'Sektöre eğitimli aşçılar kazandırıyoruz'
Son yılların gözde meslekleri arasında şüphesiz aşçılık yer alıyor. Birbiri ardına açılan 5 yıldızlı otellerin yanı sıra eğlence hayatının ivme kazanmasıyla birlikte personel ihtiyacı her gün daha da artıyor. Buna bağlı olarak eğitimli iyi personel bulmak da zorlaşıyor. Sektörde bu açığı kapatmak için birbiri ardına aşçılık ve servis eğitimi veren okullar açılmaya başladı. Birçok üniversite de gastronomi bölümü açtı. Şu an Türkiye’de sayıları 10’u bulan bu okullardan biri olan MSA’nın (Mutfak Sanatları Akademisi) kurucusu Mehmet Aksel’le bir araya geldik ve konunun ayrıntılarını konuştuk.
Tebrik ediyorum; insanlar bu kursa geliyor, aşçılık öğreniyor ve duyduğum kadarıyla çok da iyi yerlerde çalışmaya başlıyor. Önce bunun hikâyesini dinleyelim. Neden böyle bir akademi kurma kararı aldınız? Akademi öncesi ne yapıyordunuz?
Yiyecek-içecek sektöründe çalıştığım zamanlar oldu. Bir zamanlar Levent’te iki restoranım vardı. Rahmetli Tuğrul Şavkay’la çalıştıktan sonra da Nişantaşı’nda bir restoranın sahibi oldum. Bu işler sırasında mesleki eğitimin önemini anladım. İnsanların aşçılığı, restoran işletmeciliğini hobi olarak değil de meslek olarak görmeleri gerektiğini; bu doğrultuda eğitimin de çok önemli olduğunu düşündüğüm için bu akademiyi kurdum.
Sektörde eğitimli personel az değil mi?
Çalışanlara baktığım zaman hepsinin alaylı tabir ettiğimiz şekilde; yani babasından, ustasından gördükleriyle yol kat ettiklerini gördüm. Sonuçta doktor olabilmek için nasıl tıp eğitimi alınıyorsa, bu işin de eğitimi alınmalı. Mesleki eğitim diye bir konu var. Türkiye’de de çok üstüne düşülen bir konu.
Akademiyi ilk olarak nerede kurdunuz?
İlk olarak Etiler’de bir binayla başladık, daha sonra iki bina, üç bina derken oraya sığamaz hale geldik. Şimdi de bu kampusa yerleştik. 2014 yılında yeni bir kampus açma projem var.
Sisteminiz nasıl çalışıyor?
Birine “Benim bir aşçılık okulum var” dediğim zaman insanlar tam olarak ne olduğunu kavrayamıyor. Burası genel anlamda profesyonel bir aşçılık okulu. İşimizin yüzde 80 – yüzde 90’lık bölümü, profesyonel aşçı yetiştirmek ve amatör mutfak meraklılarını ağırlamak. Kurumsal aktivitelerimiz de oluyor.
Kursa katılmak isteyenler ne yapmalı?
Çok iyi olduğuna inandığım bir internet sitemiz var. İnternet sitesine girip tüm bilgileri oradan alabiliyorlar. Bir başvuru formu var. O formu doldurup bize kendileri hakkında bilgi veriyorlar. Her öğrenci adayıyla şefler ve iç denetleyiciler görüşüyor. Başvuru formları incelendikten sonra okulumuzun stratejileriyle, fikirleriyle uyuşan adayları davet ediyoruz. Ön görüşmede hem okulun kurallarını anlatıyoruz hem de bir çeşit kariyer planlaması yapıyoruz. Eğer olumlu bir görüşme olur ise kaydını gerçekleştiriyoruz.
8 YILDA 20 BİN KİŞİYE EĞİTİM VERDİK
Ne kadarlık bir eğitim sürecinden geçiliyor? Alınan maaşlar ne kadar?
8 aylık bir eğitim söz konusu. 4 ayı okulun içinde, 4 ayı da 5 yıldızlı otellerde ya da restoranlarda devam ediyor. Buradan aldıkları eğitimle 1000-1500 lira maaşla başlıyorlar işe, ama bugün 4 bin-15 bin dolar arasında maaş alan öğrencilerimiz olduğunu da biliyorum. Staj yaparken iş teklifi alan öğrencilerimiz de var. E
ğitim bedeliniz ne kadar? Eğitmenler kimlerden oluşuyor?
Yaklaşık 12-15 bin TL civarında. Ekipmanlarıyla; çantasıyla, kıyafetiyle, pantolonuyla, ayakkabısıyla, bıçak setiyle düşünürsek fiyat hemen hemen budur. Staj yapan öğrenci, uluslararası geçerlilikte bir diplomaya sahip oluyor. Her öğrencinin kendi malzemesi olduğu gibi, her sınıfta kendi ünitesi de var. Son derece modern bir mutfakta eğitim alıyorlar. Eğitmenlerimiz uluslararası bir ders programı işliyor. Ve hepsi dünyanın önemli üniversitelerinde aşçılık okumuş, pasta-emekçilik eğitimi almış; üç lisan bilen kişilerden oluşuyor.
Şu anda eğitim gören kaç kişi var?
200’ün üzerinde öğrencimiz var. Fakat bazıları gündelik de gelebiliyor. Daha spesifik bir rakam vermem gerekirse yılda bine yakın profesyonel mezun veriyoruz. Aşağı yukarı 20 bine yakın amatör mutfak meraklısı okulumuzdan geçiyor.
Peki bu işte hedef ne?
Türkiye’de aşçılık eğitimi konusunda çok güzel butik okullar var, ama bizim boyutlarımızda profesyonel bir aşçılık okulu yok. Amacımız bakanlığın katkılarıyla ve mesleki yeterlilik kurumunun bilgisi dâhilinde daha büyük bir kampus kurmak.
Kursta yapılan yemekler ne oluyor?
Çıkan yemeği eğitmenler, öğrenciler tadıyor. Artan yemekleri ise hayvan barınaklarına bağışlıyoruz. Bu anlamda gayet güzel bir sistem kuruldu; ziyan olmuyor.
‘Eğitim kalitesi en yüksek okul seçildik’
Zaman zaman yurtdışından da aşçılar, eğitmenler geliyor akademinize... Nasıl daha iyi bir eğitim verebiliriz diye düşünürken her ay, bir dünya starını davet etmeye karar verdik. Buna çok ciddi bir bütçe ayırdık. Öğrencilerimiz bir dünya starıyla beraber mutfağa girip onlarla beraber çalışma keyfini yaşasınlar istiyorum. Gelenler ise beş yıldızlı restoran sahibi, dünya çikolata şampiyonu, 3 sene üst üste ekmek şampiyonu olan, Beyaz Saray’ın mönülerini yapan şefler... Bugün MSA, dünyada gidilebilecek en iyi okullardan biri. Okulun altyapısı; eğitmenlerin, eğitimin, kullanılan malzemelerin kalitesi; diplomamızın uluslararası geçerliliği, dünyaca ünlü şefleri ağırlamamız sonucunda geçen sene Dünya Aşçılar Birliği (Türkiye’de var olan bir oluşum değil) dünyada ‘Eğitim Kalitesi En Yüksek Aşçılık Okulu Ödülü’nü verdi bize.