Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İSTANBUL'da artık mekânların kalitesi yükselmeye başladı. Eskiden bir kebapçıya gitmeden önce uzun uzun düşünürdük. Çünkü ya ertesi gün midemiz bozulurdu ya da bütün gece uyuyamazdık. Ama artık o günler çok geride kaldı. Piyasada acayip bir rekabet var.

        Malum artık herkes sağlığına dikkat ettiği için kebapçılar da çağa ayak uydurmak zorunda kaldı. Geçtiğimiz yıl Arnavutköy Eftalya Balıkçısının ortakları Ulus'ta Zerafet adıyla yeni bir kebapçı açmaya karar vermişlerdi. İlk açıldığı zaman öyle bir uğramıştım. Yaklaşık bir yıl sonra da bir öğle yemeği için gitmeye karar verdim. Zerafet Kebap, geleneksel lezzetleri taşıyor. Modern dekorasyonun yanında geleneksel lezzetleri en iyi şekilde sunan Zerafet, sessiz sedasız en çok iş yapan kebapçılar arasında yerini almaya başlamış bile. Zaten mekân sahipleri çok hatırşinas ve efendi insanlar. Garsonluktan gelip patron oldukları için her şeyin kıymetini daha iyi biliyorlar. Vedat Bedir, Orhan Yavuz, Ömer Önder, Burhan Yavuz, Sedat Çelik ve Şükrü Develi, hâlâ şef gibi çalışıyorlar. Bence zaten en büyük başarıları salonda olmaları. Patron koltuğuna geçip "Ben oldum" denildiği zaman iş geriye gitmeye başlıyor.

        Zerafet'in fiyatları da çok makul. Kişi başı 40 TL'ye yemek yiyip çıkabilirsiniz. Başlangıç içli köfte 4 TL, patlıcan söğürme 2 TL, Antep dolma 2 TL, Urfa kebap 16 TL, beyti 17 TL, künefe 7 TL'ye satılıyor. Yani baktığınızda diğer kebapçılara göre biraz daha ucuz. O yüzden Zerafet çok iyi iş yapıyor. Aslında benim gitme nedenlerimden biri keme mantarı zamanının gelmesiydi. Keme mantarı Antep'in vazgeçilmezleri arasındadır. Zerafet'te Keme'den her şeyi yapıyorlar. Ama bu sene hava şartlarından dolayı çok az çıkmış. Keme ne diye soracak olursanız; biraz pahalı olan bu yer mantarı kabukludur ve kabuğu soyulmaz. Çok eskiden et pahalı olduğu için bulgur pilavıyla pişirilirmiş. Etten daha lezzetli olan bu mantarı yemenizi tavsiye ederim.

        Eftalya aynı şekilde DEVAM EDİYOR

        GARSONLUKTAN patronluğa gecen Vedat Bedir'in, diğer mekânı Eftalya'yı anlatmama gerek yok sanırım. Sosyete ve sanat dünyasının uğrak yerlerinden biri. Gerek konumu gerekse servisiyle adından sıkça söz ettiriyor. Yaz sezonun gelmesiyle birlikte Eftalya'nın terası bir başka oluyor. Arnavutköy her ne kadar balıkçıların mekânı olsa da iş yapmayan çok yer var. Arada birkaç mekân iş yapıyor. Onların başında gelen Eftalya fiyat politikasıyla çok rahatsız etmiyor. Açıkçası yediğinin parasını veriyorsun. Bazı balıkçılar her şeyi fikse bağlamış. Yesen de yemesen de kişi başı hesap getiriyor. Sandalyeye oturman yetiyor. O yüzden birçok şikâyet alıyorum; şikâyetleri bildirsem de dinleyen yok. Ama zamanla müşteriyi kazıklayan mekânların sonunun geldiğini görüyoruz. Her gün yeni bir yer açılıyor. O yüzden dikkat etmek; bu işi meslek olarak yapmak gerekiyor. Eftalya'lılar gerçekten bu işi meslek olarak yapıyor. Hâlâ müşterinin kül tablasını boşaltıp arabasına binene kadar eşlik ediyorlar. O yüzden başarıları bir tesadüf değil; gerçekten işlerini çok iyi yaptıkları için müşteri kalitesini kaybetmiyorlar. Gelen bir daha geliyor. Zaten gelen bir daha gelmedi mi geçmiş olsun. Artık o mekân iflah olmaz. Eftalya'da kişi başı ortalama 120 -150 TL arasında hesap geliyor.

        Ab'bas'ta kuyruk var

        BEBEK'te bir diğer çok iş yapan mekân ise Ab'bas. İlk olarak şimdiki Dükkân Burger'in yerindeydi, mülk sahibi baktı Ab'bas çok iyi iş yapıyor, hemen kiraya zam yapmaya kalktı. En sonunda zamlarla başa çıkamayan Ab'bas hemen 10 metre ilerde bir yer açtı. Ab'bas Waffle 1983 yılında Abbas Karakuş tarafından Bebek'te başladığı serüvenine şubeler açarak devam ediyor. Kendi öz sermayesiyle açtığı şubelerin yanı sıra meşhur Ab'bas waffle ve dondurma lezzetini franchise vererek genişletmeye devam ediyor. Yaz aylarında Bebek'teki dükkânın kapısının önünde her daim kuyruk oluyor. Waffle almak için yarım saat kuyrukta bekleyen çok müşteri var. Hem ucuz, hem de waffle'ı çok iyi yapıyorlar. Birçok yerde taklitleri açıldı, ama hiçbiri Ab'bas'ın tadını veremiyor. Hiçbirinin kapısında Ab'bas'taki gibi kuyruklar olmuyor.

        Bu dondurma başka dondurma

        BEBEK denilince akla ilk olarak dondurma gelir. Hele ki havalar ısınmışsa deymeyin keyfe! Bebek'teki küçücük dükkânlarında müthiş ciro yapan iki efsane isim var. Biri Mini Dondurma diğeri de Ab'bas. Bunlar Bebek'in gerçek kahramanları.

        Mini Dondurma'nın sahibi Nur Ener. Bebek'teki 4 metrekarelik dükkânı Birol ve Erol Özdemir kardeşler ile Mesut Akyıldız çalıştırıyor. Satış alanı küçük olsa da Ümraniye'de 130 metrekarelik bir imalathaneleri var. 1968'den beri hizmet veren dükkânda bu yıl 17 çeşit dondurma satılacak. Asla yapay tatlandırıcı kullanılmıyor. En büyük özelliklerinden biri ise meyvenin kendisinden dondurma yapıyorlar. Frambuaz Yalova'dan, sakız Yunanistan'dan getirtiliyor. Haftanın her günü 9.00-15.00 arası hizmet veriyor. Küçücük dükkândan günde yaklaşık 500 kişi dondurma alıyor. Oturacak yeri yok, sadece bir metrelik ön cephesi var. İki kişiye aynı anda servis etme şansı bile yok. Ama bebeğin vazgeçilmez lezzetleri arasında yerini alıyor.

        Diğer Yazılar