Belki klasik müzik dinleyicisi ve diğer müzik dinleyicisi arasındaki paralelliğin bu kadar belirgin olmayışından kaynaklanabilir. Klasik müzik dinleyicisi ya da müzisyeni ile klasik müzik dinleyicisi olmayan kişiler ya da müzisyenler arasında diyaloğun yok denecek kadar az olduğunu söyleyebilirim. Herkes birbirini kabullenmiş durumda, kimse kimsenin müziğine müdahale etmiyor.

        Popüler kültürle klasik müzik arasındaki çatışma mutlaka her yerde var fakat bu çatışma büyümüyor, çünkü herkesin söylediği karşı taraf tarafında da kabul edilebilecek şeyler, tolere ediliyor. Bu tür söylemler sanatçının saygınlığından herhangi birşey götürmez, benim için özellikle Fazıl ne söylerse söylesin saygınlığından hiçbir şey götürmez. O benim çok değer verdiğim çok büyük bir sanatçıdır, ona hiçbir şekilde toz kondurmam. Mutlaka söylediklerinde çok haklıdır, hele müzik konusunda ondan daha önemli bir otorite olduğunu düşünmüyorum. Kendisine çok hayranım.

        Ben Adnan Saygun’un öğrencisiyken Adnan Saygun buna benzer söylemlerde bulunurdu. Ama tabii o zaman kitlelere-medyaya ulaşma imkânı bu kadar kolay değildi. Fakat onun da buna benzer bir şekilde, kalitesiz ve kötü müziğe son derece karşı olduğunu belirten çok sayıda açıklamaları olmuştur. Bu açıklamalar onun Adnan Saygun’luğundan bir şey götürmedi.

        Diğer Yazılar