Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Ortadoğu Laik bir İran mümkün mü? | Dış Haberler

        NAZ ÖZCAN/HABERTURK.COM

        nazozcan@haberturk.com

        İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ülke yönetimini değiştirmek istediğini söyleyerek İran'ın dini lideri Hamaney'e savaş açtı.

        The Times gazetesinin haberine göre; İran cumhurbaşkanı Ahmedinejad, sağ kolu İsfandiyar Rahim Meşai'nin adaylığının kabul edilmemesi halinde dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in kontrolündeki Devrim Konseyi seçimlerini gerçekleştirmeyeceğini açıkladı.

        Hamaney'le giriştikleri güç mücadelesinde Ahmedinejad ve Meşai, dini liderlerin siyasetteki etkisini kırmak için anayasayı değiştirerek yetkilerini kısıtlamayı planladıklarını açıkça belli ettiler. Toplantı sırasında Meşai 'cami ve devletin ayrılmasını' destekledi.

        Hatırlanacağı üzere Ahmedinejad ve Hamaney arasındaki gerilim geçen hafta meclis kürsüsünde de yaşanmıştı. Söz verilmediği için sinirlenen İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Meclis Genel Kurulu'nu terk etmişti.

        Peki İran'da laik bir rejim Hamaney'e rağmen mümkün mü? Böyle bir durum Ortadoğu'da ve dünyada dengeleri nasıl değiştirir?

        HABERTURK.COM konuyu uzmanlarına sordu...

        DOÇ. DR. MEHMET ŞAHİN/ORSAM ORTADOĞU DANIŞMANI

        "DEPREM ETKİSİ YARATIR”

        İslam dünyasının nabzını tutmaya çalışmak adına geçitğmiz aralık ayında düzenlenen “İslami Uyanış Konferansları”na katılan ORSAM Ortadoğu Danışmanı, Gazi Üniversitesi Uluslararası ilişkiler profesörü Doç. Dr. Mehmet Şahin bu konuyla ilgili düşüncelerini şu şekilde aktardı;

        Her ne kadar İran Arap dünyasında olup biteni “İran ilhamlı İslami uyanış” olarak görse de, Arap dünyasında rejime karşı ayaklanan halk hiçbir zaman “İran gibi olmak istiyoruz”, “Humeyni rehberimiz”, “İran başardı, biz de başarırız” gibi tavır sergilemedi. Hatta İran tarafında yapılan doğrudan ve dolaylı olarak ortaya konan tavrı hiç önemsemediler. Bence, bu konunun üzerinde en çok düşünmesi gerekenler İran’da kendilerini rejimin sahibi olarak görenler olmalıdırlar. Acaba niye seküler, baskıcı yönetimlere karşı ayaklanan Arap halkları “İran örneği”ni benimsemediler? Bu sorunun cevabı çok açık; “sui misal emsal olmaz”.

        "REJİM HÜCRE YENİLEYEMEDİ"

        1979’dan beri ortaya koydukları “örneklikten” açıkça görüldüğü üzere, başarılı bir model sunamadılar. “İslami Uyanış” 1979 İran’da Humeyni tarafından başlatıldı, yine İran’da Humeyni’nin takipçileri tarafından bitirildi. Bu hem iç politika hem de dış politika açısından böyledir. Başarısız bir devlet örneği oluşturduklarından hem kendi / İran haklını hem de bölge halkını kaybettiler. Bugün İran’da gençlik bir tarafa, rejim başka bir tarafa gidiyor. Kısaca, rejimin hücre yenileyemediği için uzun süre sağlıklı bir şekilde devam etmesi çok kolay gözüküyor.

        "AHMEDİNEJAD'I SORUNLU VE SAPKIN OLARAK GÖRÜYORLAR"

        Ancak rejimi elinde tutan grup çok güçlü, farklı yöne giden gençliğin asla önünü açmaz. Ayrıca rejim, Ahmedinejad'ı sorunlu ve sapkın olarak nitelendiriyor, dinen hiçbir meşruiyeti olmadığını düşünüyor ve Şii inancına göre artık Ahmedinejad'a itimat edilmiyor. Yapılan anayasa değişikliği de bu görüşü desteklemekte. Yasa bundan sonra seçilecek olan cumhurbaşkanının mutlaka özel bir eğitim almasına dayalı. Şuanki rejimde cumhurbşkanı sorumlu ama yetkili değil. Aynı zamanda seküler bir İran, Ortadoğuyu tamamen değiştirir. 1979 yılında yapılan devrimin yarattığı yankı nasıl deprem etkisi yarattıysa bu da onunla aynı ölçekte olacaktır.

        ASAM ORTADOĞU UZMANI ARMAĞAN KULOĞLU

        "REJİM VE HAMANEY ASLA İZİN VERMEZ"

        “Ahmedinejad dini yönetimin etkisinde olduğu için bir hamle yapmalıydı. Bu çıkışta kendini güçlü kılma çabasıdır. Güçlü olan molla rejimini kırmak için yapılmış bir hamledir. Din ve devlet işlerini ayırmak devletin otoritesini yıkma çabasıdır. Tabii bu imkansızdır. Rejim ve Hamaney buna asla izin vermez.“