Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fevzi ÇAKIR / GAZETE HABERTÜRK

Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) finansman sağladığı iddiasıyla kayyum atanan Akın İpek’in sahip olduğu Koza-İpek şirketler grubunun vergi denetimini yapan Maliye Bakanlığı vergi müfettişi M.K.’nın, Hava Kuvvetleri’ndeki pilotların örgütle irtibatını sağlayan imamlarından biri olduğu ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında tutuklanan bazı pilotlar, örgüt içinde Burak kod ismini kullandığını belirttikleri M.K.’yı fotoğraflarından teşhis etti. M.K.’nın örgütün 2014’te İstanbul’da yaptığı Ankara bölge imamları toplantısına da katıldığı tespit edildi. Gözaltına alınan M.K., ifadesinde örgüt abisi olduğunu reddederken toplantının yapıldığı otelde tesadüfen kaldığını, gözaltına alındığı sırada Maliye Bakanlığı’nda FETÖ irtibatlı şirketlerin denetimini yaptığını söyledi. Mahkemeye sevk edilen M.K. tutuklandı.

 

Lütfi ERDOĞAN / GAZETE HABERTÜRK

YÖK, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ bağlantısı nedeniyle Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan 15 vakıf üniversitesinde görev yapan akademisyenlerle ilgili kararını verdi. İnceleme sonrasında FETÖ ile ilişkili olmayan akademisyenlerin ihtiyaç bulunan devlet üniversitelerinde görev yapmalarının önü açılacak.

Devlet ya da vakıf üniversitelerine açık kadrolar için başvuran akademisyenler, KHK ile kapatılan vakıf üniversitelerinde çalıştıkları gerekçesiyle geri çevriliyordu.

MİT VE EMNİYET RAPORU

FETÖ ile ilişkisi olmayan akademisyenler, bu durumu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) ve Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) dilekçeyle bildirdi. Dilekçelere verilen cevaplarda, örgütle ilişkisi olmayan akademisyenler hakkında ayrıntılı güvenlik soruşturması yapacağı, daha sonra görevlendirmelerin önünün açılabileceği belirtildi. Sağlık Bakanlığı, kapatılan vakıf üniversitelerinin tıp fakültelerinde görev yapan doktorları ve çalışanları, MİT sorgusunun ardından FETÖ ilişkisi tespit edilmezse göreve başlatma kararı almıştı.

ÜNİVERSİTE SORACAK

Son yayımlanan kararname ile üniversitelerden atılan akademisyen sayısı 4 bin 797’ye ulaştı. Özellikle yeni açılan üniversiteler, akademisyen sıkıntısı yaşarken, alımların toplu yapılmayacağı öğrenildi. Üniversite bazında ihtiyaca göre alım ilanına çıkılacağı belirtilirken, üniversiteler başvuru yapacak kişileri Emniyet ve MİT’e soracak. Başvuru yapanları güvenlik soruşturmasından geçirecek olan istihbarat birimleri, FETÖ ve PKK gibi terör örgütleriyle irtibatı bulunmayan kişileri “temiz” raporuyla üniversitelere bildirecek. Alımlar bu rapor doğrultusunda yapılacak.

Veli SARIBOĞA / GAZETE HABERTÜRK

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işgal girişimi için toplantı düzenledikleri öne sürülen ve haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen 62 asker hakkında hazırlanan 189 sayfalık iddianamenin 88 sayfasında FETÖ/ PDY’nin (Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması) tarihçesi, legal ve illegal örgütlenmesi, örgütsel çalışma yöntemleri anlatıldı. Örgütün tarihsel süreci 1952’de Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinden itibaren verilirken, “Fethullah Gülen, her daim küresel güçlerin vazgeçilmez aparatı olmuştur”, “Gülen’i küresel emperyalist güçler destekledi” tespiti yapıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve İstanbul’da askere açılan ilk darbe iddianamesinde FETÖ/PDY’nin tarihçesi, Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya girmesinden itibaren detaylarıyla anlatıldı.

İddianamede bu süreç şöyle ifade edildi: “Fetullah Gülen’in küresel sermaye ile ilk teması Komünizmle Mücadele Derneklerinin kuruluşu ile başlamıştır. İlk şubesi 1954’te İzmir’de açılan derneğin ikinci şubesi 1963 yılında Gülen’in memleketi Erzurum’da açılmış ve Gülen bu yıllarda dernek şubesinin kurucuları arasında yer almıştır. Bu tarihten itibaren her daim küresel güçlerin vazgeçilmez aparatı olan sözde suç örgütü lideri, dernek kurucuları arasında yer almasını ‘Küçük Dünyam’ isimli kitapta övünerek açıklamıştır.”

Gülen’in, silahlı kalkışma gerçekleştirebilecek güce erişmesinin arkasında, emperyalist güçlerin desteğinin olduğu iddianamede şöyle vurgulandı: “Rand düşünce kuruluşunun danışmanı ve CIA eski yakın ve güney Asya bölgesi istihbarat şefi Graham Fuller ‘Siyasi İslam’ın Geleceği’ isimli kitabında, Dinlerarası Diyaloğun Türkiye’deki en güçlü aktivistlerinden, liberal ve reformist İslamcı olduğunu yazdığı Gülen’in ve Nurculuğun desteklenmesini savunmuştur. Fuller 2008’de Türkçe’ye çevrilen ‘Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ adlı kitabında da Gülen ve yapılanması hakkında övgü dolu ifadelere yer vermiştir. Aynı kişi ‘Türkiye ve Arap Baharı’ isimli kitabında da Gülen kuruluşlarını bol bol methetmektedir. Bu durum bile, örgütün kimlere hizmet ettiği hakkında önemli bir delildir. Rand Düşünce Kuruluşu’nun raporunda Almanya merkezli Kaplancılar tehlikeli köktendinci bir akım olarak tanıtılırken, Fethullah Gülen, ılımlı İslam’ın en önemli liderlerinden biri olarak tanıtılmıştır. Sonuç itibarı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü, mevcut gücüne ve yapılanmasına örgüt liderinin ve üyelerinin kişisel gayretlerinden ziyade, küresel emperyalist güçlerin vermiş olduğu destek sayesinde ulaşmıştır.”

İddianamede, 15 Temmuz gecesi 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı kışlasından çıkan tank ve zırhlı araçların fotoğrafları da yer aldı.