Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Nasuhi Güngör Adres soran değil, yol gösterenler -2-

        Hafta sonu Almanya’da katıldığım Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) toplantısından notlar aktarmaya devam edelim.

        Adres soranlar değil, yol gösterenler” başlıklı bir önceki yazıma dünyanın dört bir yanından gelen güzel mesajlara çok teşekkür ederim. 65 yıl önce rızık arayışıyla gurbetin yolunu tutan milyonlarca insanın yol iz bilmeden başlayan serüveni, gururla baktığımız başarı hikayelerine döndü. Bulundukları ülkelerde parlamentolarda, yerel yönetimlerde, akademide ve ekonomik hayatın her kademesinde yer alıyorlar.

        KİMİ ELEŞTİRELİM?

        Elbette verdikleri emeğin karşılığını alabilmiş değiller tam olarak. Onların eksikleri var mı, elbette. Ama ellerinde küçük bir kağıda yazılmış adreslerle, dilini yolunu bilmedikleri bir ülkeye gelen, savaş döneminden kalma “heim” denilen derme çatma binaların nemli odalarında, hatta sözüm ona mekan haline getirilmiş vagonlarda üç dört kişi birlikte kalan insanların bugün geldiği aşamaya bakınca eleştiri hakkımız olmadığını düşünüyorum.

        REKLAM

        Eğer eleştirilecek birileri varsa, yıllar yılı bu insanları kaderiyle baş başa bırakan, döviz getiren kavruk adamlar gözüyle bakan devlet politikalarına bakmak lazım. Sorumlu arayacaksak, cenazesini kaldırmak için kendi imkanlarıyla organize olan, bayram namazları için statları organize eden, camisini açmak için kaynaklarını seferber eden, helal gıda için yıllarca kılı kırk yarıp kendi marketini, kasabını açan insanlara dönüp bir kez olsun “Sizin neye ihtiyacınız var” demeyen yetkililere sormak lazım. Kendi vatandaşına hizmet vermek için kurulan konsolosluk kapılarında bu insanların çektiklerini hatırlamak lazım.

        REKLAM

        YABANCI DÜŞMANLIĞI

        Evet, UID Genel Kurulu’nda gördüğüm manzara gösteriyor ki, köprünün altından çok su aktı. Bugün sadece kendisine değil, bulunduğu ülkedeki insanlara sahip çıkan, istihdam üreten milyonlarca kardeşimiz var. Ama yukarıdaki sıkıntıları şunun için aktardım. Bu noktaya kendi gayretleriyle, kafalarını kaldırıp “Eğer bu ülkede yaşıyorsam hem kendime, hem ona katkı sağlamak durumundayım” diyen vizyonlarıyla geldiler.

        Bugün yaşadıkları bazı ülkelerde adları ırkçı ya da aşırı bilmem ne olan birtakım akımlar, bu emeği ve katkıyı yok sayma çabasındalar. Değerlerine, ibadethanelerine düşmanca söylemlerle saldırıyorlar.

        REKLAM

        Türkiye, kendisiyle gönül bağı olan insanlarına her zamankinden daha fazla sahip çıkmak zorunda. Önceki yazıda ifade ettiğim gibi maddi kaynak veya sermaye desteğiyle değil. Ağırlığıyla ve perspektifiyle. Köprüler kurarak, ülkeler arasındaki işbirliğini sahici zeminlere oturtarak.

        BİLAL ERDOĞAN “STK VE DİASPORA İLİŞKİSİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

        10 Ekim Cumartesi günü takip ettiğim UID programında bu yönde çok güçlü ve stratejik değeri olan mesajlar verildi. Bunları sizinle paylaşmak istiyorum.

        İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, “Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ile Avrupa'daki Türk diasporasının ilişkilerinin güçlendirilmesini önemsediklerini” ifade İlim Yayma Vakfı bünyesinde her yıl binlerce öğrenciye, özellikle yüksek lisans ve doktora düzeyinde, çeşitli eğitim ve araştırma destekleri sunmaya çalıştıklarını da hatırlattı.

        REKLAM

        Erdoğan ayrıca bu işbirliğinin Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının tecrübesinin Avrupa'daki Türk toplumuyla paylaşılmasına ve Avrupa'daki diasporanın birikiminin Türkiye'ye katkı sunmasına imkan sağlayacağını vurguladı.

        SIRAKAYA “AB’DEN UZAKLAŞAN AVRUPA”

        AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Zafer Sırakaya da genel kurulda bir konuşma yaptı. Avrupa'da artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığına karşı yurt dışındaki Türk vatandaşlarının güvenliği için mücadelenin süreceğini belirtti.

        AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Avrupa'da artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığına dikkati çekerek yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının huzurunu ve güvenliğini tehdit eden anlayışlara karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini söyledi.

        REKLAM

        Sırakaya’nın Avrupa’ya yönelik bir eleştirisi vardı: "Avrupa Birliği (AB) felsefesinden uzaklaşılan bir Avrupa'ya doğru gidildiğini büyük bir endişeyle takip ediyoruz. Onun için bu süreç içerisinde hiçbir vizyonu olmadan, hiçbir programı olmadan sadece yabancı düşmanlığı, İslam karşılığı ve antisemitik bir anlayış üzerinden hareket eden anlayışa karşı muhakkak daha etkin mücadele edilmesi gerektiği kanısındayız."

        AŞIRI SAĞ VE TOPLUMSAL AYRIŞMA

        Zafer Sırakaya, Avrupa'da siyasi merkezin zayıfladığını, aşırı sağın güç kazandığını ve toplumsal ayrışmanın belirginleştiğini vurguladı. Bu az önce vurgulamaya çalıştığım tehlikeyi tarif eden çok önemli bir uyarı.

        REKLAM

        Sırakaya’nın şu ifadelerini de Türkiye’nin bu tür tehditlere karşı net tavrı olarak değerlendiriyorum: "Vatandaşlarımızın huzuruna kasteden, onların huzurunu bozan anlayışa karşı dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde azimli ve kararlı şekilde mücadele etmeye ve vatandaşlarımıza yönelecek herhangi bir tehdide karşı kararlı bir tutum sergilemeye devam edeceğiz."

        ASLAN “İLK KUŞAĞIN EMEĞİNİ UNUTMADAN”

        Uluslararası Demokratlar Birliği bugün dünyanın 35 ülkesinde ve 6 bölgesinde faaliyet gösteren büyük bir sivil toplum kuruluşuna dönüştü. Almanya'dan Avustralya'ya, Kanada'dan Japonya'ya kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. 20 yıllık bir emek ve kuşkusuz sorumlulukları giderek artıyor.

        REKLAM

        Kenan Aslan bir dönem daha Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) başında görev yapacak.

        Şu cümlelerinin altını çizdim: “Bu kuşağın çocukları ve torunları bugün bilim, sanat, ekonomi ve sivil toplum alanlarında önemli başarılara imza attı. Bizim sorumluluğumuz, o ilk kuşağın emeğini unutmadan yeni kuşakların hayallerine sahip çıkmaktır. İnsanımızın, nerede yaşarsa yaşasın, ihtiyaç duyduğunda kendisini anlayan bir muhatap bulabilmesidir."